Kovuşturma ve karar
HAGB: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Mahkeme suçun sabit olduğunu tespit eder, cezayı hesaplar — sonra hükmü açıklamaz. Beş yıl boyunca askıda tutar. Temiz geçerse dava düşer, ihlal olursa hüküm açıklanır. Kulağa kurtuluş gibi gelen bu karar, her dosyada en iyi sonuç değildir; kabul etmeden önce neyi bıraktığınızı bilmeniz gerekir.

Kısaca
- HAGB, kurulan hükmün sanık hakkında hukukî sonuç doğurmaması demektir — müsadereye ilişkin hükümler bunun dışındadır (CMK m. 231/5).
- Eşik: hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olmalıdır. Ölçü, kanundaki ceza aralığı değil, indirimlerden sonra çıkan sonuç cezadır.
- Üç koşul birlikte aranır (CMK m. 231/6): daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamak, mahkemenin yeniden suç işlenmeyeceği kanaatine varması ve zararın tamamen giderilmesi.
- Denetim süresi beş yıldır (CMK m. 231/8). Bu süre içinde dava zamanaşımı durur; yani dosya beş yıl boyunca canlı kalır.
- Süre ihlalsiz geçerse hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir (CMK m. 231/10). Karar, adlî sicile değil kendine mahsus bir sisteme kaydedilir (CMK m. 231/13).
Tanım ve kanunî dayanak
Kurum, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin başlığı "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması"dır; ilk dört fıkra hükmün duruşmada açıklanmasını, beşinci fıkradan itibaren gelen bölüm ise HAGB'yi anlatır.
Maddenin metni yakın tarihte değişti
CMK m. 231'in HAGB'ye ilişkin fıkraları 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun'la yeniden yazılmıştır. Bu sayfadaki açıklamalar maddenin değişiklikten sonraki hâline dayanır. Derdest dosyalarda hangi metnin uygulanacağı ve lehe hüküm tartışması gündeme gelebileceği için, kararınızın tarihini ve hangi metne göre kurulduğunu mutlaka kontrol ettirin.
HAGB bir beraat değildir. Mahkeme yargılamayı tamamlar, suçun sanık tarafından işlendiği sonucuna varır, cezayı belirler ve hükmü kurar. Yapmadığı tek şey o hükmü açıklamaktır. Kanunun ifadesiyle HAGB, "kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını" ifade eder. Bu nedenle ceza infaz edilmez, adlî sicile mahkûmiyet kaydı düşmez, memuriyete engel bir mahkûmiyet doğmaz — ama ortada bir hüküm vardır ve beş yıl boyunca beklemektedir.
Bu kuralın metinde yazılı tek istisnası müsaderedir. HAGB kararı verilse dahi müsadereye ilişkin hükümler uygulanır; el konulan eşya, suçta kullanılan araç ya da suçtan elde edilen değer bakımından karar ayrıca infaz edilir.
CMK m. 231/5 ayrıca "uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır" der. Suç uzlaştırma kapsamındaysa önce o yol işletilir; uzlaşma sağlanırsa kamu davası düşer ve ortada beş yıllık bir denetim süresi kalmaz. Bu yüzden uzlaştırma denenmeden HAGB'ye razı olmak, çoğu zaman daha iyi bir sonucu atlamak anlamına gelir.
Şartlar, süreler ve sonuçlar
Ceza eşiği: iki yıl
Yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkeme HAGB'ye karar verebilir (CMK m. 231/5). Adlî para cezası bakımından madde ayrıca bir üst sınır göstermez. Burada en sık yapılan hata, kanundaki soyut ceza aralığına bakmaktır. Ölçü, somut olayda hesaplanan sonuç cezadır: teşebbüs, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, zincirleme suç ve takdirî indirim uygulandıktan sonra geriye kalan miktar iki yılı aşmıyorsa eşik sağlanmıştır.
Maddenin kullandığı ifade "karar verilebilir"dir. Yani koşullar sağlansa bile HAGB bir hak değil, gerekçelendirilmiş bir takdir kararıdır.
Sabıka koşulu
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması gerekir (CMK m. 231/6-a). Kanun "kasıtlı" der; taksirle işlenen bir suçtan doğan mahkûmiyet bu bendin kapsamında değildir. Buna karşılık önceki mahkûmiyetin hapis mi adlî para cezası mı olduğu, ertelenip ertelenmediği ve kaydın hangi tarihte kesinleştiği uygulamada tartışma çıkaran noktalardır. Bu nedenle sicil kaydının "var/yok" diye değil, satır satır okunması gerekir.
Buna ek olarak CMK m. 231/8 şunu söyler: denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Yani devam eden bir denetim süreniz varsa, aynı dönemde işlenen kasıtlı bir suçtan ikinci bir HAGB alamazsınız. Önceki HAGB kararının tarihi bu yüzden kritiktir.
Yeniden suç işlemeyeceği kanaati
Mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması aranır (CMK m. 231/6-b). Bu bir takdir yetkisidir, ancak denetime kapalı değildir. Kararın hangi somut verilere dayandığı gösterilmeden kurulan kalıp gerekçeler, kanun yolu incelemesinde tartışılabilir.
Zararın giderilmesi
Üçüncü koşul, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir (CMK m. 231/6-c). "Tamamen" kelimesi önemlidir: kısmî ödeme koşulu karşılamaz. Zararın hiç doğmadığı suç tiplerinde ise bu bent tartışma konusu olmaz.
Ödeme gücü olmayan sanık için kanun ayrı bir kapı bırakmıştır. CMK m. 231/9 uyarınca zararı derhal gideremeyen sanık hakkında, zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek koşuluyla da HAGB kararı verilebilir. Bu talebi duruşmada açıkça ileri sürmemek, uygulamada HAGB'yi kaybettiren en yaygın ihmallerden biridir.
Pratik bir uyarı: zararın miktarı taraflar arasında çekişmeliyse, ödemeden önce miktarın duruşmada belirlenmesini istemek gerekir. Ödeme yapılırken dekontun ve ödemenin hangi dosyaya ilişkin olduğunun kayda geçirilmesi de sonradan çıkacak "ödendi mi" tartışmasını baştan kapatır.
Rıza: kabul beyanı hâlâ soruluyor mu?
Maddenin güncel metninde HAGB'nin koşulları altıncı fıkrada üç bent hâlinde sayılmıştır ve bu bentler arasında sanığın kabul beyanı yer almamaktadır. Bununla birlikte karar sanığa beş yıllık bir denetim süresi ve yükümlülükler yüklediğinden, duruşmada beyanınızın sorulması ihtimali fiilen ortadan kalkmış değildir. Metin çok yeni olduğu için uygulamanın bu noktada nasıl yerleşeceği henüz görülmemiştir. Size "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ediyor musunuz" diye sorulursa cevabınız tutanağa geçer ve geri alınması kolay olmaz; bu soruya hazırlıksız girmeyin.
Denetim süresi ve yükümlülükler
HAGB kararı verilirse sanık beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur (CMK m. 231/8). Mahkeme bu süre içinde, bir yıldan fazla olmamak üzere belirleyeceği bir süreyle denetimli serbestlik tedbiri de öngörebilir: meslek veya sanat sahibi değilse bir eğitim programına devam etmesi, meslek sahibiyse bir kamu kurumunda ya da aynı işi yapan bir başkasının gözetiminde ücret karşılığı çalıştırılması, belli yerlere gitmekten yasaklanması veya takdir edilecek başka bir yükümlülüğü yerine getirmesi. Tedbir verilmesi zorunlu değildir; verilmeyebilir.
Aynı fıkranın son cümlesi çoğu kişinin gözünden kaçar: denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. Dosya beş yıl boyunca zamanaşımına uğramaz; ihlal hâlinde canlı bir dosya olarak geri döner.
Açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez, kısa süreli ise seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK m. 231/7). Bunun sebebi basittir: ortada henüz açıklanmış bir hüküm yoktur.
Beş yılın sonunda ne olur
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemiş ve yükümlülüklere uygun davranılmışsa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir (CMK m. 231/10). Dosya böylece kapanır.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde ise mahkeme hükmü açıklar (CMK m. 231/11). Ancak metin burada mahkemeye bir esneklik tanır: yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Dikkat: bu esneklik, fıkranın metninde yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanık bakımından düzenlenmiştir.
Buradaki eşik "kasten" işlenen suçtur. Denetim süresi içinde taksirle işlenen bir suç, metnin lafzına göre ihlal sebebi değildir. Ayrıca belirleyici olan suçun işlenme tarihidir, sonradan öğrenilme veya dosyanın açılma tarihi değil.
Kanun yolu
Bu ayrım karıştırılıyor, dikkatle okuyun. HAGB kararının kendisine karşı istinaf yoluna başvurulur (CMK m. 231/12); CMK m. 272/3'teki istisnalar saklıdır. Karar ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yolu açıktır. İnceleme, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılır — yani sadece HAGB koşullarının varlığı değil, mahkûmiyetin esası da denetlenebilir.
Buna karşılık denetim süresi ihlal edildiği için açıklanan ya da yeni kurulan hükme karşı itiraz edilir ve itiraz mercii ancak CMK m. 231/11'deki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapabilir. İkinci aşamada elinizdeki denetim çok daha dardır; bu, esas savunmanın ilk aşamada yapılmasını gerektirir.
Sicile işler mi
HAGB kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir (CMK m. 231/13). Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve maddede belirtilen amaçla kullanılabilir. Pratik sonucu şudur: karar, e-Devlet üzerinden aldığınız olağan adlî sicil belgesinde görünmez; iş başvurusunda veya benzeri işlemlerde ibraz ettiğiniz belgeye yansımaz. Ancak bu, kaydın hiç var olmadığı anlamına gelmez — yeni bir dosyada hâkim ve savcı bu kaydı görebilir ve ikinci HAGB engeli buradan işler. Belirli görev, ruhsat ve izin başvurularında özel mevzuatın ne dediği ayrıca kontrol edilmelidir.
HAGB uygulanamayacak suçlar
Madde, HAGB'ye ilişkin hükümlerin işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacağını açıkça söyler (CMK m. 231/14).
Uygulamada sık karşılaşılan durumlar
Ceza 2 yıl 1 ay çıktı
Bir aylık fark, HAGB kapısını tamamen kapatır. Bu durumda tartışma HAGB tartışması olmaktan çıkar, ceza hesabı tartışmasına döner: nitelikli hâl doğru mu uygulandı, teşebbüs veya haksız tahrik gözden kaçtı mı, takdirî indirim gerekçesi yeterli mi. İstinafta asıl hedef sonuç cezayı eşiğin altına indirmektir.
Sicilde eski bir kayıt var
Kaydın kasıtlı bir suça mı taksirli bir suça mı ait olduğu belirleyicidir. Taksirle yaralama veya taksirle öldürme kaydı CMK m. 231/6-a bakımından engel değildir. Kaydın türü, kesinleşme tarihi ve önceki bir HAGB'nin denetim süresinin dolup dolmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.
Zararı ödeyecek durum yok
CMK m. 231/9 tam bu hâl için vardır: zarar, denetim süresince aylık taksitlerle ödenmek koşuluyla da HAGB verilebilir. Bu talebin duruşmada, kararı vermeden önce mahkemeye açıkça iletilmesi gerekir. Talep edilmeyen bir imkân uygulanmaz.
Denetim süresinde yeni dosya açıldı
Yeni bir soruşturma açılmış olması tek başına hükmün açıklanmasını gerektirmez. Metin "kasten yeni bir suç işlemesi"nden söz eder; suçun denetim süresi içinde işlenmiş olması ve kasıtlı olması aranır. Yeni dosyanın akıbeti, eski dosyanın kaderini doğrudan etkiler.
Bu dosyada nelere bakılır
"HAGB'yi kabul etmeli miyim?" — dürüst cevap
Bu sorunun tek bir doğru cevabı yoktur; cevap delil durumuna bağlıdır. İki tarafı da açıkça yazalım.
Lehinize olanlar: ceza infaz edilmez, cezaevi riski ortadan kalkar. Olağan adlî sicil belgenizde mahkûmiyet görünmez. Beş yıl temiz geçerse dava düşer ve dosya kapanır. Yargılama bugün biter; belirsizlik ve masraf sona erer.
Aleyhinize olanlar: HAGB, mahkemenin suçu sabit gördüğü bir tespittir — beraat değildir. Beş yıl uzun bir süredir ve bu süre boyunca kasten işlenecek herhangi bir suç, bugün kapandığını sandığınız dosyayı geri getirir. Denetim süresi boyunca dava zamanaşımı durur. En önemlisi: beraat ihtimalinden vazgeçiyor olabilirsiniz. Delil durumu zayıfsa, tanık beyanları çelişkiliyse veya hukuka aykırı delil tartışması varsa, HAGB'yi peşinen kabul etmek kazanılabilecek bir beraati feda etmek anlamına gelir.
Bu tercihi kolaylaştıran bir nokta var: CMK m. 231/12 HAGB kararına karşı istinaf yolunu açık tutuyor ve incelemenin usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılacağını söylüyor. Yani karar verildikten sonra beraat talebinizi kanun yolunda sürdürmeniz metin bakımından mümkün. Yine de bu, kararı baştan doğru kurgulama ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Pratik ölçüt şudur: beraat ihtimaliniz ciddiyse HAGB'ye acele etmeyin; delil durumu aleyhinize ağır basıyorsa HAGB muhtemelen elde edebileceğiniz en iyi sonuçtur. Bu değerlendirme dosyadaki delil listesine bakılmadan yapılamaz.
Uzlaştırma önce denendi mi
Suç uzlaştırma kapsamındaysa sıralama önemlidir. Uzlaşma sağlandığında kamu davası düşer ve ortada beş yıllık bir denetim süresi kalmaz. Bu, HAGB'den daha lehe bir sonuçtur. CMK m. 231/5'in "uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır" cümlesi de bu önceliği işaret eder.
Zarar kalemi doğru mu hesaplandı
Mahkemenin esas aldığı zarar miktarı, çoğu dosyada tartışılmadan kabul edilir. Oysa hangi kalemin suçun doğrudan sonucu olduğu, miktarın nasıl belirlendiği ve mağdurun beyanının tek başına yeterli sayılıp sayılamayacağı ayrı bir tartışmadır. Yanlış hesaplanmış bir zarar, ya gereksiz bir ödeme ya da "tamamen giderilmedi" gerekçesiyle reddedilen bir HAGB talebi demektir.
Kararın gerekçesi denetlenebilir mi
HAGB talebi reddedildiyse, ret gerekçesinin hangi bende dayandığı incelenir. Sabıka kaydına mı, kanaat unsuruna mı, zarara mı dayanıyor? Her birinin savunması farklıdır. Gerekçenin somut verilere dayanmadan kurulduğu hâller, kanun yolu incelemesinde ileri sürülebilecek en güçlü noktalardan biridir.
Süreç nasıl işler
Sonuç cezanın belirlenmesi
Esas hakkında mütalaadan sonra savunma yapılır ve mahkeme cezayı hesaplar. HAGB tartışması burada başlar: sonuç ceza iki yıl eşiğinin altına inebiliyor mu? İndirim sebeplerinin bu aşamada eksiksiz ileri sürülmesi gerekir.
Koşulların araştırılması
Mahkeme adlî sicil kaydını celbeder ve CMK m. 231/6'daki üç koşulu değerlendirir. Zararın varlığı ve miktarı bu aşamada netleştirilir. Sicildeki kayıtların niteliğine ilişkin itirazlar karar verilmeden önce yapılmalıdır.
Zararın giderilmesi veya taksit talebi
Zarar varsa aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla giderilir; ödeme belgelenir ve dosyaya sunulur. Derhal ödeme mümkün değilse CMK m. 231/9 uyarınca denetim süresince aylık taksitle ödeme talebi açıkça ileri sürülür.
Kararın verilmesi ve denetim süresinin başlaması
Mahkeme HAGB'ye karar verirse beş yıllık denetim süresi başlar; ayrıca bir yılı geçmemek üzere denetimli serbestlik tedbiri öngörülebilir. Karara karşı istinaf yolu açıktır (CMK m. 231/12); süreyi kaçırmamak için tebliğ tarihini not edin.
Beş yılın sonu
Süre ihlalsiz geçerse hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. İhlal hâlinde mahkeme hükmü açıklar ya da CMK m. 231/11'deki imkânları kullanarak yeni bir mahkûmiyet hükmü kurar; bu karara itiraz edilir.
İstanbul'da bu işler nerede yürütülür
HAGB kararını, davaya bakan mahkemenin kendisi verir. Ayrı bir mahkemeye başvurulmaz, ayrı bir dava açılmaz. Ceza eşiği iki yıl olduğu için kararların büyük bölümü asliye ceza mahkemelerinden çıkar. Ancak ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçta da indirimler sonrası sonuç ceza iki yılın altına inebilir; bu hâlde HAGB kararını ağır ceza mahkemesi verir.
İstanbul'da hangi adliye. Şehirde birden çok adliye ve başsavcılık vardır: Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi, Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi, Bakırköy, Büyükçekmece, Silivri ve Gaziosmanpaşa adliyeleri. Dosyanız kural olarak suçun işlendiği yerin bağlı olduğu adliyede görülür. İlçe-adliye eşleşmesini kesin bilgi sayarak hareket etmeyin: yargı çevreleri zaman içinde değişebilir, bazı ilçeler bölünmüş olabilir. Duruşmanın hangi adliyede olduğunu tebligattan ve ilgili başsavcılıktan teyit edin.
İstinaf incelemesi. HAGB kararına karşı istinaf başvurusu kararı veren mahkemeye verilir, inceleme İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili ceza dairesince yapılır. Avrupa yakasındaki adliyelerden çıkan dosyalar da Anadolu yakasındakiler de aynı bölge adliye mahkemesine gider.
Denetimli serbestlik tedbiri verilmişse. Yükümlülük, denetimli serbestlik müdürlükleri eliyle yürütülür. İstanbul'da her iki yakada ayrı müdürlükler görev yapar. Aylarca sürecek bir yükümlülük için fiilen ikamet ettiğiniz yakadaki müdürlüğü tercih etmek pratik bir zorunluluktur; karşı yakaya düzenli gidiş gelişler, ihlal iddialarının en yaygın sebeplerinden biridir.
Uzlaştırma ve ödeme. Uzlaştırma işlemleri adliyelerdeki uzlaştırma büroları aracılığıyla yürütülür. Zarar giderme ödemesi yapılacaksa, ödemenin mahkemenin göstereceği yere yapılması ve dekontun dosyaya sunulması gerekir; elden yapılan ödemeler sonradan ispat sorunu doğurur.
Sık sorulan sorular
HAGB beraat anlamına mı gelir?
Hayır. Beraatta mahkeme suçun işlenmediği ya da sanığın işlemediği sonucuna varır. HAGB'de ise mahkeme yargılamayı tamamlar, suçun sabit olduğu kanaatine varır, cezayı belirler ve hükmü kurar; yalnızca bu hükmü açıklamaz. CMK m. 231/5 bunu, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmaması olarak tanımlar. Müsadereye ilişkin hükümler bu kuralın dışındadır ve uygulanır. Beş yıllık denetim süresi ihlalsiz geçerse hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.
Bu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
- vekil
- Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
- sanık
- İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar kişinin aldığı sıfat.
- müşteki
- Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
- tebliğ
- Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
- mütalaa
- Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü.
- iddianame
- Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
- zamanaşımı
- Belirli sürenin geçmesiyle dava açılamaması ya da cezanın infaz edilememesi.
- uzlaştırma
- Kanunda sayılan suçlarda taraflar arasında anlaşma sağlanması usulü; başarılı olursa dava düşer.
HAGB adlî sicile işler mi, iş başvurusunda görünür mü?
CMK m. 231/13 uyarınca HAGB kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Bu nedenle karar, olağan adlî sicil belgesinde görünmez ve iş başvurusunda ibraz ettiğiniz belgeye yansımaz. Ancak kayıt yok sayılmaz: yeni bir dosyada savcı ve hâkim bunu görebilir. Belirli görev, ruhsat ve izin başvuruları bakımından özel mevzuatın ne dediği ayrıca kontrol edilmelidir.
Denetim süresi içinde suç işlersem doğrudan cezaevine mi girerim?
Otomatik bir sonuç değildir. CMK m. 231/11 uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir; itiraz mercii bu fıkradaki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapar.
Zararı ödeyecek durumum yok, HAGB alamaz mıyım?
Alabilirsiniz. CMK m. 231/9, zararı derhal gideremeyen sanık hakkında, mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da HAGB kararı verilebileceğini düzenler. Bu imkânın işlemesi için talebin duruşmada, karar verilmeden önce açıkça ileri sürülmesi gerekir. Ayrıca zararın miktarı çekişmeliyse, ödeme yapmadan önce miktarın belirlenmesini istemek gerekir.
Daha önce HAGB almıştım, yeniden yararlanabilir miyim?
Belirleyici olan önceki denetim süresinin durumudur. CMK m. 231/8, denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemeyeceğini söyler. Devam eden bir denetim süreniz varsa bu engel işler. Denetim süresi ihlalsiz tamamlanmış ve davanın düşmesine karar verilmişse ortada hukukî sonuç doğurmuş bir mahkûmiyet hükmü bulunmaz; bu durumda değerlendirme, CMK m. 231/6'daki koşullar üzerinden yeniden yapılır. Önceki kararın tarihi ve denetim süresinin bitiş tarihi bu yüzden dosyanın ilk bakılacak verisidir.
HAGB kararına karşı hangi kanun yoluna başvurulur?
CMK m. 231/12 uyarınca, CMK m. 272'nin üçüncü fıkrasındaki istisnalar saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Karar ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yolu açıktır. İnceleme, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılır. Bundan ayrı olarak, denetim süresinin ihlali nedeniyle açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz yolu işler ve itiraz mercii yalnızca CMK m. 231/11'deki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapabilir.
İlgili sayfalar
Bunlar da işinize yarayabilir
Uzlaştırma
HAGB'den önce bakılması gereken yol: uzlaşma sağlanırsa kamu davası düşer ve beş yıllık denetim süresi hiç doğmaz.
Sayfaya git
İstinaf başvurusu
CMK m. 231/12 HAGB kararına karşı istinaf yolunu açar. Süre, başvuru usulü ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi süreci.
Sayfaya git
Ağır ceza mahkemesi süreci
Duruşma düzeni, esas hakkında mütalaa ve savunma aşaması — sonuç cezanın belirlendiği yer burasıdır.
Sayfaya git
İnfaz ve denetimli serbestlik
HAGB verilmezse ya da hüküm açıklanırsa devreye giren aşama: cezanın ne kadarının nasıl infaz edileceği.
Sayfaya git
Kararı vermeden önce konuşalım
HAGB'yi kabul edip etmemek, dosyanızdaki delil durumuna bakılmadan cevaplanabilecek bir soru değildir. İddianameyi, duruşma tutanaklarını ve varsa esas hakkında mütalaayı elinize alın; eşik hesabını, zarar kalemini ve beraat ihtimalini birlikte değerlendirelim.