Çalışma alanı — Bilişim suçları
Bilişim Suçları ve Savunma
Bilişim suçu dosyalarında iddianın tamamı çoğu zaman tek bir şeye dayanır: bir cihazdan ya da bir sunucudan çıkarılmış dijital veri. O verinin nasıl elde edildiği, hangi kararla ve hangi usulle kopyalandığı çoğu dosyada esas meselenin kendisidir. Bu sayfada TCK m. 243 ve 244 kapsamındaki suçları, savunmada gerçekten incelenen noktaları ve İstanbul'da sürecin nasıl işlediğini anlatıyoruz.

Kısaca
- Bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek TCK m. 243 kapsamındadır. Temel hâlinin cezası bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır; veri almak ya da zarar vermek şart değildir.
- Sistemin işleyişini engellemek veya bozmak, verileri yok etmek, değiştirmek, erişilmez kılmak veya başka bir yere göndermek TCK m. 244 kapsamında ayrı ve daha ağır suçlardır.
- Bu fiillerle haksız çıkar sağlanmışsa m. 244/4 uygulanır. Ancak bu fıkra yalnızca "fiil başka bir suç oluşturmuyorsa" işler; savunmanın ilk itirazlarından biri genellikle buradan başlar.
- Dijital delil CMK m. 134'teki usule uyulmadan elde edilmişse hukuka aykırı delil tartışması açılır. Yedekleme yapılıp yapılmadığı ve şüpheliye kopya verilip verilmediği tutanaktan kontrol edilir.
- Bu suçlar şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamına girmez ve asliye ceza mahkemesinde görülür.
Kanuni ceza aralığı
Sisteme hukuka aykırı girme
- Alt sınır
- Adlî para cezası
- Üst sınır
- 1 yıl
- Bedeli karşılığı yararlanılan sistem — TCK m. 243/2: Fiil ücret karşılığı yararlanılabilen bir sistem hakkında işlenirse indirim uygulanabilir.
- Verilerin yok olması veya değişmesi — TCK m. 243/3: Sisteme girme fiili nedeniyle veriler yok olur veya değişirse daha ağır sonuç öngörülür.
- HAGB değerlendirmesi — CMK m. 231/5-6: Sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasıysa ve diğer koşullar da varsa HAGB kararı verilebilir.
Bu şerit maddenin birinci fıkrasındaki kanuni sınırları gösterir. Nitelikli hâller, indirim ve artırım sebepleri ile somut olayda uygulanacak ceza dosyaya göre değişir; aşağıdaki bölümlerde anlatılmıştır.
Suçun tanımı ve kanuni dayanağı
Türk Ceza Kanunu'nun "Bilişim Alanında Suçlar" başlıklı bölümü m. 243 ile 246 arasındadır. Bu bölümdeki suçların ortak noktası, korunan değerin bir bilişim sisteminin gizliliği, bütünlüğü ve erişilebilirliği olmasıdır.
TCK m. 243 sisteme girme suçunu düzenler: bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmek ya da girdikten sonra orada kalmaya devam etmek. Suçun oluşması için verinin okunması, kopyalanması veya zarar verilmesi gerekmez; yetkisiz erişimin kendisi cezalandırılır. Aynı maddenin dördüncü fıkrası ise sisteme hiç girmeden, teknik araçlarla veri nakillerini hukuka aykırı biçimde izlemeyi ayrı bir suç sayar.
TCK m. 244 sisteme yönelik müdahaleyi cezalandırır: sistemin işleyişini engellemek veya bozmak (m. 244/1); verileri bozmak, yok etmek, değiştirmek, erişilmez kılmak, sisteme veri yerleştirmek veya var olan verileri başka bir yere göndermek (m. 244/2). Fiil bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait sistem üzerinde işlenmişse ceza yarı oranında artırılır.
Bölümün en çok tartışılan hükmü m. 244/4'tür. Bu fiillerle kişinin kendisine veya başkasına haksız çıkar sağlaması hâlinde, fiil başka bir suç oluşturmuyorsa, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. "Başka bir suç oluşturmaması" kaydı bu hükmü tali (ikincil) bir norm hâline getirir.
Bölümü TCK m. 245/A ve TCK m. 246 tamamlar. m. 245/A, münhasıran bu suçların işlenmesi için yapılmış cihaz, program, şifre veya güvenlik kodunu imal eden, satan, satın alan, başkasına veren veya bulunduran kişiyi cezalandırır. m. 246 ise bu suçlardan haksız menfaat sağlayan tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasını öngörür.
Ceza ve nitelikli hâller
Kanun metnindeki ceza aralıkları şunlardır:
- m. 243/1 — sisteme girme: bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası.
- m. 243/2 — bedeli karşılığı yararlanılan sistemler: ceza yarı oranına kadar indirilir.
- m. 243/3 — girme sonucu verilerin yok olması veya değişmesi: altı aydan iki yıla kadar hapis.
- m. 243/4 — veri nakillerini teknik araçlarla izleme: bir yıldan üç yıla kadar hapis.
- m. 244/1 — sistemin işleyişini engelleme veya bozma: bir yıldan beş yıla kadar hapis.
- m. 244/2 — verileri bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma, veri yerleştirme, veriyi başka yere gönderme: altı aydan üç yıla kadar hapis.
- m. 244/3 — banka, kredi kurumu veya kamu kurumu sistemine karşı işlenmesi: ceza yarı oranında artırılır.
- m. 244/4 — haksız çıkar sağlama (tali norm): iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası.
- m. 245/A — yasak cihaz veya programlar: bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası.
Adlî para cezasında "gün" sayısı kanunda yazar; bir günün kaç lira olduğu sanığın ekonomik ve şahsi hâlleri gözetilerek hâkim tarafından belirlenir. Aynı sisteme farklı zamanlarda birden çok kez girilmişse zincirleme suç hükümleri gündeme gelir; bu, tek bir cezanın belirli bir oranda artırılması sonucunu doğurur.
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar
İşten ayrılan çalışanın sisteme erişimi
İş akdi sona erdikten sonra iptal edilmemiş bir hesapla ya da meslektaşının şifresiyle şirket sistemine bağlanma. Erişimin kendisi m. 243, müşteri listesi veya dosya kopyalanıp dışarı gönderilmişse ayrıca m. 244/2 tartışılır. Yetkinin ne zaman sona erdiğini gösteren yazılı kayıt burada belirleyicidir.
Eşin, sevgilinin veya aile üyesinin hesabına girme
Şifresini bildiği için başkasının e-posta veya sosyal medya hesabına giren kişi m. 243 kapsamındadır. Okunan yazışmalar ekran görüntüsü alınarak paylaşılmışsa haberleşmenin gizliliğini ihlal ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları da gündeme gelir.
Kurumsal ağa saldırı ve fidye yazılımı
Sistemin çalışmaz hâle getirilmesi m. 244/1, dosyaların şifrelenerek erişilmez kılınması m. 244/2 kapsamındadır. Hedef bir banka, kredi kurumu ya da kamu kurumu ise m. 244/3 artırımı uygulanır. Ödeme talep edilmişse fiilin hangi norma gireceği ayrıca değerlendirilir.
Ortak kullanılan cihaz ve bağlantı
Ev veya işyeri internetine bağlı birden fazla kişi varsa, IP adresi bir kişiyi değil bir aboneliği gösterir. Şifresiz ya da paylaşılan bir Wi-Fi bağlantısı üzerinden yapılan erişimlerde failin kim olduğu ayrıca ispatlanmak zorundadır.
Savunmada nelere bakılır
Bilişim dosyalarında savunma, çoğu zaman olayın nasıl olduğundan önce delilin nasıl elde edildiğiyle ilgilenir. Dosyada sırayla şunlar incelenir.
1. Delil hangi kararla toplandı?
CMK m. 134 arama, kopyalama ve el koyma için üç şart arar: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı, başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması ve hâkim kararı. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmak zorundadır ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde kararını verir. Süre dolarsa ya da hâkim aksine karar verirse çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. Dosyada bu zincirin her halkası, saat kaydıyla birlikte kontrol edilir.
2. İmaj (yedek) alındı mı, kopyası verildi mi?
CMK m. 134/3 el koyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklenmesini zorunlu tutar. m. 134/4 ise bu yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesini ve bu hususun tutanağa geçirilerek imza altına alınmasını emreder. Uygulamada en sık atlanan adım budur. Kopya verilmediyse savunma, incelemeye konu verinin aslını hiç görememiş olur; bu, silahların eşitliği bakımından ayrıca ileri sürülmesi gereken bir eksikliktir. Verilere el koymadan da kopya alınabilir (m. 134/5); bu yol seçilmişse çıktının kâğıda yazdırılıp ilgililerce imzalanıp imzalanmadığına bakılır.
3. Bütünlük doğrulaması yapıldı mı?
İmajın alındığı anda üretilen özet (hash) değeri ile inceleme anındaki değerin aynı olması, verinin el değmediğini gösterir. Tutanakta ve bilirkişi raporunda bu değer yer almıyorsa, verinin kopyalandığı andan itibaren değişmediği teknik olarak ispatlanamaz. Bu, rapora karşı beyanda açıkça sorulması gereken bir husustur.
