Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Kanun yolları ve infaz

Temyiz ve Yargıtay İncelemesi

Temyiz, istinaftan sonraki son olağan kanun yoludur ve istinaftan çok farklı çalışır. Yargıtay olayı yeniden yargılamaz, tanık dinlemez, delil toplamaz. Yalnızca tek bir soruyu sorar: hüküm hukuka uygun mu? Bu nedenle temyizde işi belirleyen şey, dosyanın hikâyesi değil, dilekçenin hukuki kurgusudur.

CMK m. 286/2CMK m. 308/ACMK m. 291/1CMK m. 294
Temyiz ve Yargıtay İncelemesi

Kısaca

  • Her istinaf kararı temyiz edilemez. CMK m. 286/2 geniş bir kapalılık listesi getirir; beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin esastan ret kararları bunların başında gelir.
  • Süre iki haftadır ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işler (CMK m. 291/1).
  • Sebep göstermek zorunludur. Temyiz eden, hükmün neden bozulmasını istediğini başvurusunda göstermek zorundadır (CMK m. 294). Sebep içermeyen dilekçe Yargıtayca reddedilir (CMK m. 298). Bu, istinaftan en önemli farktır.
  • Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir. "Ben yapmadım" bir temyiz sebebi değildir; "hüküm hukuka aykırı delile dayanmıştır" bir temyiz sebebidir.
  • CMK m. 289'daki kesin hukuka aykırılık hâlleri, dilekçede yazılmasa dahi dikkate alınır.

Temyiz nedir, kanuni dayanağı nedir?

Temyiz, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay'a başvurma yoludur. Düzenleme CMK m. 286-307 arasındadır. CMK m. 288 temyizin sınırını çok net çizer: "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır."

Bunun pratik karşılığı şudur: Yargıtay, tanığın doğru mu yalan mı söylediğine karar vermez. Ama tanığın hukuka aykırı biçimde dinlenip dinlenmediğine, beyanının hükümde nasıl değerlendirildiğine ve bu değerlendirmenin gerekçelendirilip gerekçelendirilmediğine bakar. Denetim, olayın kendisine değil, olaya hukukun uygulanış biçimine yöneliktir.

CMK m. 286/1'e göre bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. Bölge adliye mahkemesinin bozma kararı, dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderen bir ara aşamadır; temyize konu olmaz.

Hangi kararlar temyiz edilemez?

Bu, temyizde ilk kontrol edilmesi gereken noktadır ve çoğu başvuru burada düğümlenir. CMK m. 286/2 uyarınca, diğerlerinin yanında şu kararlar temyiz edilemez:

  • İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları.
  • İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları.
  • Kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları — ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet kararları bakımından istisna vardır.
  • On yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararlarına ilişkin esastan ret kararları.
  • Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbirine ilişkin kararlar ile sadece müsadereye ilişkin kararlarda esastan ret kararları.

Buna karşılık CMK m. 286/3, yukarıdaki sınırlar içinde kalsa bile bazı suçlar bakımından temyiz yolunu açık tutar. Bu liste; hakaretin nitelikli hâli (TCK m. 125/3), halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (TCK m. 213), suç işlemeye tahrik (TCK m. 214), suçu ve suçluyu övme (TCK m. 215), halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (TCK m. 216), kanunlara uymamaya tahrik (TCK m. 217), halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m. 217/A), Cumhurbaşkanına hakaret (TCK m. 299), silahlı örgüt (TCK m. 314) gibi suçları ve Terörle Mücadele Kanunu ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun belirli maddelerindeki suçları kapsar.

Kararınızın temyize kapalı olduğu sonucuna varılırsa yol tamamen bitmiş olmaz. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi (CMK m. 308/A) ve kanun yararına bozma (CMK m. 309) ayrı seçeneklerdir. Bunlara aşağıda değiniyoruz.

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar

Süresinde dilekçe verildi, gerekçe sonra gönderildi

Temyizde bu yöntem artık işlemez. Temyiz gerekçesinin ayrı ve sonradan sunulmasını düzenleyen CMK m. 295 2024 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Bozma sebepleri iki haftalık süre içinde verilen dilekçenin içinde olmalıdır.

Tebliğname geldi, ne yapmak gerekir?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğname, aleyhinize sonuç doğurabilecek görüş içeriyorsa size veya müdafinize tebliğ edilir. Tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı cevap verilebilir (CMK m. 297/3). Bu, dosyada kaçırılmaması gereken son yazılı savunma imkânıdır.

Ceza 10 yıl ve üzeri, duruşma istenebilir mi?

On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde Yargıtay incelemeyi uygun görürse duruşmalı yapabilir (CMK m. 299). Talep edilebilir ama zorunlu değildir. Tutuklu sanık duruşmaya katılmak isteminde bulunamaz; müdafi ile temsil edilir.

Bozma geldi, ceza artabilir mi?

Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm önceki cezadan ağır olamaz (CMK m. 307/5). Aleyhe temyiz varsa bu koruma işlemez.

Savunmada nelere bakılır

Temyiz dilekçesi yazarken sorulan soru şudur: hangi hukuk kuralı uygulanmadı ya da yanlış uygulandı ve bu, hükmü nasıl etkiledi? CMK m. 302/2 uyarınca Yargıtay, hükmü ancak hükmü etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozar. Etkisiz kalan bir usul hatasını saymak, dilekçeyi zayıflatır.

1. Kesin hukuka aykırılık hâlleri

CMK m. 289'da sayılan dokuz hâl, dilekçede gösterilmemiş olsa da hukuka kesin aykırılık sayılır: mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, yasaklı hâkimin hükme katılması, reddi kabul edilen ya da kanuna aykırı biçimde reddedilen hâkimin hükme katılması, mahkemenin görev veya yetkiyi kanuna aykırı belirlemesi, savcının veya duruşmada mutlaka bulunması gerekenlerin yokluğunda duruşma yapılması, aleniyet kuralının ihlali, hükmün CMK m. 230 gereğince gerekçeyi içermemesi, savunma hakkının mahkeme kararıyla sınırlanması ve hükmün hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanması. Bunlar dilekçenin çekirdeğini oluşturur.

2. Gerekçe denetimi

Gerekçesizlik, bir kesin bozma sebebidir. Ama uygulamada asıl tartışma "gerekçe var mı yok mu" değil, "var sayılan gerekçe gerçekten denetlenebilir mi" sorusudur. Delillerin hangi gerekçeyle kabul veya reddedildiği, savunmanın hangi noktasına neden itibar edilmediği, çelişkili beyanlardan hangisine neden üstünlük tanındığı hükümde görünmelidir. Bölge adliye mahkemesi ilk derece hükmünü kaldırıp kendi hükmünü kurmuşsa, denetlenecek gerekçe artık bölge adliye mahkemesinin gerekçesidir.

3. Delil yasakları

Hükmün hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanması ayrı bir başlıktır. Arama kararının kapsamını aşan el koyma, süresi dolmuş veya kapsamı dışında kullanılan iletişimin tespiti kararı, usulüne uygun yapılmayan teşhis, müdafi olmadan alınıp duruşmada doğrulanmayan kolluk ifadesi. Her biri için işaret edilmesi gereken şey aynıdır: bu delil çıkarılırsa hüküm ayakta kalır mı?

4. Nitelendirme ve ceza tayini

Fiilin hangi suça uyduğu bir hukuk sorunudur ve doğrudan temyiz konusudur. Aynı şekilde teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, meşru savunma sınırının aşılması ve yaş küçüklüğü hükümlerinin uygulanması da hukuki denetime tabidir. TCK m. 61'deki sıralamaya uyulmaması yüzünden eksik veya fazla ceza verilmişse, Yargıtay bunu bozmadan kendisi düzeltebilir (CMK m. 303/1-g).

5. Bozmadan değil, düzeltmeden yararlanmak

Bu, savunmanın çoğu zaman atladığı bir imkândır. CMK m. 303, belirli hâllerde Yargıtay'ın davanın esasına doğrudan hükmedebileceğini veya hükümdeki aykırılığı düzeltebileceğini söyler: olayın daha fazla aydınlanmasına gerek olmadan beraat ya da düşme kararı verilmesi gerekiyorsa; hükümden sonra yürürlüğe giren kanun cezayı azaltmış ya da fiili suç olmaktan çıkarmışsa; doğum ve suç tarihlerine göre yapılması gereken indirim yapılmamış veya yanlış yapılmışsa; artırma-indirim sonucunda maddi hesap hatası varsa. Bu hâllerde dosyanın yıllar sürecek yeni bir yargılamaya gönderilmesi yerine sonucun doğrudan alınması istenmelidir.

6. Kapalı kararlar için iki ayrı yol

Karar temyize kapalıysa iki seçenek kalır. Birincisi, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itirazıdır (CMK m. 308/A); istem üzerine de kullanılabilir ve başsavcılık kararı aldığı tarihten itibaren bir ay içinde itiraz edebilir, sanık lehine itirazda süre aranmaz. İkincisi, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlar için Adalet Bakanlığı eliyle işletilen kanun yararına bozmadır (CMK m. 309). İkisi de olağanüstü yollardır; sıradan bir itiraz gibi değil, hukuka aykırılığı somut olarak gösteren bir dilekçeyle işletilir.

Süreç nasıl işler

Kararın tebliği ve dilekçe

Süre gerekçeli kararın tebliğiyle başlar. İki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilir veya zabıt kâtibine beyanda bulunulur. Tutuklu sanık için kurum müdürüne başvuru yeterlidir (CMK m. 263). Bozma sebepleri bu dilekçede yazılır.

Kabule değer görülmeme hâlinde ret

Süre geçmişse, karar temyize kapalıysa veya temyiz edenin hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme istemi reddeder. Bu karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'dan karar verilmesi istenebilir; bu nedenle infaz ertelenmez (CMK m. 296).

Tebliğ, cevap ve tebliğname

Dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf iki hafta içinde cevap verebilir. Dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir ve orada tebliğname düzenlenir. Aleyhe görüş içeriyorsa tebliğname size tebliğ edilir ve iki haftalık cevap süreniz başlar (CMK m. 297).

Dairede inceleme

Dosya iş bölümüne göre ilgili Yargıtay ceza dairesine gider. İnceleme kural olarak dosya üzerindendir; on yıl ve daha fazla hapis cezalarında daire uygun görürse duruşma açabilir (CMK m. 299). Daire, hükmü hukuka uygun bulursa temyiz istemini esastan reddeder; bulmazsa bozar ve bozma sebeplerini ilamda ayrı ayrı gösterir (CMK m. 302).

Bozmadan sonra: uyma veya direnme

Dosya, bozmanın niteliğine göre ilk derece mahkemesine veya bölge adliye mahkemesine gönderilir (CMK m. 304). Mahkeme ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. Bozmaya uyulursa yeniden yargılama yapılır; direnilirse dosya kararına direnilen daireye gider, daire kararını düzeltmezse Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilir. Ceza Genel Kurulu kararına karşı direnilemez (CMK m. 307).

Bozmaya uyulduktan sonraki karar

Yargıtay bozmasına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesinin verdiği yeni karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın yalnızca temyiz yoluna başvurulabilir (CMK m. 307/3). Bu aşamada yanlışlıkla istinaf dilekçesi vermek sık rastlanan ve süre kaybettiren bir hatadır.

İstanbul'da temyiz dosyaları nasıl ilerler

Dilekçe nereye verilir? Yargıtay Ankara'dadır; ancak temyiz dilekçesi Ankara'ya gönderilmez. Dilekçe, hükmü veren mahkemeye verilir. İstanbul'da bu, çoğu dosyada Kartal'daki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'dir (Orhantepe Mahallesi, Üsküdar Caddesi). İlgili ceza dairesinin numarası dilekçenin başlığında doğru yazılmalıdır; İstanbul BAM bünyesinde otuzdan fazla ceza dairesi vardır ve dosyanız bunlardan birine aittir.

Bozma sonrası dosya İstanbul'a geri döner. Yargıtay bozarsa dosya, bozmanın niteliğine göre ya Kartal'daki bölge adliye mahkemesine ya da davayı ilk gören İstanbul mahkemesine gönderilir. İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar bozulmuşsa dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine gider: yani dava yeniden Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde, Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'nde veya Bakırköy, Büyükçekmece, Silivri, Gaziosmanpaşa adliyelerinden hangisinde görüldüyse orada görülür. Duruşma davetiyesi de oradan gelir.

