Uyuşturucu ticareti avukatı
Ticaret isnadının unsurları, kullanma ile ticaret ayrımı ve savunma stratejisi.
İnceleUyuşturucu suçları
Dosyanızda "iletişimin denetlenmesi" yazan bir klasör varsa, konuşmalarınız kayda alınmış olabilir. Telefon dinleme her dosyada yapılamaz; kanun bunu belirli suçlara, belirli bir karara ve belirli bir süreye bağlamıştır. Bu yazıda dinlemenin şartlarını, süresini ve kurala aykırı yapıldığında ne olduğunu anlatıyorum.
CMK m. 135 dinlemeyi keyfî bir soruşturma aracı olarak görmez. Kanun üç şeyi birlikte arar.
Birincisi, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunmalıdır. Soyut ihbar, isim geçmesi, "istihbari bilgi" tek başına yetmez. İkincisi, başka suretle delil elde etme imkânının bulunmaması gerekir. Yani dinleme son çaredir; klasik yöntemlerle delil toplanabiliyorsa bu tedbire başvurulamaz. Üçüncüsü, suçun katalogda sayılmış olması gerekir.
Uygulamada en çok tartışılan nokta ikincisidir. Savcılık talebinde ve hâkim kararında bu iki şartın neden gerçekleştiği somut olarak yazılmış mı, savunmanın ilk bakacağı yer burasıdır.
"Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir." — CMK m. 135/1
Kısmen. CMK m. 135'in sekizinci fıkrası, dinleme ve kayda almanın hangi suçlarda uygulanabileceğini tek tek sayar. Bu listede uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m. 188) vardır. Yani ticaret iddiasıyla yürüyen bir soruşturmada dinleme hukuken mümkündür.
Buna karşılık kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçu bu listede sayılmamıştır. Dolayısıyla dosya sadece kullanma iddiasına dayanıyorsa, bu suçtan hareketle dinleme kararı verilemez.
Bu ayrım pratikte çok önemlidir. Bazı dosyalarda kişi başlangıçta kullanıcı olarak görülür, sonra "ticaret" nitelendirmesi eklenerek dinleme yolu açılır. Nitelendirmenin dosyadaki somut delillerle gerçekten örtüşüp örtüşmediği ayrıca tartışılmalıdır. Uyuşturucu ticareti isnadının unsurlarını ayrıntılı olarak uyuşturucu ticareti avukatı sayfasında anlattım.
Kural, kararın hâkim tarafından verilmesidir. Sadece gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir. Ancak savcı bu kararını derhâl hâkimin onayına sunmak zorundadır ve hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Süre dolarsa ya da hâkim aksine karar verirse tedbir savcı tarafından derhâl kaldırılır.
Ayrıca talepte bulunulurken, tedbir uygulanacak hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösteren belge veya rapor eklenmelidir. Kararın içeriği de kanunda belirlenmiştir: yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya bağlantıyı tespite imkân veren kod, tedbirin türü, kapsamı ve süresi kararda yazmak zorundadır.
Bir başka sınır da şudur: şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişim kayda alınamaz. Kayıt yapıldıktan sonra bu durum anlaşılırsa alınan kayıtlar derhâl yok edilir. Müdafi ile yapılan görüşmeler bu korumanın merkezindedir.
Süre kanunla sınırlanmıştır ve sınırsız uzatma yoktur.
Örgüt nitelemesi olmayan sıradan bir ticaret dosyasında, üçüncü basamaktaki ek uzatmanın hukuki dayanağı yoktur. Dosyada aylarca süren bir dinleme varsa, her uzatma kararının ayrı ayrı gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği ve örgüt şartının gerçekten karşılanıp karşılanmadığı kontrol edilmelidir.
Şüphelinin yakalanabilmesi için mobil telefonun yerinin tespiti de ayrı düzenlenmiştir; o tedbir de en çok iki ay için yapılabilir ve bir ay daha uzatılabilir.
Dosyalarda sık karıştırılan iki kavram var.
Dinleme ve kayda alma, konuşmanın içeriğine ulaşmaktır. Kanunun katalog listesi bu tedbir için getirilmiştir.
İletişimin tespiti ise içerik değildir: kimin kiminle, ne zaman, ne kadar süreyle görüştüğüne dair kayıtlardır. Bu tedbir CMK m. 135'in altıncı fıkrasında ayrıca düzenlenmiştir. Soruşturma aşamasında hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme kararıyla yapılır. Savcının kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Süre dolar ya da hâkim aksine karar verirse kayıtlar derhâl imha edilir.
Bu ayrım savunmada işe yarar. Dosyanızda sadece görüşme dökümü varsa bu, konuşmalarınızın dinlendiği anlamına gelmez. Tersine, dosyada içerik deşifresi varsa arkasında usulüne uygun bir dinleme kararı bulunmak zorundadır.
CMK m. 138, "tesadüfen elde edilen deliller" başlığını taşır. Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında yürüyen soruşturmayla ilgisi olmayan bir delil elde edilirse, bu delilin akıbeti kanuna göre belirlenir. Dinleme sırasında duyulan her söz, otomatik olarak yeni bir dosyanın delili hâline gelmez.
Bu nedenle uyuşturucu dosyasında yapılan bir dinlemeden çıkan ve tamamen başka bir konuya ait konuşmanın nasıl kullanıldığı ayrıca denetlenmelidir.
Bu, dosyanın kaderini değiştirebilecek başlıktır. Türk hukukunda delil serbestisi vardır ama sınırsız değildir.
CMK m. 217/2 açıktır: yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Anayasa m. 38 de kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini söyler. CMK m. 230, hükmün gerekçesinde dosyadaki hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesini zorunlu tutar. Dahası CMK m. 289, hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanmasını hukuka kesin aykırılık hâli olarak sayar.
Buna CMK m. 135'in son fıkrasını da eklemek gerekir: bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz.
Pratik sonuç şudur: katalogda olmayan bir suçtan verilen, kararsız yapılan, süresi dolduğu hâlde sürdürülen, hâkim onayına sunulmayan ya da gerekçesiz verilmiş bir dinlemeye dayanan kayıt savunma tarafından tartışmaya açılır ve mahkemeden bu delilin hükme esas alınmaması istenir. Konunun genel çerçevesini hukuka aykırı delil yazısında ayrıntılı anlattım.
Tek başına yeterli değildir
Dinlemenin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmek, kendiliğinden beraat sonucunu doğurmaz. Mahkeme dosyadaki diğer delilleri ayrıca değerlendirir. Önemli olan, hukuka aykırı kaydın ve ondan türeyen delillerin dosyadan çıkarılması hâlinde geriye ne kaldığını göstermektir.
Bu altı başlık, dosyayı ilk aldığımda sırayla kontrol ettiğim listedir. Çoğu itiraz burada doğar.
CMK m. 135'in katalog listesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu sayılmıştır. Kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma suçu bu listede yer almaz. Dolayısıyla sadece kullanma iddiasına dayanan bir dosyada dinleme kararı verilmesi kanuna uygun olmaz. Dosyanızda dinleme varsa isnadın hangi suç olarak yazıldığını mutlaka kontrol ettirin.
Kural hâkim kararıdır. Savcı ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde karar verebilir ve bu kararı derhâl hâkimin onayına sunmak zorundadır. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Süre dolarsa veya hâkim aksine karar verirse tedbir derhâl kaldırılır. Onaya hiç sunulmamış ya da süresinde onaylanmamış bir dinleme, savunmada ilk tartışılacak konudur.
Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir ve bu süre bir ay daha uzatılabilir. Sadece örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda hâkim, bu sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere uzatmaya karar verebilir. Örgüt niteliği bulunmayan bir dosyada bu ek uzatmanın dayanağı yoktur.
CMK m. 135'e göre alınan karar ve yapılan işlemler tedbir süresince gizli tutulur. Tedbir bittikten sonra kayıtlar ve çözüm tutanakları soruşturma dosyasına girer. Soruşturma aşamasında dosyada kısıtlama kararı varsa erişim sınırlanabilir; iddianame kabul edildikten sonra dosya savunmaya açılır. Savunma yalnızca deşifre metniyle yetinmemeli, ses kayıtlarının kendisini de talep etmelidir.
Otomatik bir düşme sonucu doğmaz. Ancak hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil hükme esas alınamaz; CMK m. 217 suçun hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini söyler ve CMK m. 289 hükmün hukuka aykırı delile dayanmasını kesin aykırılık hâli sayar. Bu delil dosyadan çıkarıldığında geriye mahkûmiyete yetecek başka delil kalmıyorsa sonuç beraat yönünde değişebilir.
Ticaret isnadının unsurları, kullanma ile ticaret ayrımı ve savunma stratejisi.
İnceleDelil yasakları, zehirli ağacın meyvesi ve mahkemeden delilin dışlanmasını isteme.
İnceleTelefon ve bilgisayara el koyma, imaj alma ve dijital delilin güvenilirliği.
İnceleDosyanızda dinleme kaydı varsa, kararın tarihini ve süresini birlikte kontrol edelim. İlk görüşmede ne yapılabileceğini açıkça anlatırım.