4. Delilin faille bağı kurulmuş mu?
Bir log kaydı, bir erişimin gerçekleştiğini gösterir; o erişimi kimin yaptığını göstermez. IP adresi aboneye işaret eder, kullanıcıya değil. Operatörler birden çok aboneyi aynı dış IP üzerinden taşıyabildiği için, IP tek başına yeterli olmaz; port bilgisi ve saniye hassasiyetinde zaman damgası da gerekir. Cihazda kaç kullanıcı hesabı olduğu, o saatte hangi oturumun açık olduğu, cihazın fiziken kimde bulunduğu ayrı ayrı sorulur.
5. Fiil gerçekten "hukuka aykırı" mı?
m. 243 açıkça "hukuka aykırı olarak" der. Sistem sahibinin rızası, iş sözleşmesinden ya da görev tanımından doğan yetki, sistem sahibinin bilgisi dâhilinde yürütülen güvenlik testi gibi hâllerde bu unsur gerçekleşmez. Yetkinin kapsamı ve sona erme anı yazılı belgeyle ortaya konmalıdır; sözlü iddia bu noktada yeterli olmaz.
6. Hangi norm uygulanacak?
m. 244/4 yalnızca fiil başka bir suç oluşturmuyorsa uygulanır. Eğer olay, hile ile aldatarak yarar sağlama biçimindeyse nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f), başkasının kartının rızası dışında kullanılması biçimindeyse banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245) söz konusu olur. İddianameler bu ayrımı her zaman kurmaz. Yanlış normdan yürüyen bir iddianameye karşı yapılan itiraz, hem ceza aralığını hem de dosyanın seyrini değiştirir.
7. Kastın ispatı ve ham kayıtlar
Zararlı yazılım bulaşmış bir cihaz üzerinden yapılan bağlantılar, kayıtlı parolayla kendiliğinden açılan oturumlar ve otomatik senkronize olan uygulamalar, failin iradesi dışında kayıt üretebilir. Bu ihtimalin dışlanıp dışlanmadığı bilirkişi raporunda aranır; dışlanmamışsa ek rapor istenir. Dosyada yalnızca şikâyetçinin sunduğu ekran görüntüleri veya kendi sisteminden aldığı çıktılar varsa, sunucu loglarının ve ham kayıtların ilgili yerlerden celbi talep edilmelidir; bir ekran görüntüsü üretildiği sistemden bağımsız olarak doğrulanamaz.
Süreç nasıl işler
Soruşturma ve dijital materyale el koyma
Şikâyet veya ihbar üzerine Cumhuriyet savcılığı soruşturma başlatır. CMK m. 134 kararıyla bilgisayar, telefon ve sunucularda arama yapılır, imaj alınır. Gerekirse gözaltı ve ifade işlemi yapılır. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148/4).
İnceleme ve bilirkişi raporu
Alınan imaj kolluğun kriminal birimlerinde veya Adli Tıp Kurumu'nda incelenir. Rapor gelene kadar dosya çoğu zaman bekler. Bu aşamada el konulan cihazın iadesi ayrıca talep edilebilir: CMK m. 134/2 uyarınca kopya alındıktan sonra cihazlar gecikme olmaksızın iade edilmelidir.
İddianame ve kabul kararı
Savcılık yeterli şüpheye ulaşırsa iddianame düzenler; ulaşamazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. İddianame mahkemece kabul edilirse kamu davası açılmış olur. İddianamedeki nitelendirmeye ve delil listesine karşı beyanların ilk duruşmadan önce hazırlanması gerekir.
Kovuşturma
Asliye ceza mahkemesinde duruşmalar yapılır, tanıklar dinlenir, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulur, gerekirse ek rapor alınır. Hüküm; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet ya da koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması biçiminde olabilir.
Kanun yolu
Karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulur; dosya bölge adliye mahkemesinde yeniden incelenir. Koşulları varsa bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yolu açıktır. Süreler kısadır ve tebligat tarihinden işlemeye başlar.
İstanbul'da bu dosyalar nerede görülür
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Ağır ceza mahkemesi, kanunda öngörülen cezanın üst sınırı on yıldan fazla olan suçlara bakar (5235 sayılı Kanun m. 12). m. 243 ve 244'teki hiçbir fıkrada üst sınır on yılı geçmediği için bu dosyalar asliye cezada görülür. Görev belirlenirken artırım ve indirim nedenleri hesaba katılmaz; kanundaki üst sınıra bakılır (aynı Kanun m. 14).
Hangi adliye? Yetki, suçun işlendiği yere göre belirlenir. Bilişim suçlarında bu nokta her zaman net değildir; uygulamada hem failin fiili gerçekleştirdiği yer hem de neticenin doğduğu yer (hedef sistemin, sunucunun veya mağdurun bulunduğu yer) üzerinden yetki kurulabilmektedir. Bu nedenle şikâyetin verildiği adliye ile davanın görüleceği adliye çoğu kez aynı olmaz; dosya yetkisizlik kararıyla başka bir başsavcılığa gönderilebilir.
İstanbul'da ceza yargısı tek bir merkezde toplanmamıştır:
- İstanbul Adliyesi (Çağlayan) — Avrupa yakasının merkez yargı çevresi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da buradadır.
- İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) — Anadolu yakasının tamamı bu adliyenin yargı çevresindedir. Kadıköy'de, Üsküdar'da veya Pendik'te başlayan bir dosya Çağlayan'a değil Kartal'a gider.
- Bakırköy, Büyükçekmece, Silivri ve Gaziosmanpaşa adliyeleri — Avrupa yakasının kalan bölümünü kendi yargı çevrelerine göre paylaşırlar.
Yargı çevreleri zaman zaman değiştiği için ilçeye göre ezbere hareket etmek yerine tebligattaki mahkeme adına bakmak gerekir; dosyanızın hangi başsavcılıkta veya mahkemede olduğunu e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı'ndan görebilirsiniz.
Pratik iki not. Birincisi: İstanbul'da bilişim soruşturmalarının kolluk ayağı Emniyet'in siber suçlarla mücadele birimleridir; dijital materyalin incelenmesi kriminal laboratuvarlar ya da Adli Tıp Kurumu üzerinden yürür ve iş yükü nedeniyle rapor beklemesi aylar sürebilir. Cihazınızın iadesini istemek için raporu beklemek zorunda değilsiniz. İkincisi: internet içeriğine erişimin engellenmesine ilişkin hâkim kararları, birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenen sulh ceza hâkimliklerince verilir (5651 sayılı Kanun m. 8). İstanbul her iki yakada da bu kapsamdadır; talebin belirlenmiş hâkimliğe yöneltilmesi zaman kaybını önler.
Sık sorulan sorular
Şifresini bildiğim bir hesaba girdim ama hiçbir şey yapmadım. Yine de suç mu?
Bilgisayarıma ve telefonuma el konuldu. Ne zaman geri alabilirim?
Şikâyetçi şikâyetinden vazgeçerse dosya düşer mi?
IP adresim tespit edildi. Bu tek başına yeterli delil midir?
Bilişim suçlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Kollukta avukatsız ifade verdim. Bu ifade aleyhime kullanılır mı?
İlgili sayfalar
Banka ve kredi kartı suçları
TCK m. 245: başkasının kartını kullanma, sahte kart üretme ve etkin pişmanlık. Bilişim dosyalarının bir kısmı aslında bu maddeye girer.
İnceleBu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
- müdafi
- Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
- vekil
- Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
- sanık
- İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar kişinin aldığı sıfat.
- müşteki
- Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
- tebliğ
- Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
- iddianame
- Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
- uzlaştırma
- Kanunda sayılan suçlarda taraflar arasında anlaşma sağlanması usulü; başarılı olursa dava düşer.
- etkin pişmanlık
- Suçtan sonra kanunda belirtilen davranışların gösterilmesi hâlinde cezada indirim ya da ceza verilmemesi.
Sosyal medya suçları
Hakaret, tehdit, özel hayatın gizliliği ve verilerin yayılması. IP tespiti, içerik kaldırma ve erişim engelleme yolları.
İnceleDolandırıcılık
Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, m. 244/4 ile sınırın nerede çizildiği.
İnceleİlgili sayfalar
Bunlar da işinize yarayabilir
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
Bu suç, TCK'nın ceza aralıkları en yüksek bilişim suçlarından biridir ve çoğu dosyada tutuklama ihtimali gerçekten vardır.
Sayfaya git
Arama ve El Koyma İşlemleri
Bir ceza dosyasının bel kemiği çoğu zaman bir aramada bulunan şeydir.
Sayfaya git
Dolandırıcılık Suçu ve Savunma
Dolandırıcılık dosyalarının kaderini çoğu zaman tek bir soru belirler: ortada gerçekten bir hile mi var, yoksa ödenmemiş bir borç mu?
Sayfaya git
Dosyanızın konusu belliyse doğrudan ilgili suç sayfasına gidebilirsiniz. Tüm çalışma alanları
Dosyanızı konuşalım
Bilişim dosyalarında zaman, delilin şeklen düzeltilebildiği aşamada işler. İmaj alınırken tutanağa geçirilmeyen bir eksiklik aylar sonra çok daha zor ileri sürülür. Elinizdeki evrakla — arama kararı, el koyma tutanağı, ifade tutanağı veya bilirkişi raporu — birlikte bakalım.