Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Soruşturma aşaması

Arama ve El Koyma İşlemleri

Bir ceza dosyasının bel kemiği çoğu zaman bir aramada bulunan şeydir. Ama kanun, delilin ne olduğu kadar nasıl elde edildiğiyle de ilgilenir. Bu sayfa CMK m. 116-134 çerçevesinde arama kararının kim tarafından verildiğini, "gecikmesinde sakınca bulunan hâl" kavramının sınırını, hukuka aykırı delilin sonucunu, dijital materyale el koymanın özel kurallarını ve iade talebinin nasıl yapıldığını anlatır.

CMK m. 116-134Anayasa m. 38CMK m. 217/2m. 119/1
Arama ve El Koyma İşlemleri

Kısaca

  • Konutta arama kural olarak hâkim kararıyla yapılır. CMK m. 119/1: konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk âmirinin yazılı emri bu yerler için yeterli değildir.
  • Gece konutta arama yasaktır. m. 118; istisnaları suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ve firar eden kişinin yeniden yakalanmasıdır.
  • Avukatınız aramada bulunabilir. m. 120/3: kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz. Savcı hazır değilse konut ve işyeri aramasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur (m. 119/4).
  • El koymada 24/48 saat kuralı işler. m. 127/3: hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar, aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar.
  • Hukuka aykırı delil kullanılamaz. Anayasa m. 38: kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. CMK m. 217/2 de ispatı yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere bağlar.

Arama ve el koyma nedir, kanuni dayanağı nedir

Arama, delil elde etmek veya bir kişiyi yakalamak amacıyla kapalı ya da özel alanlara girilmesidir. El koyma ise bulunan bir eşyanın ya da malvarlığı değerinin, ilgilinin rızası dışında adli makamların tasarrufuna alınmasıdır. İkisi çoğu zaman art arda gerçekleşir ama hukuken ayrı işlemlerdir ve ayrı kurallara tabidir.

Şüpheli veya sanıkla ilgili arama için CMK m. 116 "makul şüphe" arar: yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. Üçüncü kişilerle ilgili arama için ise m. 117 daha yüksek bir eşik koyar: aramanın yapılması, aranılan kişinin veya suç delillerinin o yerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığına bağlıdır. Yani komşunun evi, şüphelinin evi gibi aranamaz.

Bunun anayasal karşılığı Anayasa m. 21'dir: kimsenin konutuna dokunulamaz; usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça konuta girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Aynı madde, yetkili merciin kararının yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulacağını ve hâkimin kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklayacağını, aksi hâlde el koymanın kendiliğinden kalkacağını söyler.

El koymanın konusu CMK m. 123'te tanımlanır: ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri muhafaza altına alınır; yanında bulunduran kişi rızasıyla teslim etmezse el konulabilir. Bu ayrım önemlidir — rızayla teslim ile el koyma farklı işlemlerdir ve tutanakta hangisinin olduğu yazılır.

Kim karar verir, hangi süreler işler

Yetki ve süreler, savunmanın ilk baktığı yerdir. Kanun burada bilinçli bir kademelendirme yapmıştır.

Yetki ve süre tablosu

  • Genel arama (m. 119/1): hâkim kararı; gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısının yazılı emri; savcıya ulaşılamıyorsa kolluk âmirinin yazılı emri. Kolluk âmirinin emriyle yapılan aramanın sonuçları Cumhuriyet başsavcılığına derhâl bildirilir.
  • Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alan (m. 119/1): yalnızca hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâlde savcının yazılı emri. Kolluk âmiri bu yerler için karar veremez.
  • Kararın içeriği (m. 119/2): aramanın nedenini oluşturan fiil, aranacak kişi ya da yerin adresi veya eşya ve kararın geçerli olacağı zaman süresi açıkça gösterilir.
  • El koyma (m. 127): hâkim kararı; gecikmesinde sakınca varsa savcının, savcıya ulaşılamazsa kolluk âmirinin yazılı emri. Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim 48 saat içinde kararını açıklar, aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar.
  • Taşınmaz, hak ve alacaklara el koyma (m. 128): yalnızca kanunda sayılan katalog suçlarda, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde ve m. 128/9 uyarınca ancak hâkim kararıyla.
  • Bilgisayar ve dijital materyal (m. 134): somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması şartıyla hâkim; gecikmesinde sakınca varsa savcı. Savcı kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulur, hâkim 24 saat içinde karar verir.
  • Avukat büroları (m. 130): ancak mahkeme kararıyla ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak, savcının denetiminde aranabilir; baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat aramada hazır bulundurulur.

"Gecikmesinde sakınca bulunan hâl" bir formül değildir. Bu kavram, hâkim kararı beklendiği takdirde delilin kaybolacağı veya kişinin kaçacağı somut bir riskin bulunmasını anlatır. Uygulamada bazen tutanaklara gerekçe yazılmadan bu ibare düşülür. Oysa savcının yazılı emrinin dayandığı somut olgular gösterilmediğinde, hâkim kararı olmadan yapılan aramanın hukuki temeli tartışmaya açılır.

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar

Kararın kapsamının aşılması

Karar "X sokak, Y numaralı konut" için verilmişken aynı binadaki başka bir daire ya da otopark da aranır. Oysa kararda aranacak yerin adresi açıkça gösterilir. Kapsam dışına çıkan arama, o kısım bakımından karara dayanmayan bir aramadır.

Arama sonucu belgenin verilmemesi

CMK m. 121: hakkında arama yapılan kişiye istemi üzerine aramanın hangi maddeye göre yapıldığını ve fiilin niteliğini belirten bir belge, el konulan eşyanın listesini içeren bir defter ve şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemişse bunu belirten bir belge verilir. Bu son belge çoğu kişinin varlığından haberdar olmadığı bir haktır.

Eşya listesinin eksik tutulması

Koruma altına alınan veya el konulan eşyanın tam bir defteri yapılır ve eşya resmî mühürle mühürlenir veya işaret konulur. Liste "1 adet cep telefonu" gibi yazıldığında marka, model, IMEI ve kilit durumu belirsiz kalır; sonradan hangi cihazın incelendiği tartışılır hâle gelir.

Belgelerin kolluk tarafından okunması

CMK m. 122: hakkında arama yapılan kimsenin belge veya kâğıtlarını inceleme yetkisi Cumhuriyet savcısı ve hâkime aittir. Zilyed kendi mührünü koyabilir veya imzasını atabilir. İnceleme sonucu suçla ilgisi olmadığı anlaşılan belgeler ilgilisine geri verilir.

Araca el konulup unutulması

Araç yediemine çekilir ve dosya ilerlerken aylar geçer. Oysa m. 131/1, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde iadeye karar verileceğini söyler. Talep edilmezse çoğu zaman kendiliğinden hatırlanmaz.

Üçüncü kişinin eşyasına el konulması

Şüphelinin kullandığı ama başkasına ait olan telefon, araç veya bilgisayar. m. 127/4: zilyedliğinde bulunan eşyaya el konulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. Bu hak, şüpheli olmayan malikler için de geçerlidir.

Savunmada nelere bakılır

Arama ve el koyma dosyalarında savunma, delilin içeriğinden önce delilin doğuş biçimine bakar. Sırasıyla incelenen noktalar şunlardır.

  • Karar mı, emir mi, hiçbiri mi? Dosyada bir sulh ceza hâkimliği kararı var mı; yoksa savcının yazılı emri mi var; o da yoksa kolluk âmirinin emriyle mi hareket edilmiş? Aranan yer konut ya da işyeri ise kolluk âmirinin emri kanunen yeterli değildir.
  • Kararın tarihi ve geçerlilik süresi. Kanun kararda "geçerli olacağı zaman süresinin" gösterilmesini emreder. Süresi geçmiş bir kararla yapılan arama, karara dayanmayan bir aramadır.
  • Gerekçe var mı? Aramanın nedenini oluşturan fiil kararda açıkça gösterilmiş mi, yoksa "suç işlendiği şüphesi" gibi genel bir ifade mi kullanılmış? Genel ifade, m. 116'daki makul şüphenin somutlaştırıldığını göstermez.
  • Aramada kimler bulunmuş? Savcı hazır değilse ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulmuş mu? Zilyed veya temsilcisi hazır mı? Avukatın hazır bulunması engellenmiş mi?
  • Gece yapılmış mı? Konutta gece araması yasaktır. Yapılmışsa hangi istisnaya dayanıldığı ve bunun tutanakta nasıl gerekçelendirildiği kontrol edilir.
  • El koyma onaya sunulmuş mu? Hâkim kararı olmadan el konulmuşsa, 24 saat içinde onaya sunulduğunu ve hâkimin 48 saat içinde karar verdiğini gösteren belgeler dosyada olmalıdır. Yoksa el koyma kendiliğinden kalkmıştır.
  • Tesadüfi delil sorunu. Bir suç için verilen arama kararıyla girilen yerde tamamen başka bir suça ait bulgu ele geçebilir. Bu durumda bulgunun akıbeti, arama kararının kapsamı ve o an atılan usuli adımlarla birlikte değerlendirilir; otomatik olarak kullanılabilir hâle gelmez.

Hukuka aykırı delilin sonucu

Türk ceza usulü bu konuda katıdır ve dört ayrı hüküm aynı yöne bakar. Anayasa m. 38: kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. CMK m. 217/2: yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. CMK m. 206/2-a: kanuna aykırı olarak elde edilmiş delil reddolunur. CMK m. 230/1-b: mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde, dosyada bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller ayrıca ve açıkça gösterilir.

Zincirin son halkası kanun yolunda kapanır: CMK m. 289/1-i, hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanmasını hukuka kesin aykırılık hâli sayar. Bu, temyiz dilekçesinde ileri sürülmemiş olsa dahi resen gözetilir. Bu nedenle aramanın usulüne ilişkin itirazlar, dosyanın en başında dile getirilmeli ve tutanağa geçirilmelidir.

Dijital materyale el koyma

CMK m. 134 ayrı ve daha ağır bir eşik getirir. Bilgisayarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama yapılabilmesi için iki şart birlikte aranır: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması. İkinci şart, dijital incelemenin son çare olduğunu söyler.

Maddenin uygulamada en çok atlanan fıkraları şunlardır:

  • Cihaza el koyma istisnadır. m. 134/2: şifre çözülemediği, gizlenmiş bilgilere ulaşılamadığı ya da işlem uzun süreceği için cihaza el konulabilir; ancak şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması hâlinde el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
  • Yedekleme zorunludur. m. 134/3: el koyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
  • Bir kopya size verilir. m. 134/4: alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. Uygulamada en sık ihlal edilen fıkra budur; kopya alınmadığında savunma, kendisine yöneltilen dijital delili bağımsız olarak inceleyemez.
  • El koymadan da kopya alınabilir. m. 134/5: sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası cihaza el konulmaksızın alınabilir. İşyeri sunucusu veya çalışan bilgisayarı söz konusu olduğunda bu yol, faaliyeti durdurmadan sonuca ulaşmayı sağlar.
  • Onay alınmazsa imha edilir. Savcının verdiği karar 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç 24 saat içinde karar verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.

İade talebi nasıl yapılır

El konulan eşyanın geri alınması için beklemek gerekmez. CMK m. 131/1, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde, resen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verileceğini söyler. Aynı fıkra devam eder: istemin reddi kararlarına itiraz edilebilir.

Pratik yol şudur: soruşturma evresinde dilekçe Cumhuriyet başsavcılığına verilir, kovuşturma evresinde mahkemeye. Dilekçede eşyanın delil değerinin tükendiği — örneğin dijital incelemenin tamamlandığı, imaj alındığı, bilirkişi raporunun geldiği — somut olarak gösterilir. Reddedilirse iki hafta içinde itiraz edilir (CMK m. 268). Ayrıca m. 132/5 bir ara çözüm sunar: el konulan eşya, bakım ve gözetim tedbirlerini almak ve istendiğinde derhâl iade etmek koşuluyla şüpheliye, sanığa veya başka bir kişiye muhafaza edilmek üzere teslim edilebilir.

Son olarak CMK m. 141 tazminat yolunu açık tutar: hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilen, eşyasına koşulları oluşmadığı hâlde el konulan ya da eşyası zamanında geri verilmeyen kişiler maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebilir.

Süreç nasıl işler

Karar veya emir

Sulh ceza hâkimliğinden arama kararı alınır; gecikmesinde sakınca bulunan hâlde savcı yazılı emir verir. Kararda fiil, aranacak yer veya eşya ve geçerlilik süresi gösterilir.

Aramanın icrası

Zilyed veya temsilcisi hazır bulunur, avukatın katılımına engel olunamaz, savcı yoksa iki komşu ya da ihtiyar heyeti üyesi bulundurulur. Tutanağa işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır.

El koyma ve mühürleme

Bulunan eşyanın tam defteri yapılır, mühürlenir veya işaretlenir, kıymeti tespit edilir. Hâkim kararı yoksa işlem 24 saat içinde onaya sunulur ve hâkim 48 saat içinde karar açıklar.

İnceleme ve rapor

Dijital materyalin imajı alınır ve inceleme yapılır; belge ve kâğıtları inceleme yetkisi savcı ve hâkime aittir. Bu aşamada savunmanın kendi kopyasını almış olması belirleyicidir.

İade, müsadere veya dava

Delil değeri tükenen eşya iade edilir; müsadereye tabi olanlar dosyada kalır. Soruşturma iddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanır. Aramanın usulüne ilişkin itirazlar kovuşturmada da sürdürülür.

İstanbul'da arama ve el koyma dosyaları

Kararı veren merci, aramanın yapılacağı yerin sulh ceza hâkimliğidir. İstanbul'da bu, hangi ilçede olduğunuza göre değişir. Anadolu yakasının tamamı — Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Ataşehir, Ümraniye, Sancaktepe, Sultanbeyli, Çekmeköy, Beykoz, Şile — Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'ne bağlıdır. Avrupa yakasında ise merkez ilçeler Şişli'deki İstanbul Adliyesi (Çağlayan), batıdaki ilçeler Bakırköy, daha batıdakiler Büyükçekmece adliyesine gider; ayrıca Gaziosmanpaşa ve Silivri kendi yargı çevrelerine bakar. İade dilekçenizi ve itirazınızı, aramanın yapıldığı yerin bağlı olduğu adliyeye vermeniz gerekir.

İtirazı hangi hâkimlik inceler? CMK m. 268/3-a uyarınca sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazları, o yerde birden fazla hâkimlik varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimlik inceler; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimlik yetkilidir. İstanbul'un büyük adliyelerinde çok sayıda sulh ceza hâkimliği bulunduğu için itiraz dosyası genellikle aynı binada karara bağlanır.

Araca el konulduysa saat işlemeye başlar. İstanbul'da el konulan araçlar yediemin otoparklarına çekilir ve otopark ücreti günlük olarak birikir. Dosya iki yıl sürerse, sonunda iade edilen aracın maliyeti değerine yaklaşabilir. Bu nedenle araç el koymalarında iade talebinin erken yapılması, sadece hukuki değil ekonomik bir meseledir. Alternatif olarak m. 132/5 kapsamında aracın muhafaza edilmek üzere size teslimi talep edilebilir.

