Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Tutuklama

Tutuklamaya İtiraz Nasıl Yapılır, Süresi Kaç Gün?

Sorgu bitti, hâkim tutuklama kararı verdi ve bir yakınınız cezaevine gönderildi. Bu karar son söz değildir; kanun ona karşı ayrı bir yol açar. Aşağıda bu yolun süresini, dilekçenin nereye verileceğini, kimin inceleyeceğini ve incelemenin nasıl yapıldığını adım adım anlatıyoruz.

9 dakika okuma Tutuklama CMK m. 268/1CMK m. 101/5CMK m. 101/2

Kısa cevap

Tutuklama kararına itiraz edilebilir; bunu CMK m. 101/5 açıkça söyler. Süre, kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki haftadır (CMK m. 268/1). Dilekçe, itiraz edilen kararı veren hâkimliğe verilir; o hâkimlik itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir, görmezse dosyayı en çok üç gün içinde itiraz merciine gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin verdiği tutuklama kararına yapılan itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler ve kural olarak duruşma yapılmadan, dosya üzerinden karar verir.

Tutuklama kararına gerçekten itiraz edilebilir mi?

Evet. CMK m. 101/5 kısa ve nettir: bu madde ile 100. madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir. Yani hem tutuklama kararının kendisine hem de tutuklama nedenlerine dayanan kararlara karşı bu yol açıktır.

Genel kural ise CMK m. 267'dedir: hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. Tutuklama kararını soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme verir. Her iki hâlde de itiraz mümkündür.

İtiraz sadece "tutuklandı" kararına karşı değildir. CMK m. 104/2, tutukluluğun devamına veya salıverilmeye ilişkin kararlara karşı da itiraz edilebileceğini söyler. Tahliye talebiniz reddedildiğinde de aynı yol kullanılır.

İtiraz süresi kaç gün?

CMK m. 268/1, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde süreyi iki hafta olarak belirler. Sürenin başlangıcı kararın verildiği tarih değil, ilgililerin kararı öğrendiği gündür. Tutuklama kararının içeriği zaten sorgu sırasında kişiye sözlü olarak bildirilir ve bir örneği yazılı hâlde kendisine verilir (CMK m. 101/2). Uygulamada başlangıç anı çoğunlukla budur.

"Yedi gün" diye hatırlıyorsanız

Bu süre uzun yıllar yedi gün olarak bilindi ve internetteki pek çok dilekçe örneği hâlâ öyle yazıyor. Kanunun bugünkü metni iki hafta diyor. Yine de süreyi son güne bırakmayın: itiraz beklerken tutukluluk devam eder. Dilekçeyi vermeniz tahliyeyi kendiliğinden sağlamaz, sadece incelemeyi başlatır. Ne kadar geç verilirse karar da o kadar geç çıkar.

Süre kaçırılırsa itiraz yolu o karar bakımından kapanır. Ama dosya kapanmaz; aşağıdaki "süreyi kaçırdım" başlığında bunu ayrıca anlatıyoruz.

Dilekçe nereye verilir?

Burada en sık yapılan hata şudur: dilekçe, itirazı inceleyecek mahkemeye değil, kararı veren hâkimliğe verilir. CMK m. 268/1 bunu açıkça yazar. İsterseniz yazılı dilekçe verirsiniz, isterseniz zabıt kâtibine beyanda bulunursunuz; beyan tutanağa geçirilir ve hâkim tarafından onaylanır. Aynı fıkra, tutuklu kişiler bakımından ayrı bir usul öngören 263. madde hükmünü de saklı tutar.

Dilekçe verildikten sonra dosya iki yoldan birine girer (CMK m. 268/2):

  1. Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse

    Kararını kendisi düzeltir. Dosya başka bir yere gitmez. Bu ihtimal az bilinir ama vardır; dilekçenin kararı veren hâkime yazılmasının bir sebebi de budur.

  2. Yerinde görmezse

    Dosyayı en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir. Bu üç günlük süre kanunda yazılıdır ve dosyanın beklemesini önlemek içindir.

İtirazı kim inceler?

Mercii belirleyen kural CMK m. 268/3'tedir ve kararı hangi makamın verdiğine göre değişir:

  • Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararları: itirazı, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Sulh ceza hâkimliği işleri zaten asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına geçer.
  • Asliye ceza mahkemesi hâkiminin kararları: itirazı, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesi inceler.
  • Ağır ceza mahkemesinin veya başkanının kararları: o yerde birden çok daire varsa numara olarak kendisini izleyen daire, son numaralı daire söz konusuysa birinci daire inceler; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi bakar.

Bu ayrım küçük bir ayrıntı gibi görünür ama dosyanın nereye gideceğini ve ne kadar sürede sonuçlanacağını doğrudan etkiler.

Dilekçede ne yazmalı?

İtiraz dilekçesinin çekirdeği, tutuklama kararının kanunda aranan gerekçeyi taşıyıp taşımadığıdır. CMK m. 101/2, tutuklamaya, tutukluluğun devamına veya tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda dört hususun somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilmesini şart koşar:

  • Kuvvetli suç şüphesi. Bu şüphenin somut delillere dayanması gerekir (CMK m. 100/1). Dosyada hangi delil, hangi tarihte, neye dayanıyor?
  • Tutuklama nedeninin varlığı. CMK m. 100/2 iki başlık sayar: kaçma veya saklanma şüphesini uyandıran somut olgular; delilleri yok etme, gizleme, değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı kurma girişimi. "Kaçma şüphesi vardır" cümlesi tek başına bir olgu değildir.
  • Ölçülülük. Tedbirin işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olması gerekir. Ölçüsüzse tutuklama kararı verilemez.
  • Adli kontrolün yetersiz kalacağı. Bu, kanuna 2021'de eklenen bir şarttır. Hâkim, neden yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya konutu terk etmeme gibi bir tedbirin yetmeyeceğini yazmak zorundadır.

Dilekçe bu dört başlığı sırayla ele alıp her biri için dosyadaki somut karşılığı göstermelidir. Ayrıca CMK m. 100/4 uyarınca, sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Dosyanız bu kapsamdaysa bu tek başına güçlü bir itiraz sebebidir. Konunun bütününü tutuklama ve itiraz sayfamızda topluca ele aldık.

Duruşma yapılır mı, dinlenir miyim?

CMK m. 271/1: kanunda yazılı olan hâller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Merci gerekli görürse önce Cumhuriyet savcısını, sonra müdafi veya vekili dinler; ancak bu bir zorunluluk değil, takdirdir.

Pratik sonucu şudur: çoğu dosyada itiraz, dosya üzerinden karara bağlanır. Ne tutuklu kişi merciin huzuruna getirilir ne de duruşma açılır. Merciin göreceği tek şey, dosyadaki belgeler ile sizin dilekçenizdir. Söylemek istediğiniz her şeyin dilekçede yazılı olması bu yüzden önemlidir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, kararın mümkün olan en kısa sürede verileceğini söyler; kanun burada belirli bir gün sayısı koymaz.

Karar çıktıktan sonra ne olur?

CMK m. 271/2'ye göre itiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir. Yani sadece "kararı kaldırdım" demez; tahliyeye veya adli kontrole ilişkin kararı da kendisi kurar.

Reddedilirse durum farklıdır. CMK m. 271/4: merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Aynı karara karşı üst bir mercie tekrar itiraz edemezsiniz. Bunun tek istisnası aynı fıkrada yazılıdır: ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. Örneğin tahliye kararına yapılan itiraz üzerine merci ilk kez tutuklama kararı verirse, o karar itiraza açıktır.

Süreyi kaçırdım, artık bir şey yapılamaz mı?

Yapılabilir. İtiraz süresinin geçmesi dosyayı kilitlemez, çünkü kanun tutukluluğu sürekli denetim altında tutar:

  • Her aşamada tahliye talebi. CMK m. 104/1: soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir. Bu talep reddedilirse red kararına karşı yeniden itiraz yolu açılır.
  • Otuzar günlük zorunlu inceleme. CMK m. 108/1: soruşturma evresinde, en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluğun devam edip etmeyeceği, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, şüpheli veya müdafii dinlenerek karara bağlanır. İkinci fıkra, bu incelemenin şüpheli tarafından da istenebileceğini söyler.
  • Duruşmalarda re'sen değerlendirme. Kovuşturma aşamasında mahkeme, tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında da kendiliğinden karar verir (CMK m. 108/3).

Yani ilk itiraz reddedilse bile dosyada yeni bir gelişme olduğunda, delil durumu değiştiğinde veya zaman geçtikçe tutukluluğun ölçüsüz hâle geldiği savunulabildiğinde yeniden talep edilebilir.

Tutuklama yerine adli kontrol istenebilir mi?

Evet ve itiraz dilekçelerinin çoğunda asıl talep budur. CMK m. 109/1, 100. maddedeki tutuklama sebepleri bulunsa dahi kişinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebileceğini söyler. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir.

CMK m. 109/3 yükümlülükleri sayar: yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli başvurmak, taşıt kullanamamak, güvence bedeli yatırmak, silah bulunduramamak, konutu terk etmemek, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek ve diğerleri. Bunlardan biri veya birkaçı birlikte uygulanabilir.

İtirazın kuruluşu açısından önemli olan nokta şudur: tutuklama kararı zaten adli kontrolün neden yetersiz kalacağını göstermek zorundadır (CMK m. 101/1). Karar bunu somut olgularla açıklamıyorsa, itiraz dilekçesinin en güçlü dayanağı burasıdır. Hangi yükümlülüğün somut olayda yeterli olacağını gerekçeleriyle önermek, soyut bir tahliye talebinden daha etkilidir. Ayrıntılar için adli kontrol avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Tutuklamaya itiraz süresi kaç gün?

CMK m. 268/1, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde itiraz süresini iki hafta olarak belirler. Süre kararın verildiği günden değil, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren işler. Tutuklama kararının içeriği sorgu sırasında kişiye sözlü olarak bildirildiği ve bir örneği yazılı hâlde verildiği için başlangıç anı uygulamada çoğunlukla budur. Süreyi son güne bırakmamakta yarar vardır, çünkü itiraz incelenirken tutukluluk devam eder.

İtiraz dilekçesini hangi mahkemeye vermem gerekiyor?

Dilekçe, itirazı inceleyecek mercie değil, itiraz edilen kararı veren hâkimliğe verilir. CMK m. 268/1 bunu açıkça düzenler; yazılı dilekçe verilebileceği gibi zabıt kâtibine beyanda bulunulup tutanağa geçirilmesi de mümkündür. Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; görmezse dosyayı en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir.

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararını kim inceler?

CMK m. 268/3-b uyarınca, sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir. Asliye ceza mahkemesi hâkiminin kararlarına yapılan itirazlara ise ağır ceza mahkemesi bakar.

İtiraz duruşmalı mı yapılır, dinlenir miyim?

Kural olarak hayır. CMK m. 271/1, kanunda yazılı hâller saklı kalmak üzere itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verileceğini söyler. Merci gerekli görürse Cumhuriyet savcısını ve sonra müdafi veya vekili dinleyebilir, ancak bu bir zorunluluk değildir. İnceleme çoğunlukla dosya üzerinden yapıldığı için söylenmek istenen her şeyin dilekçede yazılı olması gerekir. Karar, mümkün olan en kısa sürede verilir.

İtirazım reddedilirse tekrar itiraz edebilir miyim?

Aynı karara karşı hayır. CMK m. 271/4, merciin itiraz üzerine verdiği kararların kesin olduğunu söyler; tek istisna, ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarıdır. Ancak dosya kapanmaz. CMK m. 104/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme istenebilir ve bu istemin reddine karşı yeniden itiraz edilebilir. Ayrıca CMK m. 108 gereğince tutukluluk, soruşturma evresinde en geç otuzar günlük süreler itibarıyla yeniden incelenir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Tutuklama ve itiraz

Hizmet sayfası: tutuklama nedenleri, sorgu aşaması, itiraz süreci ve tutukluluğun devamına ilişkin kararlar.

Sayfaya git

Adli kontrol avukatı

Tutuklama yerine adli kontrol: hangi yükümlülükler uygulanır, nasıl talep edilir, ihlal hâlinde ne olur?

Sayfaya git

Tutuklandı, nasıl çıkar?

Tahliye talebi, tutukluluğun incelenmesi ve dosyanın seyrine göre hangi adımın ne zaman atılacağı.

Yazıyı oku

Adli kontrol nedir?

Yükümlülüklerin tek tek açıklaması, süresi ve cezadan mahsup edilip edilmeyeceği.

Yazıyı oku

İfade ve sorgu

Tutuklama kararı sorgudan çıkar. Sorguda söylenenlerin karara nasıl yansıdığı ve müdafinin rolü.

Sayfaya git

Haksız tutuklama tazminatı

Kanuna aykırı tutuklama hâlinde tazminat: kim isteyebilir, hangi mahkemeye başvurulur?

Sayfaya git

Dosyanızı konuşalım

Elinizde tutuklama kararının bir örneği varsa çok işimize yarar. Kararın hangi tarihte verildiğini, hangi hâkimlikten çıktığını ve gerekçe kısmında nelerin yazdığını birlikte okuyalım; itirazın hangi noktadan kurulacağını buna göre değerlendirelim.

Hemen Ara WhatsApp