Temyize kapalı kararlarda İstanbul'daki mercii. İstanbul'da verilen cezaların önemli bir kısmı beş yılın altında kalır ve bu kararlar CMK m. 286/2 uyarınca temyiz edilemez. Böyle bir dosyada başvurulacak yer Ankara değil, yine Kartal'dır: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, kesin nitelikteki karara karşı itiraz yetkisini kullanması istenir (CMK m. 308/A). İtiraz kabul edilirse dosya, kararı veren dairenin veya ceza daireleri başkanlar kurulunun önüne gelir.

Tutukluysanız. İstanbul'da hükümlü ve tutuklular çoğunlukla Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü, Esenler'deki Metris ve Bakırköy'deki kadın kapalı ceza infaz kurumunda bulunur. Temyiz dilekçesini bulunduğunuz kurumun müdürlüğüne vermeniz yeterlidir; işlem tutanağa bağlandığı anda süre kesilmiş sayılır. Kurumdan tutanağın bir örneğini istemeyi unutmayın.

Sık sorulan sorular

İstinaf kararımı temyiz edebilir miyim?

Her karar temyiz edilemez. CMK m. 286/2, beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin esastan ret kararları başta olmak üzere geniş bir kapalılık listesi getirir. Buna karşılık CMK m. 286/3'te sayılan suçlarda karar, bu sınırlar içinde kalsa bile temyiz edilebilir. İlk yapılacak iş, kararınızın hangi gruba girdiğini belirlemektir.

Bu sayfadaki hukuk terimleri7 terim
müdafi
Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
vekil
Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
sanık
İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar kişinin aldığı sıfat.
müşteki
Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
tebliğ
Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
iddianame
Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
gerekçeli karar
Hükmün gerekçesiyle birlikte yazıldığı karar. Kanun yolu dilekçesi buna göre hazırlanır.
Temyiz süresi ne kadar ve ne zaman başlar?

İki haftadır ve hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren işler (CMK m. 291/1). Tutuklu sanık, ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek başvurabilir; bu işlem tutanağa bağlandığında süre kesilmiş sayılır.

Temyiz dilekçesinde sebep göstermek zorunlu mu?

Evet. CMK m. 294 uyarınca temyiz eden, hükmün neden bozulmasını istediğini başvurusunda göstermek zorundadır ve temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir. Sebep içermeyen dilekçe, CMK m. 298 uyarınca reddedilir. Gerekçenin sonradan ayrı bir dilekçeyle tamamlanmasına imkân tanıyan CMK m. 295 yürürlükten kaldırılmıştır.

Yargıtay tanık dinler mi, yeni delil toplar mı?

Hayır. Yargıtay maddi olayı yeniden yargılamaz; hükmün hukuka uygunluğunu denetler. Tanık dinlenmesi, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi işlemler ilk derece ve istinaf aşamalarına aittir. Bu nedenle delil eksikliğine ilişkin itirazlar, temyizde ancak "eksik araştırma ile hüküm kurulması" veya gerekçe denetimi başlıkları altında hukuki bir kurguya oturtularak ileri sürülebilir.

Yargıtay bozarsa dava baştan mı başlar?

Duruma göre değişir. Bazı hâllerde Yargıtay bozma yerine davanın esasına doğrudan hükmeder veya hükümdeki hukuka aykırılığı düzeltir (CMK m. 303). Bozma hâlinde dosya, bozmanın niteliğine göre bölge adliye mahkemesine veya ilk derece mahkemesine gönderilir; mahkeme ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar ve yargılamaya devam eder.

Mahkeme bozmaya uymazsa ne olur?

Mahkemenin direnme hakkı vardır. Direnme kararı, kararına direnilen daireye gönderilir; daire direnmeyi yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Ceza Genel Kurulunca verilen karara karşı direnilemez (CMK m. 307/4).

Dosyanızı konuşalım

Temyizde iki soru her şeyi belirler: karar temyize açık mı ve dilekçe hangi hukuka aykırılığa dayanıyor. Bölge adliye mahkemesi kararınızı ve tebligat tarihini elinize alın; süre içinde hangi sebeplerin yazılması gerektiğini birlikte belirleyelim.

Hemen Ara WhatsApp