Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

İnfaz hukuku

İnfazın Ertelenmesi ve Hastalık Hâli

Kesinleşmiş bir hapis cezası var ve ya kendiniz ağır hastasınız ya da yakınınız cezaevi koşullarını kaldıracak durumda değil. Kanun bu ihtimali görmüş, infazın belirli hâllerde geri bırakılmasını düzenlemiş. Bu yazı 5275 sayılı Kanun'un 16 ve 17. maddelerini, başvurunun nereye yapıldığını ve raporun neden merkezde olduğunu anlatıyor.

9 dakika okuma İnfaz hukuku m. 17m. 16/3m. 16

Kısa cevap

Hapis cezasının infazı hastalık nedeniyle geri bırakılabilir. Dayanak 5275 sayılı Kanun m. 16'dır: akıl hastalığında infaz geriye bırakılır; diğer hastalıklarda infaza resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilir, ancak infaz kişinin hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılır. Kararı, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı verir. Hastalık dışında, m. 17 uyarınca kısa süreli cezalarda hükümlünün kendi istemiyle erteleme de mümkündür.

"Ertelenme" cezanın kalkması mı?

Hayır. Burada konuşulan şey cezanın affı, indirilmesi veya ortadan kalkması değil. Ceza duruyor; sadece infazına başlanmıyor ya da başlanmışsa duruyor. Erteleme sebebi ortadan kalktığında ceza kaldığı yerden infaz edilir.

Kanun iki ayrı kapı açıyor ve bu ikisi sık sık birbirine karıştırılıyor:

  • m. 16 — hastalık nedeniyle geri bırakma. Burada belirleyici olan kişinin sağlık durumudur. Cezanın süresi bakımından bir sınır yoktur.
  • m. 17 — hükümlünün istemiyle erteleme. Burada belirleyici olan cezanın süresidir; hastalık şart değildir.

Cezanız kısa süreliyse ve tedaviniz de sürüyorsa iki madde birlikte değerlendirilir.

Hangi hastalık infazı erteletir?

Her hastalık değil. Kanun üç ayrı durumu ayrı ayrı düzenliyor.

Akıl hastalığı. m. 16/1 nettir: akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Bu fıkra bakımından kanun ayrıca şunu söyler: sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Yani burada kişi serbest kalmaz, yeri değişir ve geçen süre cezasından sayılır.

Diğer hastalıklar. m. 16/2'nin kuralı, tedavinin cezaevi dışında değil, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde sürdürülmesidir. Kanun ancak bundan sonra istisnayı getirir: bu durumda bile hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa infaz iyileşinceye kadar geri bırakılır. Eşiğin adı bu — "kesin tehlike". Ağır bir teşhis tek başına yetmez; kritik olan, cezaevi koşullarında infaza devam edilmesinin hayatı tehlikeye atıp atmadığıdır.

Ağır hastalık veya engellilik. m. 16/6 ayrı bir kapıdır. Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

Kelimelere dikkat

Birinci ve ikinci fıkralarda kanun "geri bırakılır" der; şartlar oluştuğunda savcılığın takdiri yoktur. Altıncı fıkrada ise "geri bırakılabilir" yazar ve ayrıca toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmama koşulu aranır. Bu yüzden 16/6 dosyalarında savunma yalnızca sağlık raporuna değil, kişinin dışarıda tehlike oluşturmayacağına da odaklanmak zorundadır.

Adli Tıp Kurumu raporu neden bu kadar belirleyici?

Çünkü kanun kararın dayanağını doğrudan tanımlamış. m. 16/3'e göre geri bırakma kararı, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir.

Bunun iki sonucu var. Elinizdeki her hastane raporu bu tanıma uymaz; poliklinik epikrizi, tek hekim raporu ya da özel hastane belgesi başvuruya ek olabilir ama kanunun aradığı belge değildir. Ve kurul raporunu Adli Tıp Kurumu onaylamazsa savcılık geri bırakma kararı veremez.

Rapor süreci burada da bitmiyor. Aynı fıkra, mahkûmun sağlık durumunun raporda belirtilen sürelere, bir süre belirtilmemişse birer yıllık dönemlere göre yeniden incelettirileceğini söyler. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Yani erteleme bir kere alınıp unutulan bir belge değil, denetlenen bir statüdür.

Erteleme kararı ne gibi yükümlülükler getirir?

m. 16/3 bu tarafı da düzenliyor. Karar, mahkûmun tabi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Geri bırakma süresince bulunacağı yer savcılığa bildirilir. Savcılığın istemi üzerine izlemeye yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerdeki kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir.

Erteleme kendiliğinden bozulabilir

Kanun açık: bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir. Adres bildirmemek, kontrole gitmemek veya bildirilen yerde bulunmamak "küçük bir aksama" değildir; doğrudan cezaevine dönüş sebebidir.

Gebeyim ya da yeni doğum yaptım, ne olacak?

m. 16/4 şunu söyler: hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

Bu kuralın bir istisnası var. m. 16/5'e göre kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra uygulanmaz; bu kişilerin cezasının ilgili kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.

Ayrıca m. 16/A, çocuğun hastalığı bakımından ayrı bir yol açar. Toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğu varsa ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilirse, infaz Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Erteleme süresi her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir ve bu süre içinde zamanaşımı işlemez. Hükümlü, kanunda sayılan yükümlülüklerden en az birine ve her hâlde yurt dışına çıkamama yükümlülüğüne tabi tutulur.

Hasta değilim; cezaya başlamayı yine de erteletebilir miyim?

Belirli sınırlar içinde evet. m. 17/1, kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazının, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebileceğini söyler. Buradaki "çağrı üzerine gelen" ifadesi önemlidir: davetiye elinize geçtiğinde kaçmak değil, gidip talepte bulunmak gerekir.

Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir. Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir. Erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılırsa, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhâl infaz olunur.

Bir de infaz başladıktan sonra kullanılabilen bir yol var. m. 17/4, birinci fıkradaki cezaların infazına başlanmış olsa bile zorunlu ve çok ivedi hâllerde savcılıkça bir yılı geçmeyen sürelerle infaza ara verilebileceğini düzenler; bu ara verme iki defadan fazla olamaz. Kanun bu hâlleri sayarken hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesini de anar. Yükseköğrenimin bitirilmesi ile ana, baba, eş veya çocukların ölümü ya da sürekli hastalıkları diğer örneklerdir.

Son olarak m. 17/6 bir dışlama listesi getirir. Terör suçları ve örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar başta olmak üzere kanunda sayılan suçlardan mahkûm olanlar, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler ile disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar bu maddeden yararlanamaz. Dikkat edilecek nokta şu: bu liste m. 17 içindir. Hastalık nedeniyle geri bırakmayı düzenleyen m. 16 böyle bir suç ayrımı yapmaz.

Başvuru nasıl yapılır?

Doğru savcılığı belirleyin

m. 16/3 yetkiyi "infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı"na verir. Hükümlü cezaevindeyse kurumun bulunduğu yer, henüz girmemişse infaz işlemlerini yürüten savcılık muhataptır. Dilekçenin yanlış yere verilmesi süre kaybettirir.

Sağlık dosyasını eksiksiz toplayın

Teşhis raporları, epikrizler, tedavi kayıtları, kullanılan ilaçlar, varsa engellilik oranı. Bunlar kurul raporunun yerine geçmez ama incelemenin dayanağını oluşturur. Cezaevindeki revir ve sevk kayıtlarının dosyaya girmesini ayrıca isteyin.

Talebi doğru fıkraya dayandırın

Talep 16/1, 16/2, 16/6 veya 17/4'ten hangisine dayanıyor, dilekçede yazmalıdır. 16/2 için "hayat için kesin tehlike", 16/6 için "kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe" iddiası açıkça kurulur. Aynı olguları farklı hukuki başlıklara oturtmak sonucu değiştirir.

Toplum güvenliği değerlendirmesini de karşılayın

16/6 ve 16/A'da savcılık ayrıca tehlike değerlendirmesi yapar. Sabit ikamet, aile desteği, tedavinin sürdürüleceği kurum, hükümlünün fiilî durumu gibi somut bilgiler dilekçeye eklenir. Bu bölüm boş bırakılırsa rapor olumlu olsa bile talep sonuçsuz kalabilir.

Ret hâlinde infaz hâkimliğine gidin

Savcılığın infaza ilişkin işlemleri infaz hâkimliği denetimine tabidir; kanun, geri bırakmanın yükümlülük ihlali nedeniyle kaldırılması bakımından bu yolu açıkça yazar. Ret kararı aldıysanız süreyi geçirmeden başvurun; sağlık durumu ağırlaşırsa yeni raporla talep yenilenebilir.

Erteleme mümkün görünmüyorsa dosyada başka seçenekler de tartışılabilir. Cezanın kalan kısmının kurum dışında infazı için denetimli serbestlik, kurum içi koşulların hafifletilmesi için açık ceza infaz kurumuna ayrılma ayrı ve çoğu zaman daha ulaşılabilir yollardır. Sağlık durumu bu iki başlıkta da dikkate alınan bir ölçüttür.

Sık sorulan sorular

İnfazın ertelenmesi için hangi rapor gerekiyor?

5275 sayılı Kanun m. 16/3 belgeyi tanımlar: Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor. Karar bu rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Tek hekim raporu, poliklinik epikrizi veya özel hastane belgesi bu tanıma girmez; ancak başvuruya dayanak oluşturacak ek belge olarak sunulabilir.

Ağır hasta olmam infazın ertelenmesi için tek başına yeter mi?

Hayır. Kanunun kuralı, diğer hastalıklarda cezanın infazına resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilmesidir. Geri bırakma, hapis cezasının infazının mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil etmesi hâlinde gündeme gelir. Ayrı bir yol olan m. 16/6'da ise ağır hastalık veya engellilik nedeniyle kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmama koşulları birlikte aranır.

Erteleme talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Savcılığın infaza ilişkin işlemleri infaz hâkimliğinin denetimine tabidir; ret kararına karşı bu yola başvurulur. Kanun ayrıca, geri bırakma kararının yükümlülüklere aykırılık nedeniyle kaldırılması hâlinde infaz hâkimliğine başvurulabileceğini açıkça düzenler. Sağlık durumu sonradan ağırlaşırsa, yeni bir sağlık kurulu raporuyla talebin yenilenmesi de mümkündür.

Gebelik nedeniyle erteleme her kadın hükümlü için geçerli mi?

Kural olarak infaz, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınlar hakkında geri bırakılır. Ancak m. 16/5 bir istisna getirir: kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar bu hükümden yararlanamaz. Bu kişilerin cezasının ilgili kısmı, kurumlarda kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.

Erteleme süresi cezamdan düşer mi?

Kanun, geçen sürenin cezaevinde geçmiş sayılacağını yalnızca akıl hastalığına ilişkin birinci fıkra bakımından açıkça düzenler; orada hükümlü Türk Ceza Kanunu m. 57'deki sağlık kurumunda koruma ve tedavi altındadır. Diğer hâllerde geri bırakma, cezanın ortadan kalkması değil infazın durmasıdır. Erteleme sona erdiğinde ceza kaldığı yerden infaz edilir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Denetimli serbestlik

Cezanın son bölümünün kurum dışında infazı: koşulları, başvuru zamanı ve ihlalin sonuçları.

Yazıyı oku

Açık cezaevine ayrılma

Doğrudan açık kuruma alınma ve kapalıdan açığa geçiş: aranan şartlar ve idare ve gözlem kurulu kararı.

Yazıyı oku

Tüm çalışma alanları

Soruşturmadan infaza kadar hangi konularda destek verildiğini gösteren hizmet sayfaları.

Sayfaya git

Dosyanızı konuşalım

Hangi fıkraya dayanılacağı, hangi raporun toplanacağı ve talebin hangi savcılığa verileceği dosyanın kendi koşullarına göre değişir. Cezanın türünü, süresini ve sağlık belgelerini birlikte gözden geçirip atılacak adımı netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp