Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

6284 ve aile içi şiddet

Tedbire Aykırılık ve Zorlama Hapsi

Hakkınızda uzaklaştırma veya başka bir önleyici tedbir kararı var ve "aykırı davrandığınız" iddia ediliyor. Bu yazı, aykırılığın karşılığı olan zorlama hapsinin ne olduğunu, sürelerin nasıl belirlendiğini, tekrar hâlinde neden ciddi biçimde arttığını ve savunmada hangi noktaların gerçekten işe yaradığını anlatır. Amaç, elinizdeki karar ve tutanağın karşılığını sakin kafayla görebilmeniz.

8 dakika okuma 6284 ve aile içi şiddet 6284 m. 13/1m. 13/2m. 13/3

Kısa cevap

Hakkında tedbir kararı verilen kişi kararın gereklerine aykırı hareket ederse — bu fiil ayrıca bir suç oluştursa bile — hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur 6284 m. 13/1. Aykırılığın her tekrarında süre on beş günden otuz güne kadardır; ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez m. 13/2. Süre, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre belirlenir. Kararlar Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir m. 13/3.

Zorlama hapsi bir ceza mı?

Hayır. Zorlama hapsi bir suçtan verilmiş mahkûmiyet değildir. Amacı cezalandırmak değil, kişiyi tedbir kararının gereğini yerine getirmeye zorlamaktır. Kararı ceza mahkemesi değil, tedbire karar veren aile mahkemesi hâkimi verir. Bu ayrımın somut sonuçları var:

  • Bir ceza mahkûmiyeti olmadığı için adli sicile mahkûmiyet olarak geçmez.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme gibi ceza hukukuna özgü kurumlar burada uygulanmaz.
  • Süre, kural olarak olduğu gibi infaz edilir; ceza infaz hukukundaki koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesapları bu hapse taşınmaz.

Ancak isim yanıltmasın. Zorlama hapsi fiilen ceza infaz kurumunda geçirilen bir hürriyet kısıtlamasıdır. "Ceza değil" cümlesi teknik bir tespittir; kapının kapanmadığı anlamına gelmez. Bu yüzden aykırılık iddiası bir yazışma meselesi gibi görülmemelidir.

Hangi davranış "aykırılık" sayılır?

Ölçü, sizin hakkınızda verilen kararın metnidir. 6284 sayılı Kanun tek tip bir yasak koymaz; hâkim veya mülki amir, somut duruma göre farklı yükümlülükler belirler. Uygulamada en çok karşılaşılanlar şunlardır: korunan kişiye ve yakınlarına şiddet tehdidi içeren söz ve davranıştan kaçınma, ortak konuttan uzaklaştırma, korunan kişinin bulunduğu konut, okul ve iş yerine yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, varsa silahın kolluğa teslimi.

Bir davranışın aykırılık sayılabilmesi için, ihlal edildiği söylenen yükümlülüğün kararda gerçekten yazılı olması gerekir. "Yaklaşmama" yükümlülüğü varsa mesaj atmak tek başına o bendin ihlali olmayabilir; "iletişim kurmama" yükümlülüğü varsa üçüncü bir kişi üzerinden gönderilen haber de tartışma konusu olur. Karar metnini kelimesi kelimesine okumak, savunmanın ilk adımıdır.

Sosyal medya, bu başlıkta en çok soru gelen alandır. Doğrudan mesaj, yorum, etiketleme ve takip isteği; kararda iletişim yasağı varsa aykırılık olarak değerlendirilebilir. Ayrıntılı anlatım için 6284 tedbir kararı ve uzaklaştırma yazısına bakabilirsiniz.

Süre ne kadar, tekrar hâlinde nasıl artar?

Kanun iki kademe kurar ve bir de üst sınır koyar.

İlk aykırılık: üç günden on güne kadar

6284 m. 13/1, tedbir kararının gereklerine aykırı hareket eden kişinin, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulacağını söyler. Hüküm ayrıca, fiil bir suç oluştursa bile bu yaptırımın uygulanacağını belirtir.

Her tekrarda: on beş günden otuz güne kadar

m. 13/2 uyarınca aykırılığın her tekrarında süre on beş günden otuz güne kadardır. Yani ikinci aykırılıkta alt sınır, ilk aykırılığın üst sınırının üzerine çıkar. Aradaki fark, iddianın tek olay mı yoksa tekrar mı sayıldığını hayati bir soru hâline getirir.

Toplam üst sınır: altı ay

Aynı fıkra, zorlama hapsinin toplam süresinin altı ayı geçemeyeceğini düzenler. Bu, birbirini izleyen aykırılıklarda sürelerin sınırsız birikmesini önleyen bir tavandır.

Süreyi belirleyen iki ölçüt

Kanun hâkime "ihlal edilen tedbirin niteliği" ve "aykırılığın ağırlığı" ölçütlerini verir. Bu iki ölçüt savunmanın alanıdır: tek bir telefon araması ile konuta gitme aynı ağırlıkta değildir. Alt sınırdan uzaklaşan bir sürenin gerekçelendirilmesi gerekir.

Kararı kim verir, nasıl itiraz edilir?

Süreç genellikle şöyle işler: korunan kişinin bildirimi veya kolluğun tespiti üzerine bir tutanak düzenlenir, evrak aile mahkemesine gönderilir, hâkim aykırılık iddiasını değerlendirir. Kararlar çoğu zaman evrak üzerinden verilir. Bu nedenle sizin tarafınızın dosyaya yazılı olarak ve belgeyle girmesi büyük önem taşır; duruşmada anlatma fırsatı her dosyada doğmaz.

İnfaz aşaması ceza mahkemesinden değil, 6284 m. 13/3 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığından yürür. Kararlar ayrıca Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir.

İtiraz yolu açıktır. 6284 m. 9, bu Kanun kapsamında verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebileceğini düzenler. İnceleme evrak üzerinden yapılır ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. Bu yüzden itiraz dilekçesi tek atıştır: bütün belgeler, tanık bilgileri ve teknik veriler dilekçeyle birlikte sunulmalıdır.

İki hafta çabuk geçer

Süre, kararın size tefhim veya tebliğ edildiği tarihten işler. Dilekçede yalnızca esasa ilişkin itirazlarınızı değil, infazın durdurulması talebinizi de açıkça yazın. Tutanak, mesaj dökümü ve arama kayıtları gibi delilleri sonradan değil, ilk dilekçede sunun.

Savunmada nelere bakılır?

Zorlama hapsi istemlerinde savunma, çoğu zaman aynı birkaç noktada yoğunlaşır. Dosyanız açıldığında sırayla kontrol edilecekler şunlardır:

  • Tedbir kararı o tarihte yürürlükte miydi? Tedbirler süreli verilir. Süresi dolmuş bir kararın "ihlali" olmaz. Karardaki başlangıç ve bitiş tarihleri ile tutanaktaki tarih karşılaştırılır.
  • İhlal edildiği söylenen yükümlülük kararda var mı? Kolluk tutanağında geçen ifade ile karar metnindeki bent örtüşmüyorsa, ortada aykırılık değil bir eşleştirme hatası vardır.
  • Aykırılık somut olarak ortaya konuyor mu? Tarih, saat, yer ve davranış belirli mi? Arama ve mesaj iddiası varsa HTS kayıtları, ekran görüntüleri ve kamera görüntüleri dosyaya getirilebilir. Soyut bir beyan ile doğrulanabilir bir tespit aynı şey değildir.
  • İhtar ve tebligat. 6284 m. 8/5, tedbir kararının tefhim ve tebliğ işlemlerinde, aykırılık hâlinde zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarının yapılmasını öngörür. Buna karşılık m. 10, tefhim veya tebliğ edilmemenin kararın uygulanmasına engel olmadığını söyler. Bu iki hüküm birlikte tartışılır; kararın size fiilen ulaşıp ulaşmadığı ve ihtarın yapılıp yapılmadığı dosyada gösterilmelidir.
  • Davranış iradi miydi? Aynı sokakta oturmak, çocuğun okul çıkışında zorunlu karşılaşma, ortak bir cenaze veya acil sağlık durumu gibi hâller, kaçınılabilir bir aykırılıkla aynı kefeye konulmamalıdır.
  • Aynı olay birden çok kez mi sayılıyor? Tek bir olayın parçalarının ayrı aykırılıklar gibi işlenmesi, sürenin tekrar kademesine kaymasına yol açar. Bu ayrım açıkça tartışılmalıdır.

"Kendisi aradı", "barıştık", "eve o çağırdı" savunmaları

Bu, en sık gelen sorulardan biri. Net olalım: tedbir kararı korunan kişinin rızasıyla kendiliğinden ortadan kalkmaz. Karar bir mahkeme kararıdır ve yalnızca yetkili merci tarafından kaldırılabilir ya da değiştirilebilir. Barışma, birlikte yaşamaya devam etme veya davetle eve gitme, kararın yürürlükte olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bununla birlikte bu olgular anlamsız da değildir. Kanun süreyi belirlerken "aykırılığın ağırlığı" ölçütünü kullanır. İletişimi kimin başlattığı, içeriğin niteliği ve tarafların fiilî durumu, bu değerlendirmeye girer. Doğru yol şudur: fiilî durumu kararın üstüne çıkarmaya çalışmak yerine, kararın kaldırılması veya değiştirilmesi için usulünce talepte bulunmak. Bu talep yapılmadan devam edilen her temas, ilerideki bir tekrar iddiasının zeminini hazırlar.

Aynı davranış ayrıca suç oluşturursa ne olur?

6284 m. 13/1, zorlama hapsinin fiil bir suç oluştursa bile uygulanacağını açıkça söyler. Yani iki ayrı süreç aynı anda yürüyebilir: aile mahkemesinde aykırılık ve zorlama hapsi, Cumhuriyet başsavcılığında ise suç soruşturması.

Uygulamada aynı davranış duruma göre tehdit TCK m. 106, hakaret m. 125, kasten yaralama m. 86 veya ısrarlı takip m. 123/A kapsamında da değerlendirilebilir. Bunların soruşturması, tedbir dosyasından bağımsız ilerler ve kendi savunma stratejisini gerektirir. Zorlama hapsine ilişkin dosyada verilen ifadelerin ceza soruşturmasında da okunacağını baştan hesaba katmak gerekir.

Bu nedenle aykırılık iddiasına verilecek yazılı cevabın, yalnızca o dosyayı değil olası ceza dosyasını da gözeterek hazırlanması gerekir. Aile içi şiddet iddialarında sürecin bütününe ilişkin anlatım için aile içi şiddet ve 6284 avukatlık hizmeti sayfasına bakabilirsiniz.

Sık merak edilenler

Sık sorulan sorular

Zorlama hapsi en fazla ne kadar olabilir?

İlk aykırılıkta üç günden on güne kadardır. Aykırılığın her tekrarında on beş günden otuz güne kadar verilir. Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez. Süre, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre belirlenir; bu iki ölçüt savunmanın esas alanıdır.

Zorlama hapsi adli sicilime işler mi?

Zorlama hapsi bir ceza mahkûmiyeti değildir; tedbir kararının gereğini yerine getirmeye zorlayan bir yaptırımdır. Bu nedenle adli sicile mahkûmiyet olarak geçmez. Buna karşılık aynı davranış ayrıca bir suç oluşturuyorsa, o suçtan yürütülecek soruşturma ve mahkûmiyet ayrı bir konudur ve kendi sonuçlarını doğurur.

Zorlama hapsi kararına itiraz edebilir miyim?

Evet. 6284 sayılı Kanun'un 9. maddesi, bu Kanun kapsamında verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebileceğini düzenler. İnceleme evrak üzerinden yapılır ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. Bu nedenle tüm belge ve delillerin ilk dilekçeyle birlikte sunulması gerekir.

Tedbir kararı bana tebliğ edilmedi, yine de zorlama hapsi verilir mi?

6284 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre kararın tefhim veya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel değildir. Bu nedenle haberim yoktu savunması tek başına sonuç doğurmayabilir. Buna karşılık aynı Kanun'un 8. maddesi, tefhim ve tebliğ sırasında zorlama hapsi ihtarının yapılmasını öngörür. Kararın size fiilen ulaşıp ulaşmadığı ve ihtarın yapılıp yapılmadığı dosyada tartışılması gereken noktalardır.

Zorlama hapsinde erteleme veya denetimli serbestlik olur mu?

Zorlama hapsi bir ceza olmadığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme gibi kurumlar burada uygulanmaz. Süre kural olarak olduğu gibi infaz edilir ve kararlar Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir. Bu yüzden asıl mücadele, karar verilmeden önce dosyaya doğru savunmayı koymak ve süresinde itiraz etmektir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Aile içi şiddet ve 6284

Hizmet sayfası: tedbir kararı süreci, aykırılık istemlerine savunma ve TCK m. 232 kötü muamele iddiaları.

Sayfaya git

6284 tedbir kararı ve uzaklaştırma

Kararın nasıl alındığı, hangi yükümlülüklerin konulabildiği, süresi ve kaldırılması için izlenecek yol.

Yazıyı oku

Israrlı takip

Aynı davranışın ayrıca suç sayıldığı hâller: ısrarlı takip iddiasında unsurlar ve savunma.

Sayfaya git

Dosyanızı konuşalım

Aykırılık iddiasının dayandığı tutanak, kararın hangi yükümlülüğü içerdiği ve iki haftalık itiraz süresinin nerede durduğu belgelerden okunur. Kararı ve tutanağı birlikte inceleyip atılacak adımı netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp