Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Taksir ve trafik

Trafik Kazasında Taksirle Öldürme

Bir trafik kazasında insan öldüyse dosya artık bir sigorta meselesi değildir; ceza soruşturması başlar. Bu yazı TCK m. 85'in ne dediğini, kusur oranının cezayı nasıl belirlediğini, bilinçli taksirin neyi değiştirdiğini ve uzlaştırmanın neden bu suçta işlemediğini anlatıyor.

9 dakika okuma Taksir ve trafik m. 85/2TCK m. 22/4TCK m. 85

Taksirle öldürme tam olarak ne demek?

Kanun taksiri şöyle tanımlıyor: dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi (TCK m. 22/2). Yani sürücü ölümü istememiştir, ölümün olacağını da düşünmemiştir; ama uyması gereken bir kurala uymamış ve bu yüzden biri ölmüştür.

Buradaki kilit kavram dikkat ve özen yükümlülüğüdür. Trafikte bu yükümlülüğün içeriğini büyük ölçüde Karayolları Trafik Kanunu ve yönetmelikleri doldurur: hız sınırı, geçiş üstünlüğü, şerit ihlali, takip mesafesi, yaya geçidi, dönüş kuralları. Soruşturmanın teknik omurgası da budur. Kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi, kamera kayıtları, araç hasar durumu ve varsa takograf ya da araç içi kayıt verisi bir araya getirilir; sonra bilirkişi bu verilerden hangi kuralın kim tarafından ihlal edildiğini çıkarır.

Önemli bir ayrım: taksirle öldürme, kasten öldürmenin hafif hâli değildir. İki suç farklı manevi unsurlara dayanır ve farklı maddelerde düzenlenmiştir. Kastın varlığı tartışılıyorsa dosya bambaşka bir yere gider; bu ayrımın nerede durduğunu kasten öldürme ve taksirle öldürme sayfalarında ayrıca ele alıyoruz.

Taksir ile bilinçli taksir arasındaki fark cezayı ne kadar değiştirir?

TCK m. 22/3 nettir: kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

Fark, "öngörme"dedir. Basit taksirde sürücü neticeyi hiç öngörmemiştir. Bilinçli taksirde ise sonucu öngörmüş, ama "bana bir şey olmaz, sıyırırım" diyerek yine de o davranışı sürdürmüştür. Uygulamada bilinçli taksir tartışması en çok şu durumlarda çıkar: yüksek alkol düzeyiyle direksiyona geçmek, kırmızı ışıkta yüksek hızla geçmek, ölümcül düzeyde hız yapmak, dönüşü olmayan yerden ters yöne girmek, ehliyetsiz ve alkollüyken araç kullanmak.

Artırım küçük değildir. Alt sınırdan kurulan iki yıllık bir cezaya bilinçli taksir eklendiğinde ceza sekiz aydan bir yıla kadar artar. Bu artış, sonradan tartışılacak olan erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihtimallerini de doğrudan etkiler. Bu yüzden savunmanın ilk teknik hedeflerinden biri, dosyada bilinçli taksirin somut karşılığı olup olmadığını göstermektir.

Sık yapılan hata

"Nasılsa kaza, kastım yoktu" diyerek ilk ifadeyi hazırlıksız vermek. Kolluk ifadesinde hız, alkol, dikkat dağınıklığı veya görüş mesafesi hakkında söylenen tek bir cümle, sonradan bilinçli taksirin dayanağı hâline gelebilir. İfade öncesi hazırlık için ifade ve sorgu sayfasına bakın.

Kusur oranı cezayı nasıl belirliyor?

TCK m. 22/4: taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir. Bu cümle, taksirli suçların en ayırt edici kuralıdır. Kasten işlenen suçlarda ceza fiilin ağırlığına göre belirlenirken, burada doğrudan kusurun derecesi temel alınır.

Pratikte bu şu anlama gelir: iki yıl ile altı yıl arasındaki aralıkta hâkimin nerede duracağını en çok kusur belirler. Tam kusurlu bir sürücü ile yüzde yirmi kusurlu bir sürücü aynı maddeden yargılanır ama aynı cezayı almaz.

TCK m. 22/5 ise birden fazla kişinin taksirinin bir araya geldiği hâlleri düzenler: birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir. Yani ölen kişinin de kusuru varsa bu, sürücünün kusurunu mekanik olarak sıfırlamaz; ancak sürücüye düşen kusur payını küçültür ve cezayı aşağı çeker. Yaya kusuru, diğer sürücünün kusuru, yol yapım eksikliği veya işaretleme hatası gibi etkenler bu dağılımda ayrı ayrı değerlendirilir.

Kusur dağılımı bilirkişi raporuyla belirlendiği için, raporun teknik olarak denetlenmesi savunmanın merkezindedir. Rapordaki hız hesabının, fren izinin, çarpma açısının veya görüş mesafesinin nasıl kurulduğu tartışılabilir. Bunun usulünü ayrı bir yazıda anlattık: kusur oranı ve bilirkişi raporuna itiraz.

Trafik kazasında ölüm varsa uzlaşma yapılabilir mi?

Hayır. Uzlaştırma kapsamına giren suçlar CMK m. 253'te tek tek sayılmıştır. Bu listede taksirle yaralama (TCK m. 89) vardır; taksirle öldürme (m. 85) yoktur. Ayrıca taksirle öldürme şikâyete bağlı bir suç da değildir. Dolayısıyla ailenin "şikâyetçi değiliz" demesi soruşturmayı sona erdirmez, davayı düşürmez.

Bu, tarafların anlaşmasının hiçbir işe yaramadığı anlamına gelmez. Maddi ve manevi zararın giderilmesi, ceza davasında iki ayrı yerde karşımıza çıkar. Birincisi TCK m. 51/2: hapis cezasının ertelenmesi, zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi koşuluna bağlanabilir. İkincisi CMK m. 231/6-c: hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmiş olması aranır.

Bir noktaya dikkat: kazada ölüm ve yaralanma birlikte varsa dosya bütün olarak m. 85/2 kapsamına girebilir. Uzlaştırmaya elverişli bir suçun, elverişli olmayan bir başka suçla aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağını CMK m. 253/3 ayrıca söyler. Kimin mağdur, kimin suçtan zarar gören sayıldığı bu değerlendirmede belirleyicidir.

Ceza ertelenir mi, ehliyet geri alınır mı?

Sonuç garantisi verilemez; ama kanunun çizdiği çerçeve bellidir.

Hapis cezasının ertelenmesi

TCK m. 51/1: iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bunun için daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm olunmamış olması ve mahkemede yeniden suç işlenmeyeceği kanaatinin oluşması gerekir. Ertelenen hükümlü için bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

CMK m. 231/5: hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve zararın tamamen giderilmesi aranır (m. 231/6). Karar verilirse sanık beş yıl denetim süresine tâbi tutulur (m. 231/8).

Sürücü belgesinin geri alınması

TCK m. 53/6: trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Bunların dışında TCK m. 22/6 özel bir hâl düzenler: taksirli hareket sonucu doğan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez. Bilinçli taksir hâlinde ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir. Kendi çocuğunun ya da eşinin öldüğü kazalarda gündeme gelen hüküm budur.

Alkol, hız veya ehliyetsizlik varsa ne değişir?

Bu unsurlar iki ayrı sonuç doğurur. Birincisi, dosyada bilinçli taksir tartışmasını güçlendirir ve kusuru ağırlaştırır. İkincisi, ayrı bir suç veya ayrı bir idari yaptırım olarak yanına eklenir.

Alkol tarafında ölçü nettir: 2918 sayılı Kanun m. 48/7 uyarınca hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. 1.00 promilin üzerinde alkol tespit edilirse TCK m. 179/3 ayrıca devreye girer (2918 m. 48/6). Ayrıntı için alkollü araç kullanma: ceza ve ehliyet yazısına bakabilirsiniz.

Ayrıca 2918 m. 48/3 şunu emreder: kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı bir trafik kazasına karışması hâlinde alkol ve madde muayenesine tabi tutulması zorunludur. Ölçüme itiraz eden veya izin vermeyen sürücüler adli tıp kurumuna, adli tabipliğe ya da Sağlık Bakanlığına bağlı bir sağlık kuruluşuna götürülür ve kan, tükürük veya idrar örneği alınır.

Dosya hangi mahkemede görülür ve ilk günlerde ne yapılmalı?

Görev, cezanın üst sınırına göre belirlenir. 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca ağır ceza mahkemeleri, on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar. Tek ölümlü ve m. 85/1 kapsamındaki bir dosyada üst sınır altı yıl olduğu için görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Birden fazla ölüm ya da ölümle birlikte yaralanma varsa üst sınır onbeş yıla çıktığından dosya ağır ceza mahkemesinde görülür.

İlk günlerde yapılması gerekenler kısa bir listeye sığar:

  • Olay yeri kayıtlarını kaybettirmeyin. Kavşak kameraları, iş yeri kameraları ve araç kameraları çoğu zaman kısa sürede üzerine yazılır. Bu kayıtların savcılık tarafından derhâl istenmesi için dilekçe verilmesi gerekir.
  • Kaza tespit tutanağını okuyun. Tutanaktaki kroki, çarpma noktası ve ilk tespitler, sonradan hazırlanacak bilirkişi raporunun girdisidir. Yanlış bir tespit erken düzeltilmezse rapora aynen taşınır.
  • Sağlık kayıtlarını toplayın. Otopsi raporu, adli muayene raporu ve hastane kayıtları ölüm nedeni ile kaza arasındaki nedensellik bağını kurar.
  • İfadeye hazırlıksız gitmeyin. Kolluk ifadesi dosyanın etrafında şekilleneceği ilk metindir.
  • Tutuklama ihtimalini göz ardı etmeyin. Özellikle alkol, kaçma veya birden fazla ölüm varsa sevk gündeme gelebilir. Bu ihtimalde tutuklama ve itiraz sayfası işinize yarar.

Ölen kişinin yakınıysanız süreç sizin için de teknik bir dosyadır. Katılan sıfatıyla dosyaya girmek, bilirkişi raporuna itiraz etmek ve delil toplanmasını istemek mümkündür. Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m. 173/1).

Sık sorulan sorular

Trafik kazasında ölüm varsa kesin hapis yatılır mı?

Hayır, otomatik bir sonuç yoktur. Ceza iki yıldan altı yıla kadar hapistir ve failin kusuruna göre belirlenir. Ceza iki yıl veya daha az kalırsa erteleme ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelebilir; bunlar kanuni koşullara ve mahkemenin takdirine bağlıdır. Bilinçli taksir kabul edilirse ceza üçte birden yarısına kadar artacağı için bu ihtimaller daralır.

Aile şikâyetinden vazgeçerse dava düşer mi?

Düşmez. Taksirle öldürme şikâyete bağlı bir suç değildir ve uzlaştırma kapsamında sayılan suçlar arasında yer almaz. Ailenin şikâyetçi olmaması kamu davasını sona erdirmez. Buna karşılık zararın giderilmiş olması, hapis cezasının ertelenmesinde ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında kanunen aranan bir koşul olarak önem taşır.

Kusur oranım düşükse ceza almam mümkün mü?

Kusurunuz varsa ceza gündeme gelir; oran cezanın miktarını belirler. Kanun, birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkesin kendi kusurundan sorumlu olacağını ve her failin cezasının kusuruna göre ayrı ayrı belirleneceğini söyler. Hiç kusurunuz olmadığı sonucuna varılırsa ceza sorumluluğu doğmaz. Bu nedenle kusur dağılımını belirleyen bilirkişi raporu dosyanın en kritik belgesidir.

Bilinçli taksir nasıl kabul ediliyor?

Failin neticeyi öngörmüş olması ama yine de istememesi aranır. Mahkeme bunu somut verilerden çıkarır: alkol düzeyi, hız, kırmızı ışık ihlali, ters yöne giriş, ehliyetsizlik gibi unsurlar birlikte değerlendirilir. Tek başına bir kural ihlali her zaman bilinçli taksir anlamına gelmez; öngörünün dosyada gösterilmesi gerekir. Bu nedenle savunmada tartışılabilecek bir konudur.

Ehliyetime el konur mu, ne kadar süreyle?

Mahkûmiyet hâlinde mahkeme, trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınmasına karar verebilir. Bu bir zorunluluk değil takdir yetkisidir. Süre, hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. Alkol nedeniyle uygulanan idari geri alma süreleri bundan ayrıdır.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Taksirle öldürme avukatı

Taksirle öldürme dosyalarında savunma ve müşteki vekilliği: kusur, nedensellik ve delil.

Sayfaya git

İfade ve sorgu

Kolluk ifadesine hazırlık, susma hakkı ve tutanağın nasıl okunacağı.

Sayfaya git

Tutuklama ve itiraz

Ölümlü kazalarda sevk gündeme gelirse: tutuklama nedenleri, adli kontrol ve itiraz.

Sayfaya git

Kusur oranı ve bilirkişi raporuna itiraz

Rapora nasıl itiraz edilir, yeni bilirkişi nasıl istenir, uzman mütalaası ne işe yarar.

Yazıyı oku

Alkollü araç kullanma: ceza ve ehliyet

Promil sınırları, idari para cezası, ehliyetin geri alınması ve TCK 179 ayrımı.

Yazıyı oku

Tüm çalışma alanları

Dosyanızın konusu farklıysa doğrudan ilgili suç sayfasına gidebilirsiniz.

Sayfaya git

Dosyanızı konuşalım

Elinizde bir kaza tespit tutanağı, bir bilirkişi raporu ya da sadece bir ifade davetiyesi olabilir. Kusur dağılımının nasıl kurulduğunu ve hangi itirazın hangi sürede yapılması gerektiğini birlikte netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp