Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Tutukluluk ve yargılama

Adli Kontrol Tedbirleri

Tutuklanmadınız, ama serbest de değilsiniz. İmza atmaya gidiyorsunuz, yurt dışına çıkamıyorsunuz, belki ayağınızda bir cihaz var. Adli kontrol tam olarak budur: tutuklamanın yerine geçen, yargılama boyunca süren bir yükümlülük. Bu sayfa hangi yükümlülüklerin uygulanabildiğini, ihlalin ne sonuç doğurduğunu ve tedbirin nasıl kaldırılabileceğini anlatıyor.

CMK m. 109/1CMK m. 110/4CMK m. 111/1CMK m. 109/6
Adli Kontrol Tedbirleri

Kısaca

  • Adli kontrol, tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklamanın yerine uygulanan bir koruma tedbiridir CMK m. 109/1. Ceza değildir; hüküm verilmeden önce uygulanır.
  • Yükümlülükler kanunda sayılıdır: yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli başvurmak (imza), taşıt kullanamamak, tedavi tedbirlerine uymak, güvence yatırmak, silah bulunduramamak, konutu terk etmemek, belirli bir bölgeyi terk etmemek veya belirlenen yerlere gitmemek CMK m. 109/3.
  • Tedbirin devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla incelenir CMK m. 110/4. Kaldırılması ise her zaman istenebilir; hâkim veya mahkeme savcının görüşünü aldıktan sonra beş gün içinde karar verebilir CMK m. 111/1.
  • Adli kontrolde geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez. İstisnası tedavi tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğüdür; konutu terk etmemede geçen her iki gün, mahsupta bir gün sayılır CMK m. 109/6.
  • Yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun hemen tutuklama kararı verilebilir CMK m. 112/1.

Adli kontrol nedir, kanuni dayanağı nedir

Kanunun cümlesi şu: bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, CMK m. 100'de belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir CMK m. 109/1. Bu tek cümle, sayfanın geri kalanındaki her tartışmanın kaynağıdır.

Birinci sonucu şudur: adli kontrol, tutuklamanın hafifletilmiş hâlidir. Tutuklama koşulları hiç yoksa adli kontrole de karar verilmemesi gerekir. «Nasılsa hafif bir tedbir» mantığıyla verilen adli kontrol kararları bu yönden tartışmaya açıktır.

İkinci sonucu daha pratiktir: tutuklama istemi ve tutuklama kararı, adli kontrolün neden yetersiz kalacağını göstermek zorundadır CMK m. 101/1 ve CMK m. 101/2. Yani adli kontrol yalnızca bir tedbir türü değil, aynı zamanda tutuklamaya karşı savunmanın merkezindeki argümandır. Tahliye talep eden bir dilekçe, boşluk bırakmadan somut bir adli kontrol paketi önermelidir.

Kanun ayrıca, tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrole ilişkin hükümlerin uygulanabileceğini söyler CMK m. 109/2. Yani üst sınırı iki yılı geçmediği için tutuklanamayacak bir suçta bile adli kontrol mümkündür.

Kararı soruşturmada, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir ve bu, soruşturmanın her aşamasında mümkündür CMK m. 110/1. Kovuşturmada görevli ve yetkili mahkeme aynı yetkiyi kullanır CMK m. 110/3. Hâkim, savcının istemiyle yeni yükümlülükler ekleyebilir; yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir ya da kişiyi bazılarından geçici olarak muaf tutabilir CMK m. 110/2. Bu esneklik, savunma açısından çok kullanılan bir imkândır.

Süre sınırsız değildir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol en çok iki yıl sürer; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok üç yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı, kanunda ayrıca sayılan suçlarda dört yılı geçemez. Bu süreler çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır CMK m. 110/A.

Yükümlülük türleri ve günlük hayata etkisi

CMK m. 109/3 yükümlülükleri tek tek sayar. Hâkim bunlardan birine veya birkaçına birlikte karar verebilir:

  • Yurt dışına çıkamamak. En sık uygulanan tedbirlerden biridir. Pasaportun teslimini gerektirmez; kayıt sisteme işlenir.
  • Belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak. Uygulamada «imza yükümlülüğü» denen tedbir budur. Sıklığı ve yeri kararda gösterilir.
  • Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına uymak; gerektiğinde mesleki uğraşa veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.
  • Taşıt kullanamamak, gerektiğinde makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek. Hâkim veya savcı, kişinin mesleki uğraşında araç kullanmasına sürekli ya da geçici izin verebilir CMK m. 109/5.
  • Tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak; özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu madde ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dâhil.
  • Güvence yatırmak. Miktar ve ödeme süresi, kişinin parasal durumu göz önünde bulundurularak hâkimce belirlenir; taksitle ödenmesine karar verilebilir.
  • Silah bulunduramamak veya taşıyamamak; gerektiğinde silahları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.
  • Mağdurun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvence vermek.
  • Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve nafakayı düzenli ödeyeceğine dair güvence vermek.
  • Konutu terk etmemek.
  • Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.
  • Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

Burada dürüst olmak gerekir: kanun metninde «elektronik kelepçe» diye bir yükümlülük yazmaz. Elektronik izleme, kanunun saydığı yükümlülüklerin, özellikle konutu terk etmeme, belirli bir bölgeyi terk etmeme ve belirlenen yerlere gitmeme yükümlülüklerinin denetlenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Denetimi denetimli serbestlik müdürlükleri yürütür. Cihaz, dayanağını oluşturan yükümlülüğe bağlıdır: yükümlülük kaldırıldığında cihaz da kalkar.

Mahsup konusu çoğu kişinin gözden kaçırdığı yerdir. Adli kontrol altında geçen süre, kural olarak şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılıp cezadan indirilemez. Kanun buna iki istisna getirmiştir: tedavi veya muayene tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğü. Konutu terk etmemede geçen her iki gün, mahsupta bir gün olarak dikkate alınır CMK m. 109/6. Aylarca ev hapsinde kalmış bir kişi için bu, hükmün infazında doğrudan sonuç doğurur.

Tazminat bakımından da yeni bir imkân vardır. Konutunu terk etmemek ya da tedavi veya muayene tedbirine tâbi olmak yükümlülükleri uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiler, maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir CMK m. 141/1-l.

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar

İmza gününü kaçırmak

Vardiya, hastalık, şehir dışı iş. Kanun ihlali «isteyerek» yerine getirmemeye bağlar; bu yüzden mazeret belgesi derhâl dosyaya sunulmalıdır. İmza yerinin veya sıklığının değiştirilmesi de ayrıca talep edilebilir.

Yurt dışı yasağı ve iş kaybı

Yurt dışı görevlendirmesi, tedavi ya da yakın hastalığı. CMK m. 110/2, yükümlülükten geçici muafiyete imkân verir. Talep, seyahat tarihinden makul süre önce ve belgeyle yapılmalıdır.

Konutu terk etmeme ve elektronik izleme

Ev hapsi çalışma hayatını fiilen durdurur. Burada iki ayrı talep gündeme gelir: yükümlülüğün hafifletilmesi ve belirli saatler için izin. Mahsup kuralı da bu tedbirde işler.

Sürücü belgesinin teslimi

Mesleği şoförlük, kurye veya saha satışı olan kişide bu tedbir doğrudan geçim kaybıdır. Kanun, mesleki uğraşta araç kullanımına izin verilmesine açıkça imkân tanır.

Beşinci bir grup, azami tutukluluk süresi dolduğu için tahliye edilip adli kontrole tâbi tutulanlardır CMK m. 109/7. Bu kişiler bakımından ihlalin sonucu daha da ağırdır: yeniden tutuklama mümkündür, ancak bu durumda tutuklama süresi ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez CMK m. 112/2.

Kaldırma talebinde ve savunmada nelere bakılır

Adli kontrolün kaldırılması talebi, çoğu zaman «mağdur oluyorum» cümlesiyle yazılır ve reddedilir. Sonuç veren dilekçe, tedbirin dayanağını hedef alır. İncelenen başlıklar şunlardır:

  1. Tutuklama sebepleri hâlâ var mı? Kanun adli kontrolü m. 100'deki sebeplere bağlar. Kaçma şüphesi veya delil karartma tehlikesi ortadan kalktıysa, tedbirin dayanağı da kalmamıştır. Talep bu bağı kurarak başlamalıdır.
  2. Delil durumu değişti mi? Deliller toplandı, iddianame düzenlendi ve kabul edildi, tanıklar dinlendi ise delil karartma gerekçesi fiilen tükenmiştir. Dosyanın hangi aşamada olduğu tek başına bir argümandır.
  3. Yükümlülük ölçülü mü? Haftada üç gün imza ile ayda bir imza arasındaki fark gerekçelendirilmelidir. Beklenen ceza, kişinin sabıka durumu ve dosyanın süresi bu değerlendirmeye girer.
  4. Kaldırmak yerine hafifletmek mümkün mü? CMK m. 110/2 tedbirin kısmen kaldırılmasına, değiştirilmesine ve geçici muafiyete imkân verir. Uygulamada kademeli talep, tümünün kaldırılması talebinden daha sık kabul görür: imza sıklığının azaltılması, imza yerinin değiştirilmesi, belirli bir tarih aralığı için yurt dışı izni.
  5. Dört aylık inceleme yapılmış mı? CMK m. 110/4, devamının gerekip gerekmediğinin en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilmesini emreder. Yapılmadıysa bu ayrıca dile getirilir.
  6. Azami süre aşılmış mı? CMK m. 110/A'daki üst sınırlar takvim üzerinden hesaplanmalıdır. Uzun süren dosyalarda bu, çoğu zaman kimsenin hatırlamadığı bir sınırdır.
  7. Somut zarar belgelenmiş mi? İşten çıkarılma yazısı, görevlendirme belgesi, tedavi raporu, öğrenci belgesi, vize randevusu. Talep «mağduriyet» kelimesiyle değil, belgeyle kurulur.
  8. Usul doğru mu? Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde karar verebilir CMK m. 111/1. Ret kararına itiraz edilebilir CMK m. 111/2; itiraz, kararı öğrenme gününden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilir CMK m. 268/1.
  9. İhlal riski yönetiliyor mu? Bu, sayfanın en kritik satırıdır. CMK m. 112/1, adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında «hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun» hemen tutuklama kararı verilebileceğini söyler. Yani m. 100/4'teki iki yıl sınırının koruduğu bir dosyada bile, ihlal yüzünden tutuklanmak mümkündür. Bir imza gününün atlanması, dosyanın tamamını değiştirebilir.
  10. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı hâlinde tazminat. Konutu terk etmeme ve tedavi tedbiri bakımından CMK m. 141/1-l açık bir imkân getirmiştir; bu hak, karar kesinleştikten sonra ayrıca değerlendirilmelidir.

Süreç nasıl işler

Sevk ve karar

Sorguda Cumhuriyet savcısı tutuklama ya da adli kontrol talep eder. Sulh ceza hâkimi, m. 109/3'teki yükümlülüklerden birine veya birkaçına karar verir. Kararda hangi yükümlülüğün, hangi sıklıkta ve nerede yerine getirileceği yazılır.

Yükümlülüğün başlaması

İmza yükümlülüğünde başvuru yeri kararda gösterilir ve genellikle ikamete en yakın kolluk birimi olarak belirlenir. Elektronik izleme söz konusuysa denetimli serbestlik müdürlüğü cihazı takar ve takibi yürütür.

Değiştirme ve muafiyet talepleri

Yeni bir yükümlülük eklenmesi, mevcut yükümlülüğün kaldırılması, değiştirilmesi veya geçici muafiyet, savcının istemi ya da savunmanın talebiyle gündeme gelir CMK m. 110/2. Meslek gereği araç kullanımı için ayrı bir izin yolu vardır.

Periyodik inceleme

Tedbirin devamının gerekip gerekmediği, en geç dört aylık aralıklarla değerlendirilir: soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada kendiliğinden mahkeme CMK m. 110/4.

Kaldırma ve itiraz

Talep üzerine, savcının görüşü alındıktan sonra beş gün içinde karar verilebilir. Ret kararına itiraz edilebilir. Beraat, düşme veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla tedbir kendiliğinden sona erer.

İstanbul'da adli kontrol nasıl yürür

Kararı, soruşturma aşamasında dosyanın bulunduğu adliyedeki sulh ceza hâkimliği verir. İstanbul'da bu hâkimlikler tek bir binada değildir: Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi, Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi, Bakırköy, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Silivri adliyelerinin her birinde ayrı sulh ceza hâkimlikleri bulunur. Kaldırma talebi, dosyanın bulunduğu mercie verilir; ikamet ettiğiniz ilçeye en yakın adliyeye değil.

İmza yeri kararla belirlenir ve ikametinize göre ayarlanabilir. Çağlayan'daki bir hâkimlikten çıkan karar, Kadıköy'de oturan bir kişiyi Şişli'ye imza atmaya gitmek zorunda bırakmaz; kanun, başvurulacak yeri hâkimin belirleyeceğini söyler. Kararda imza yeri açıkça yazılmamışsa ya da fiilen ulaşılamayacak bir yer gösterilmişse, hâkimlikten bunun açıklığa kavuşturulması istenmelidir. İstanbul trafiğinde bu ayrıntı, haftada birkaç saatlik farka karşılık gelir.

Yurt dışı yasağı kararları kayda işlenir. Bunu havalimanında öğrenmek yerine, karar tebliğ edildiğinde teyit etmek gerekir. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen üzerinden yapılacak çıkışlarda kayıt doğrudan uygulanır; kararın kaldırıldığına dair belgeyi yanınızda taşımak, sistemin güncellenmesindeki gecikmelerde işe yarar.

Adres değişikliği ihlal doğurabilir. Konutu terk etmemek veya belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek yükümlülüğü varsa, İstanbul içinde taşınmak bile yükümlülüğe aykırılık olarak raporlanabilir. Taşınma öncesinde karar veren mercie dilekçe verilmesi gerekir.

Elektronik izlemede teknik sorunları bildirin. Denetimi denetimli serbestlik müdürlükleri yürütür ve İstanbul'da Avrupa ile Anadolu yakalarında ayrı müdürlükler görev yapar. Cihaz arızası, şarj kesintisi veya sinyal kaybı gibi durumlar derhâl bildirilmezse ihlal olarak kayda geçebilir. Bildirimin yazılı yapılması, sonradan «isteyerek yerine getirmeme» tartışmasında belirleyici olur.

Sık sorulan sorular

Adli kontrol bir ceza mıdır?

Hayır. Adli kontrol bir koruma tedbiridir; hüküm verilmeden önce, yargılamanın yürütülmesini güvence altına almak için uygulanır ve masumiyet karinesini ortadan kaldırmaz. Buna karşılık yükümlülüğün ihlali ağır bir sonuç doğurur: CMK m. 112/1 uyarınca hemen tutuklama kararı verilebilir.

İmza günümü kaçırırsam ne olur?

Kanun, adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında hemen tutuklama kararı verilebileceğini söyler (CMK m. 112/1). Buradaki isteyerek ifadesi önemlidir: hastalık, kaza, vardiya değişikliği veya mücbir bir engel belgelenirse ihlal iradesi tartışmalı hâle gelir. Belgeyi beklemeden, gecikmeden karar veren mercie sunmak gerekir.

Adli kontrolde geçen süre cezamdan düşülür mü?

Kural olarak hayır. CMK m. 109/6, adli kontrol altında geçen sürenin şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemeyeceğini söyler. İki istisnası vardır: tedavi veya muayene tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğü. Konutu terk etmemede geçen her iki gün, mahsupta bir gün olarak dikkate alınır.

Yurt dışı yasağı ne zaman kalkar?

Kendiliğinden kalkmaz. Talep üzerine hâkim veya mahkeme kaldırabilir (CMK m. 111/1); ayrıca tedbirin devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla incelenmelidir (CMK m. 110/4). Beraat, düşme veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla tedbir sona erer. Tek seferlik bir seyahat için ise yükümlülükten geçici muafiyet talep edilebilir.

Elektronik kelepçe kanunda yazıyor mu?

CMK m. 109/3'ün metninde bu ad geçmez. Elektronik izleme, kanunun saydığı yükümlülüklerin -- özellikle konutu terk etmeme, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme ve belirlenen yer veya bölgelere gitmeme yükümlülüklerinin -- denetlenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Denetimi denetimli serbestlik müdürlükleri yürütür ve cihaz, dayanağı olan yükümlülük kaldırıldığında sökülür.

Kaldırma talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Ret kararına itiraz edilebilir (CMK m. 111/2). İtiraz, kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilir (CMK m. 268/1). Bundan bağımsız olarak dosyada yeni bir gelişme olduğunda -- tanıklar dinlendiğinde, iddianame kabul edildiğinde, bilirkişi raporu geldiğinde -- talep yenilenebilir. Aynı gerekçeyle tekrarlanan taleplerin sonuç verme ihtimali düşüktür.

İlgili sayfalar

Bu dosyayla birlikte gelen konular

Tutuklama Kararı ve İtiraz

Adli kontrolün karşısındaki tedbir. Tutuklama nedenleri, katalog suçlar, itiraz süresi ve tahliye talebi.

Sayfaya git

İfade ve sorgu

Adli kontrol kararı çoğunlukla sorgunun sonunda çıkar. Susma hakkı, müdafi hakkı ve dosya inceleme.

Sayfaya git

Uyuşturucu Kullanma

Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin en sık uygulandığı dosya tipi; adli kontrolle sık karıştırılır.

Sayfaya git
Bu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
müdafi
Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
vekil
Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
sanık
İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar kişinin aldığı sıfat.
müşteki
Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
tebliğ
Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
iddianame
Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
koruma tedbiri
Yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi geçici tedbirler.
adli kontrol
Tutuklama yerine uygulanan, kişiyi belirli yükümlülüklere bağlayan tedbir (CMK m. 109).

Dosyanızı konuşalım

Adli kontrol kararının bir örneğini yanınıza alın; hangi bendin uygulandığı, sürenin ne zaman dolduğu ve dört aylık incelemenin yapılıp yapılmadığı oradan okunur. İlk konuşmada hangi talebin bu aşamada gerçekçi olduğunu açıkça söyleyelim.

Hemen Ara WhatsApp