Avukat bürolarında arama. İstanbul'da bir avukatın bürosunda arama yapılacaksa CMK m. 130 gereği mahkeme kararı, savcının denetimi ve İstanbul Barosu başkanı veya onu temsil eden bir avukatın hazır bulunması zorunludur. Meslekî ilişkiye ait olduğu ileri sürülen belgeler ayrı bir zarfa konularak mühürlenir ve karar sulh ceza hâkiminden istenir; bu kararlar yirmi dört saat içinde verilir.

Dijital inceleme sırası bekler. İstanbul'da el konulan telefon ve bilgisayarların incelemesi, kolluğun bilişim birimlerinde veya bilirkişi marifetiyle yapılır ve iş yükü nedeniyle rapor süreleri uzayabilir. Cihazın imajı alındıktan sonra fiziksel cihazın dosyada tutulması çoğu zaman gereksizdir; imaj alındığını gösteren tutanağa dayanarak iade istenebilir.

Sık sorulan sorular

Evime arama kararı olmadan girilebilir mi?

Kural olarak hayır. Konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk âmirinin yazılı emri bu yerler için yeterli değildir. Ayrıca konutta gece vaktinde arama yapılamaz; istisnaları suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ve firar eden kişinin yeniden yakalanmasıdır.

Bu sayfadaki hukuk terimleri7 terim
müdafi
Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
vekil
Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
sanık
İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar kişinin aldığı sıfat.
müşteki
Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
tebliğ
Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
iddianame
Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
gerekçeli karar
Hükmün gerekçesiyle birlikte yazıldığı karar. Kanun yolu dilekçesi buna göre hazırlanır.
Arama sırasında avukatım yanımda olabilir mi?

Evet. Kanun açıkça kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamayacağını söyler. Ayrıca aranacak yerin sahibi veya eşyanın zilyedi de aramada hazır bulunabilir; kendisi yoksa temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip bir hısımı, kendisiyle oturan bir kişi veya komşusu bulundurulur. Savcı hazır değilse konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişi bulundurulur.

Hiçbir şey bulunmadı, elimde belge kalır mı?

Evet, isterseniz. Kanun, şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemişse bunu belirten bir belge verileceğini düzenler. Ayrıca aramanın hangi maddeye göre yapıldığını ve fiilin niteliğini gösteren bir belge ile el konulan eşyanın listesini içeren bir defter de istem üzerine verilir. Bu belgeleri istemek, sonradan yapılacak her türlü başvurunun temelini oluşturur.

Telefonuma el konuldu, ne zaman geri alırım?

Kanun, şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması hâlinde el konulan cihazların gecikme olmaksızın iade edileceğini söyler. Ayrıca alınan yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesi ve bunun tutanağa geçirilerek imza altına alınması gerekir. İmaj alındıktan sonra cihazın dosyada tutulmasının delil bakımından gerekliliği kalmamışsa iade talebinde bulunulabilir; talep reddedilirse karara itiraz edilir.

Hukuka aykırı arama, dosyayı tamamen düşürür mü?

Otomatik bir sonuç yoktur, ama etkisi büyüktür. Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez ve kanuna aykırı elde edilen delil duruşmada reddolunur. Mahkeme, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delilleri gerekçesinde ayrıca ve açıkça göstermek zorundadır. Hüküm hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanıyorsa bu, hukuka kesin aykırılık hâlidir. Dosyanın kalan delillerle ayakta kalıp kalmayacağı ise somut olaya bağlıdır.

Bana ait olmayan bir eşyaya el konuldu, ne yapabilirim?

Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine el konulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. Bu hak, şüpheli olmayan üçüncü kişiler için de geçerlidir. Ayrıca eşyaya koşulları oluşmadığı hâlde el konulan veya eşyası zamanında geri verilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebilir.

Dikkat edilmesi gerekenler

Arama sırasında sık yapılan hatalar

Dosyanızı konuşalım

Elinizde bir arama tutanağı, bir el koyma defteri ya da hiç belge olmayabilir. İlk bakılacak şey kararın kim tarafından, hangi gerekçeyle ve hangi kapsamda verildiğidir. Bunu birlikte inceleyelim.

Hemen Ara WhatsApp