Dolandırıcılık · Bilişim
Bilişim Sistemi Kullanılarak Dolandırıcılık
Bir bağlantıya tıklandı, bir siteye kart bilgisi girildi, bir hesaba para geçti. Sonra bir ifade davetiyesi geldi. Bu dosyalarda suçun adı çoğu zaman TCK m. 158/1-f oluyor ve ceza tablosu düz dolandırıcılığa göre baştan farklı kuruluyor. Bu yazı, maddenin ne dediğini, dosyanızda hangi delillerin bulunduğunu ve savunmanın nereden başladığını anlatıyor.
Kısa cevap
Bilişim sistemi kullanılarak dolandırıcılık ayrı bir suç değil, dolandırıcılığın nitelikli hâlidir. TCK m. 158/1-f bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması hâlini düzenler. Ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır; ancak (f) bendi ağırlaştırılmış bentlerden olduğu için hapsin alt sınırı dört yıldan, adlî para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Suçun temelinde yine bir insanın aldatılması vardır; bilgisayar veya telefon sadece bu aldatmanın aracıdır.
Bu madde tam olarak neyi cezalandırıyor?
Önce çekirdeğe bakalım. TCK m. 157, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine ya da başkasına yarar sağlamayı cezalandırır. Dört unsur aranır: hile, aldanma, zarar ve haksız yarar.
m. 158/1-f bu tabloya araç sorusunu ekler. Aldatma bir bilişim sistemi üzerinden mi kuruldu, bankanın ya da kredi kurumunun sağladığı güven ve imkân mı kullanıldı? Cevap evetse fiil aynı kalır, karşılığı ağırlaşır.
Bu bende giren tipik olaylar şunlardır: sahte alışveriş veya kargo sayfaları, banka görünümlü mesaj ve bağlantılarla giriş bilgilerinin alınması, ilan sitelerinde var olmayan ürün için kapora istenmesi, uzaktan erişim programı kurdurularak mağdura kendi uygulamasından transfer yaptırılması, ele geçirilen sosyal medya hesabından yakınlardan para istenmesi, sahte yatırım ve kripto platformları.
Ortak nokta şudur: bir yerde bir insan ikna edilmiştir. Ekranın kendisi değil, ekranın karşısındaki kişi aldatılmıştır.
Cezası neden bu kadar yüksek?
m. 158/1 nitelikli hâller için üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası öngörür. Fıkranın son cümlesi ise (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri için ayrı bir taban koyar: hapsin alt sınırı dört yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Bilişim ve banka bendi, yani (f), bu ağırlaştırılmış gruptadır. Sonuç şu: dosyada bu bent uygulandığı anda mahkemenin inebileceği en alt nokta dört yıla yükselir ve para cezası artık sabit bir tavanla değil, elde edilen menfaatle orantılı biçimde hesaplanır.
İki artırım daha vardır. m. 158/3 uyarınca suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır. İnternet dosyaları çoğu zaman çok failli olduğu için bu fıkra sık gündeme gelir; bu nedenle iddianamedeki "birlikte hareket" ve "örgüt" nitelendirmesi savunmanın ilk durağıdır.
Dikkat
İfade davetiyesinde yazan madde numarası kesin nitelendirme değildir. Soruşturma sırasında suç adı değişebilir; ancak siz ifadenizi verdikten sonra o ifade dosyada kalır. Bu yüzden hangi bendin iddia edildiğini önce öğrenmek, sonra anlatmak gerekir.
Her internet dolandırıcılığı bu maddeye girer mi?
Hayır. Burada uygulamanın en çok tartıştığı ayrım devreye girer: aldatılan bir insan var mı, yoksa doğrudan bir sistem mi manipüle edilmiştir?
Bir kişi ikna edilip parayı kendi eliyle gönderiyorsa dolandırıcılık hükümleri, yani m. 157 ve nitelikli hâli m. 158 uygulanır. Buna karşılık ortada aldatılan bir kişi yoksa, veriler doğrudan sisteme müdahale edilerek değiştiriliyor ve haksız yarar bu yolla sağlanıyorsa, olay Kanun'un bilişim alanındaki suçlara ilişkin bölümünde düzenlenen ayrı bir suça girebilir. Nitelendirme farkı ceza aralığını da, görevli mahkemeyi de değiştirir.
Bir başka sınır TCK m. 245 ile çizilir. Başkasına ait bir banka veya kredi kartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren ya da elinde bulunduran kişinin, kart sahibinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak yarar sağlaması üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasını gerektirir. Sahte oluşturulan ya da üzerinde sahtecilik yapılan bir kartın kullanılması ise aynı maddenin üçüncü fıkrasında, daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, ayrıca düzenlenmiştir. Kartın nasıl ele geçirildiği, mağdurun kendi rızasıyla bilgi verip vermediği ve arada bir aldatma bulunup bulunmadığı, hangi maddenin uygulanacağını belirler.
Dosyada hangi deliller olur?
Bu dosyalar tanık beyanı üzerine değil, kayıt üzerine kurulur. Savunma da bu yüzden anlatıdan çok belge okumakla başlar.
IP ve bağlantı kayıtları
Sahte sitenin ya da hesabın hangi IP üzerinden yönetildiği, bağlantının hangi saatte ve hangi abone üzerinden kurulduğu sorulur. Bir IP adresi bir aboneliği gösterir, bir kişiyi değil. Ev, iş yeri veya paylaşılan ağ üzerinden aynı IP'yi birden fazla kişi kullanabilir.
Banka hesap hareketleri
Paranın hangi hesaba geldiği, ne kadar süre kaldığı, nereye ve hangi kanaldan aktarıldığı çıkarılır. Zincirin her halkası ayrı bir şüpheli anlamına gelebilir.
Telefon ve iletişim verileri
Arama ve mesaj trafiği, baz istasyonu bilgileri, mağdurla kurulan yazışmalar. Bunların dosyaya usulüne uygun kararla girip girmediği ayrıca denetlenir.
Dijital cihaz incelemesi
El konulan telefon veya bilgisayarın yedeği alınıp incelenir. Uygulama kayıtları, kripto cüzdanları, sahte site paneline erişim izleri burada aranır. İnceleme kararının kapsamı ve imaj alma usulü savunmanın denetim alanıdır.
Kayıtların varlığı ile onların size bağlanması ayrı şeylerdir. Savunmada asıl soru şudur: bu veri gerçekten şüpheliyi mi gösteriyor, yoksa sadece bir cihazı, bir hattı ya da bir hesabı mı? Dijital delilin nasıl toplandığı konusunda ayrıntı için telefona el koyma ve dijital delil yazımıza bakabilirsiniz.
"Hesabımı kullandırdım, paranın geldiğinden haberim yoktu"
En sık karşılaştığımız tablo bu. Kişi kendi hesabını ya da kartını bir tanıdığına vermiş, karşılığında küçük bir komisyon almış ya da hiç almamış; sonra hesabına gelen para nedeniyle şüpheli sıfatıyla çağrılmıştır.
Kanun bu duruma özel bir düzenleme getirmiştir. TCK m. 158/4, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde, verilecek cezanın yarı oranında indirileceğini düzenler.
Buradaki kilit kelime "sınırlı"dır. Katkı gerçekten hesabı veya kart bilgisini vermekten ibaret kalmışsa indirim tartışılır. Mağdurla konuşmak, parayı çekip elden teslim etmek, başka hesaplara dağıtmak ya da yeni hesap temin etmek bu sınırın dışına çıkar. Bu nedenle ifadede ne söylediğiniz, hangi cümleyi hangi sırayla kurduğunuz doğrudan sonuç doğurur.
Parayı geri ödemek işe yarar mı?
Dava düşmez, ama ceza indirilebilir. TCK m. 168 dolandırıcılığı da kapsar. Suç tamamlandıktan sonra fakat kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme ya da tazmin yoluyla tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Etkin pişmanlık kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilirse indirim yarısına kadardır.
Zarar kısmen giderilirse hükmün uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır. Yani "elimden geleni yaptım" demek yetmez; ödemenin kapsamı, zamanı ve belgesi önemlidir. Konunun ayrıntısı için etkin pişmanlık ve iade yazımıza bakabilirsiniz.
İfadeye çağrıldınız, ilk ne yapmalı?
Sakin olun ve sırayı bozmayın. Önce dosyanın hangi iddia üzerine kurulduğunu öğrenin, sonra anlatın.
