Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Kasten yaralama

Yaralamada Uzlaştırma ve Şikâyetten Vazgeçme

Bir yaralama dosyasında karşı taraf "uzlaşalım" dediğinde ya da size uzlaştırmacı aradığında verdiğiniz cevap dosyanın kaderini değiştirir. Şikâyetten vazgeçmek ile uzlaşmak aynı şey değildir; sonuçları da aynı değildir. Aşağıda hangi fıkranın uzlaşmaya tabi olduğunu, vazgeçmenin ne anlama geldiğini ve tazminat hakkınıza ne olduğunu adım adım anlatıyorum.

8 dakika okuma Kasten yaralama

Yaralamanın hangi hâli uzlaşmaya tabi?

Cevap tek bir yerde yazıyor: Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi, uzlaştırma kapsamındaki suçları tek tek sayar. Yaralama bakımından listede şunlar var:

  • Kasten yaralama — TCK 86 (üçüncü fıkra hariç). Yani hem 86/1'deki yaralama hem de basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteki 86/2 uzlaştırmaya tabidir.
  • TCK 88kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi hâli de kapsamdadır.
  • Taksirle yaralama — TCK 89. Trafik kazaları ve iş kazalarındaki yaralamaların büyük bölümü buradadır.

Kanun "üçüncü fıkra hariç" dediği için TCK 86/3'teki nitelikli hâller uzlaştırma dışındadır. Bunlar üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı; kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı; kamu görevi nedeniyle; kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak; silahla veya canavarca hisle işlenen yaralamadır. Aile içi bir olayda ya da bir aletin devreye girdiği kavgada uzlaştırma bürosundan telefon beklemeyin.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamayı düzenleyen TCK 87 de 253. maddedeki listede yer almaz; bu nedenle o dosyalar da uzlaştırma dışında kalır. Fıkra ayrımının neden bu kadar önemli olduğunu kasten yaralama cezası yazısında anlatmıştım.

Sık kaçırılan kural

Uzlaştırma kapsamına giren bir suç, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK 253/3). Kavga sırasında hem yaraladığı hem de hakaret ettiği iddia edilen bir dosyada, hakaret uzlaştırma dışı olduğu için yaralama da uzlaştırmaya gönderilmez. Bu ayrıntı çok sayıda dosyada gözden kaçar.

Uzlaştırma nasıl işliyor?

Süreç savcılığın kararıyla başlar, sizin başvurunuzla değil. Savcı suçun uzlaşmaya tabi olduğunu ve dava açmaya yetecek şüphe bulunduğunu görürse dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir.

  1. Görevlendirme. Büro, Adalet Bakanlığı listesinden bir uzlaştırmacı görevlendirir. Uzlaştırmacılar hukuk fakültesi mezunları arasından seçilir.
  2. Teklif. Uzlaştırmacı hem şüpheliye hem mağdura teklifte bulunur ve uzlaşmanın ne olduğunu, kabul veya reddin sonuçlarını anlatır. Taraf reşit değilse teklif kanuni temsilcisine yapılır.
  3. Yedi gün. Teklif yapıldıktan sonra yedi gün içinde cevap vermezseniz reddetmiş sayılırsınız. Telefonu açmamak, "düşüneyim" deyip unutmak da rettir.
  4. Müzakere. Görüşmeler gizli yürütülür. Şüpheli, mağdur, kanuni temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Katılmaktan kaçınan taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
  5. Rapor. Uzlaştırmacı belgeler kendisine verildikten sonra en geç otuz gün içinde işlemleri bitirir; büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir. Anlaşma varsa neyin nasıl kararlaştırıldığı raporda ayrıntılı yazılır.
  6. Savcı denetimi. Savcı, uzlaşmanın tarafların özgür iradesine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu denetler.

Birden fazla mağdur varsa hepsinin kabulü gerekir; biri "hayır" derse uzlaştırma yürümez. Teklifin yapıldığı tarihten raporun büroya verildiği tarihe kadar dava zamanaşımı işlemez.

Görüşmede söyledikleriniz delil olmaz

CMK 253/20 açıktır: uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz. Buna karşılık teklifte bulunulması veya kabul edilmesi, delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerine engel değildir. Yani masaya oturmak "itiraf" anlamına gelmez, ama dosya da durmaz.

Uzlaşırsak dosya ne oluyor?

Bu, uzlaşmanın en çok merak edilen kısmıdır ve edimin nasıl yerine getirildiğine bağlıdır:

  • Edim peşin yerine getirilirse şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Dosya kapanır, dava açılmaz.
  • Edim ileri tarihe bırakılır, taksite bağlanır veya süreklilik gösterirse kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.
  • Uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse kamu davası açılır. Ayrıca uzlaşma raporu, İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesindeki ilam niteliğinde belgelerden sayılır; mağdur bu belgeyle icraya gidebilir.

Uzlaşma gerçekleşirse uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri Devlet Hazinesi tarafından karşılanır. Uzlaştırma bir kez sonuçsuz kalırsa aynı dosyada tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. Buna karşılık teklif reddedilmiş olsa bile taraflar, en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar uzlaştıklarını gösteren belgeyle savcıya başvurup uzlaştıklarını beyan edebilirler. Fikir değiştirdiyseniz kapı hâlâ açık olabilir; ancak bu, süresi olan bir kapıdır.

Şikâyetten vazgeçmek ile uzlaşmak aynı şey mi?

Hayır. İkisi farklı kurumdur ve karıştırılması pahalıya mal olur.

Şikâyetten vazgeçme yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda sonuç doğurur. Yaralamada bu, kural olarak TCK 86/2'deki hâldir; taksirle yaralamada ise TCK 89/5 uyarınca suç şikâyete bağlıdır, ancak birinci fıkra kapsamındaki yaralama hariç olmak üzere fiil bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz. TCK 86/1'de ve 86/3'te şikâyet şartı yoktur; 86/3 için kanun zaten "şikâyet aranmaksızın" der. Bu fıkralarda şikâyetinizi geri çekmeniz tek başına dosyayı kapatmaz.

Uzlaştırma ise suçun şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uygulanır. Bu yüzden 86/1'den yürüyen bir dosyada "şikâyetimden vazgeçiyorum" demek yeterli olmaz; usulüne uygun bir uzlaşma gerekir.

Şikâyete bağlı bir suçta suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür (TCK 73/4). İki nokta önemlidir: iştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK 73/5); buna karşılık kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK 73/6). Yani sanık "beraat istiyorum, düşme istemiyorum" diyebilir.

TCK m. 73/4 — Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

Vazgeçtim, geri alabilir miyim?

Pratikteki cevap: hayır. Kanunda şikâyetten vazgeçmeyi geri alma imkânı tanıyan bir hüküm bulunmuyor. Vazgeçme beyanı mahkemeye ulaşıp sanık da bunu kabul ettiğinde dava düşer; düşme kararı kesinleştikten sonra aynı fiil için yeniden şikâyetçi olup dosyayı canlandırmanız mümkün değildir.

İki uyarı daha var. Birincisi, hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan vazgeçme cezanın infazına engel olmaz (TCK 73/4). "Şimdi barıştık, cezayı kaldıralım" işlemez. İkincisi, şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı süreye tabidir: yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla, fiili ve failin kim olduğunu bildiğiniz ya da öğrendiğiniz günden başlar.

Bu yüzden karakolda ya da duruşma salonunda anlık bir duyguyla "şikâyetimden vazgeçiyorum" demeyin. O cümle tutanağa geçtikten sonra geri alınmaz.

Uzlaşırsam tazminat isteyebilir miyim?

Burada çoğu kişi zarar görüyor. Uzlaşma sağlandığında, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış dava varsa ondan feragat edilmiş sayılır (CMK 253/19). Yani uzlaşma bedeli, kural olarak o olaydan doğan zararınızın tamamının karşılığıdır.

Şikâyetten vazgeçmede ise durum biraz farklıdır. Kamu davasının düşmesi vazgeçmeden ileri gelmişse ve vazgeçtiğiniz sırada şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi ayrıca açıklamışsanız, artık hukuk mahkemesinde de dava açamazsınız (TCK 73/7). Şahsi haklarınızı ayrıca saklı tuttuysanız tazminat yolunuz kapanmaz.

Pratik sonuç şudur: vazgeçme veya uzlaşma metnine ne yazdığınız, kaç lira aldığınızdan daha önemli olabilir. Tedavi masrafları, iş göremezlik ve kalıcı sonuçlar henüz netleşmemişse imza atmadan önce hesabı yapmak gerekir. Uzlaştırma kurumunun genel işleyişini uzlaştırma sayfamızda ayrıntılı bulabilirsiniz.

Karar vermeden önce nelere bakılmalı?

Uzlaşma her dosyada iyi, her dosyada kötü değildir. Şüpheli tarafındaysanız uzlaşma sizi yargılamadan kurtarır; mağdur tarafındaysanız hızlı ve kesin bir sonuç verir, ama tazminat kapısını da kapatır.

Karar öncesi bakılması gerekenler: hastane veya adli tıp raporunda yaralanmanın "basit tıbbi müdahale ile giderilebilir" nitelikte olup olmadığı, olayda silah sayılabilecek bir aletin bulunup bulunmadığı, tarafların akrabalık ilişkisi, aynı olayda başka suç isnadı olup olmadığı ve şikâyet süresinin dolup dolmadığı. Bu beş başlık, dosyanın uzlaşmaya tabi olup olmadığını ve vazgeçmenin işe yarayıp yaramayacağını belirler.

Sık sorulan sorular

Basit yaralamada şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?

Kasten yaralama fiilinin etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse suç şikâyete bağlıdır (TCK 86/2). Şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür. Ancak vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez; sanık beraat istiyorsa yargılama sürebilir. Hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz.

Silahla yaralamada uzlaşma olur mu?

Hayır. CMK 253, kasten yaralamayı uzlaştırma kapsamına alırken TCK 86'nın üçüncü fıkrasını açıkça dışarıda bırakmıştır. Silahla işlenen yaralama bu fıkrada düzenlendiği için uzlaştırma yoluna gidilemez ve bu hâlde şikâyet de aranmaz. Aynı şey eşe, boşanılan eşe, kardeşe, üstsoya veya altsoya karşı işlenen yaralama için de geçerlidir.

Uzlaşma teklifini reddettim, sonradan uzlaşabilir miyim?

Mümkün olabilir. Uzlaşma teklifi reddedilmiş olsa bile şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören, uzlaştıklarını gösteren belgeyle en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler. Buna karşılık uzlaştırma bir kez yürütülüp sonuçsuz kalmışsa, aynı dosyada tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.

Uzlaştım ama tedavi masraflarım sonradan arttı, dava açabilir miyim?

Kanun burada bir istisna tanımıştır. Uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; ancak uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar bu yasağın dışındadır. Yani gerçekten sonradan doğan ve uzlaşma sırasında bilinmesi mümkün olmayan zararlar için talep hakkınız devam eder. Sınırın nerede olduğu somut belgelere bağlıdır.

Uzlaştırma görüşmesinde konuştuklarım aleyhime kullanılır mı?

Hayır. Uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülür ve müzakereler sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturma, kovuşturma ya da davada delil olarak kullanılamaz. Ancak uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi, suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir. Görüşmeye müdafi veya vekilinizle katılabilirsiniz.

İlgili sayfalar

Kasten yaralama avukatı

Yaralama dosyalarında savunma ve müşteki vekilliği: fıkra tayini, rapor itirazı, uzlaşma stratejisi.

Sayfaya git

Uzlaştırma ve ceza hukuku

Uzlaştırma kapsamındaki suçlar, teklif usulü, edim türleri ve uzlaşmanın dosyaya etkisi.

Sayfaya git

Kasten yaralama cezası

Hangi fıkra hangi durumda uygulanır, basit tıbbi müdahale ne demek, nitelikli hâller nelerdir?

Yazıyı oku

Uzlaşmayı kabul etmeli miyim?

Şüpheli ve mağdur açısından uzlaşmanın avantajları, riskleri ve karar verirken bakılacaklar.

Yazıyı oku

Şikâyet süreleri

Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık süre ne zaman başlar, kaçırılırsa ne olur?

Yazıyı oku

Takipsizlik (KYOK) kararı

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı ne anlama gelir, itiraz yolu nasıl işler?

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Uzlaştırmacı aradıysa veya şikâyetten vazgeçme kararı vermeniz isteniyorsa, imza atmadan önce dosyanızdaki fıkrayı ve raporu birlikte değerlendirelim.

Hemen Ara WhatsApp