Hesap ekstreleri, yazışma ekran görüntüleri, ilan kayıtları, kargo ve fatura belgeleri, varsa iade dekontları toplanmalıdır. Bunlar sonradan bulunması zor, kaybolması kolay belgelerdir. Şüpheli sıfatıyla ifadeye giderken müdafi ile gitmek, ilk ifadenin dosyanın geri kalanını belirlediği bu tür soruşturmalarda özellikle önemlidir.
Dolandırıcılık, soruşturulması şikâyete bağlı bir suç değildir. Mağdur şikâyetinden vazgeçse bile dosya kendiliğinden kapanmaz; savcılık soruşturmayı sürdürür. Bu nedenle "anlaştık, bitti" varsayımıyla hareket etmek doğru değildir.
Sık sorulan sorular
Bilişim yoluyla dolandırıcılığın cezası ne kadar?
TCK m. 158/1 uyarınca nitelikli dolandırıcılıkta ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması hâlini düzenleyen (f) bendi ağırlaştırılmış bentlerdendir; bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır.
İnternetten yapılan her dolandırıcılık TCK 158/1-f'ye mi girer?
Hayır. Bu bendin uygulanabilmesi için hileli davranışla aldatılan bir kişinin bulunması gerekir; bilişim sistemi bu aldatmanın aracıdır. Aldatılan bir insan yoksa ve haksız yarar doğrudan sisteme müdahale edilerek sağlanmışsa, olay Kanun'un bilişim alanındaki suçlara ilişkin bölümünde yer alan ayrı bir suç kapsamında değerlendirilebilir. Nitelendirme farkı hem ceza aralığını hem görevli mahkemeyi değiştirdiği için iddianamenin dayandığı somut olgular dikkatle incelenmelidir.
Hesabımı başkasına kullandırdım, cezam düşer mi?
TCK m. 158/4, suça iştirakin banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek cezanın yarı oranında indirileceğini düzenler. Belirleyici ölçüt katkının gerçekten bu fiille sınırlı kalmasıdır. Mağdurla iletişim kurmak, parayı çekip teslim etmek veya başka hesaplara dağıtmak bu sınırın dışına çıkar.
IP adresim çıktı, bu tek başına delil sayılır mı?
IP kaydı bir aboneliği gösterir, doğrudan bir kişiyi değil. Aynı bağlantıyı ev halkı, iş yerindeki çalışanlar veya paylaşılan bir ağdaki başka kullanıcılar kullanabilir. Bu nedenle IP kaydı, hesap hareketleri, cihaz incelemesi ve iletişim verileriyle birlikte değerlendirilir. Ayrıca dijital delilin usulüne uygun bir kararla ve doğru yöntemle elde edilip edilmediği savunmanın ayrı bir denetim başlığıdır.
Parayı iade edersem dava düşer mi?
Dava düşmez ancak ceza indirilebilir. TCK m. 168 uyarınca kovuşturma başlamadan önce mağdurun zararının aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilen etkin pişmanlıkta indirim yarısına kadardır. Zararın kısmen giderilmesi hâlinde hükmün uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır.
İlgili yazılar ve sayfalar
Bunlar da işinize yarayabilir
Nitelikli dolandırıcılık avukatı
TCK 158 dosyalarında soruşturmadan istinafa kadar savunma: hizmet sayfası.
Sayfaya gitBilişim suçları avukatı
Sisteme girme, veri ele geçirme ve bilişim yoluyla haksız yarar dosyaları.
Sayfaya gitNitelikli dolandırıcılık hâlleri
TCK 158'de sayılan bentler ve her birinin dosyada yarattığı fark.
Yazıyı okuTelefona el koyma ve dijital delil
İnceleme kararı, imaj alma ve dijital delilin dosyaya giriş usulü.
Yazıyı okuBanka ve kredi kartı suçları
TCK 245 dosyaları: kartın kullanılması, sahte kart ve dolandırıcılıkla sınırı.
Sayfaya gitDosyanızı konuşalım
Elinizde bir ifade davetiyesi, bir hesap ekstresi ya da sadece bir mesaj yazışması olabilir. Hangi bendin iddia edildiğini, hesabınızın nasıl kullanıldığını ve etkin pişmanlık için hangi aşamada olduğunuzu birlikte netleştirelim.