Alacak tahsili için gönderilen mesajlar
Borcunu alamayan kişinin gönderdiği mesajlar. «Ödemezsen icraya veririm» hukuka uygundur. «Ödemezsen ailene anlatırım» ya da «seni bitiririm» ise tehdit veya şantaj tartışmasına girer.
Söz ve hürriyet suçları
Tehdit ve şantaj, aynı bölümde düzenlenmiş ama birbirinden farklı iki suçtur. Aradaki fark, failin bildirdiği kötülüğün hukuka aykırı olup olmadığında toplanır ve bu fark cezayı, uzlaştırmayı, hatta tutuklama tartışmasını değiştirir. Bu sayfa, TCK m. 106 ve 107'nin sınırlarını ve mesaj kayıtlarının dosyada nasıl değerlendirildiğini anlatıyor.

Kısaca
Kanuni ceza aralığı
Bu şerit maddenin birinci fıkrasındaki kanuni sınırları gösterir. Nitelikli hâller, indirim ve artırım sebepleri ile somut olayda uygulanacak ceza dosyaya göre değişir; aşağıdaki bölümlerde anlatılmıştır.
Tehdit, kanunda hürriyete karşı suçlar arasında düzenlenmiştir. Korunan değer, kişinin karar verme ve hareket etme özgürlüğü ile iç huzurudur. Fail bir kötülüğü haber verir; mağdur bu haber nedeniyle korkar ve davranışını değiştirir.
Kanun tehdidi konusuna göre ikiye ayırır. Tehdit, kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelikse ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Buna karşılık tehdit, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma veya sair bir kötülük etme biçimindeyse ceza iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıdır ve soruşturma yalnızca mağdurun şikâyeti üzerine yapılır. Bu ayrım, uygulamada dosyanın kaderini belirleyen ilk sorudur.
Şantaj ise farklı bir mantığa dayanır. TCK m. 107/1, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya, yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişiyi cezalandırır. Burada failin haber verdiği şey tek başına hukuka aykırı değildir: şikâyet etmek, alacağını icraya vermek, bir durumu ilgililere bildirmek herkesin hakkıdır. Suç, bu hakkın karşı tarafı sıkıştırmak için pazarlık aracına dönüştürülmesinden doğar.
TCK m. 107/2 ayrı bir şantaj biçimi tanımlar: kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla, bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidinde bulunmak. Özel görüntü ve yazışmaların yayınlanacağı söylenerek para veya başka bir çıkar istenen dosyalar tipik olarak bu fıkraya girer.
Son olarak TCK m. 111, tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağını düzenler. Ticari ilişkiden doğan dosyalarda bu hüküm gözden kaçırılmamalıdır.
Tehdidin nitelikli hâlleri TCK m. 106/2'de sayılmıştır. Tehdidin silahla; kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle; birden fazla kişi tarafından birlikte; ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Bu, temel hâle göre çok ciddi bir sıçramadır ve tutuklama tartışmasını fiilen bu fıkra açar.
«Silah» kavramı sanılandan geniştir. TCK m. 6/1-f silah deyimine ateşli silahları, patlayıcı maddeleri, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aleti, saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyleri ve belirli kimyasal, biyolojik, nükleer maddeleri dâhil eder. Dördüncü bent nedeniyle sopa, demir çubuk ya da mutfak bıçağı gibi nesneler de somut olayda silah sayılabilir; bu, savunmanın ayrıca ele alması gereken bir noktadır.
TCK m. 106/3 uyarınca, tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçu işlenirse ayrıca bu suçlardan da ceza verilir. Yani «korkutmak için camını kırdım» savunması, tehdit cezasını ortadan kaldırmaz; üstüne ikinci bir suç ekler.
Şantajda ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır. Buradaki «ve» önemlidir: hapis ile adlî para cezası seçimlik değildir, birlikte hükmolunur.
Borcunu alamayan kişinin gönderdiği mesajlar. «Ödemezsen icraya veririm» hukuka uygundur. «Ödemezsen ailene anlatırım» ya da «seni bitiririm» ise tehdit veya şantaj tartışmasına girer.
İlişki bittikten sonra veya internette tanışılan kişiler tarafından gelen talepler. Genellikle m. 107/2 kapsamında değerlendirilir ve özel hayata karşı suçlarla birlikte soruşturulur.
Anlık öfkeyle söylenen sözler. Burada asıl tartışma, sözün objektif olarak korkutmaya elverişli olup olmadığı ve tarafların birbirine karşılıklı söz söyleyip söylemediğidir.
«Sözleşmeyi imzalamazsan elimdeki belgeleri ilgili kuruma veririm» türü talepler. Şantajın en tartışmalı alanı burasıdır; hakkın kullanılması ile zorlama arasındaki çizgi belge belge incelenir.
Beşinci grup, tehdidin başka bir suçun içinde erimesidir. Malı almak için yapılan tehdit yağmaya, bir kişiyi bir yerde tutmak için yapılan tehdit kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya dönüşebilir. Suç vasfının doğru belirlenmesi, ceza aralığını ve görevli mahkemeyi tamamen değiştirir.
Tehdit dosyalarında delil çoğu zaman kısa bir yazışmadır ve dosya, o yazışmanın nasıl okunacağı üzerinden çözülür. İncelenen başlıklar şunlardır:
Dosya kolluğa yapılan başvuruyla ya da doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına verilen dilekçeyle açılır. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditte şikâyet aranmaz; savcılık öğrendiği anda soruşturmaya başlar.
Yazışmalar, tanık beyanları, varsa kamera kayıtları ve iletişim tespit kayıtları toplanır. Telefon incelemesi gerekiyorsa CMK m. 134 usulü işler. Bu aşamada müdafi ile hareket etmek, yazışmanın tamamının dosyaya girmesini sağlamak açısından belirleyicidir.
Suç uzlaştırma kapsamındaysa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaştırmacı, belgeleri aldıktan sonra en geç otuz gün içinde süreci sonuçlandırır; büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir.
Uzlaşma sağlanmaz veya suç kapsam dışındaysa iddianame düzenlenir. Mahkeme iddianameyi kabul ederse duruşma açılır; tanıklar dinlenir, dijital deliller ve bilirkişi raporları tartışılır.
Mahkeme beraat, mahkûmiyet veya düşme kararlarından birini verir. Koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelebilir CMK m. 231. Karara karşı istinaf yolu açıktır ve süreye tabidir.
Hem tehdit hem şantaj, ceza üst sınırları itibarıyla asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır. 5235 sayılı Kanun m. 12'ye göre ağır ceza mahkemesi, kural olarak on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar; m. 106/2'deki yedi yıllık üst sınır ve m. 107'deki üç yıllık üst sınır bu eşiğin altındadır. Şüpheli on sekiz yaşından küçükse dosya çocuk mahkemesinde görülür 5395 s. K. m. 26.
Buna karşılık tutuklama talebi sulh ceza hâkimliğine götürülür ve İstanbul'da bu, dosyanın açıldığı adliyenin nöbetçi sulh ceza hâkimliğidir. Gözaltına alınan bir kişi, savcılık ifadesinden sonra aynı adliye binasındaki hâkimliğe sevk edilir. Tehdidin temel şeklinde ceza aralığı düşük olduğu için tutuklama tartışması pratikte m. 106/2 iddiasının bulunduğu dosyalarda gerçek anlamda gündeme gelir.
İstanbul'da birbirinden bağımsız adlî yargı çevreleri vardır: İstanbul Adliyesi (Çağlayan), İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal), Bakırköy, Büyükçekmece, Silivri ve Gaziosmanpaşa. Yetki kuralı CMK m. 12/1 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Yüz yüze yaşanan bir olayda bu, olayın geçtiği ilçenin bağlı olduğu adliyedir: Beşiktaş'taki bir olay Avrupa yakasında, Ataşehir'deki bir olay Anadolu yakasında yürür.
Mesajla, aramayla veya sosyal medya üzerinden yapıldığı ileri sürülen tehditlerde tablo değişir. CMK m. 12/6, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğunu düzenler. Bu nedenle Üsküdar'da oturan bir kişiye Esenyurt'tan gönderilen mesaj nedeniyle dosya İstanbul Anadolu'da açılabilir. Şüpheli tarafındaysanız, kendi ilçenizden çok uzaktaki bir adliyeye çağrılmanız bu kuralın sonucudur ve tek başına bir usulsüzlük göstermez.
Uzlaştırma bakımından pratik bir bilgi: CMK m. 253/24 uyarınca her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde bir uzlaştırma bürosu kurulur. İstanbul'un altı ayrı adliyesinin her birinde bu büro çalışır ve dosyanız hangi başsavcılıktaysa süreç orada yürür. Uzlaştırmacının aradığı numarayı bilmediğiniz için açmamanız, teklifin yedi günlük süre içinde reddedilmiş sayılmasına yol açabilir. Adres ve telefon bilgilerinizin dosyada güncel olması bu nedenle önemlidir.
Sık sorulanlar
Hayır. Tehdidin, mağdurda ciddi bir korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olması aranır. Anlık öfkeyle söylenen ve gerçekleştirilmesi somut olarak beklenmeyen kalıp sözlerle, tekrar eden ve somut bir zarar bildiren sözler aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz. Değerlendirme, tarafların ilişkisine ve olayın bağlamına bakılarak yapılır.
Tehditte failin bildirdiği kötülük tek başına hukuka aykırıdır: öldürmek, yaralamak, zarar vermek. Şantajda ise fail, aslında yapmaya hakkı olan bir şeyi yapacağını söyler. Suç, bu hakkın karşı tarafı kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeye ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamak için kullanılmasından doğar (TCK m. 107).
Ekran görüntüsü bir başlangıçtır, sonuç değildir. Mesajı kimin yazdığı, hattın kime kayıtlı olduğu, cihazı fiilen kimin kullandığı ve kaydın bütünlüğü ayrıca ortaya konmalıdır. CMK m. 217/2 uyarınca suç yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir. Ayrıca yazışmanın tamamının dosyaya getirilmesi çoğu zaman savunmanın lehinedir.
Tehdidin birinci fıkrası CMK m. 253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Şantaj ise kapsam dışıdır. Aynı mağdura karşı hem hakaret hem tehdit iddiası varsa, kanunun 2025 yılında eklenen hükmü uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.
Sayılabilir. TCK m. 6/1-f, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aleti silah sayar; ayrıca saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen bu şekilde kullanılmaya elverişli diğer şeyleri de kapsar. Somut olayda nesnenin ne olduğu, nasıl kullanıldığı ve ele geçirilip geçirilmediği ayrıca değerlendirilir.
Tehdidin temel şeklinde ceza aralığı düşüktür ve CMK m. 100/4, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlar bakımından bir sınır getirir. Tutuklama tartışması pratikte silahla tehdit gibi m. 106/2 kapsamındaki iddialarda ortaya çıkar; orada üst sınır yedi yıla çıkar. Her hâlde tutuklama, kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeninin birlikte bulunmasını gerektirir.
İlgili sayfalar
Tehdit şikâyetlerinin büyük kısmı hakaret iddiasıyla birlikte gelir. TCK m. 125, eleştiri sınırı, isnadın ispatı ve önödeme.
Sayfaya gitTehdit bir kişiyi bir yerde tutmak için kullanıldığında suç vasfı değişir. TCK m. 109, cebir ve tehdit, etkin pişmanlık.
Sayfaya gitHesap ele geçirme, IP ve log kayıtları, dijital delilin toplanma usulü. Mesaj tabanlı dosyaların teknik zemini.
Sayfaya gitTelefonunuza el konulduysa hangi kararla, hangi usulle yapıldığı ve yedek kopya hakkınız.
Sayfaya gitİlgili sayfalar
Hakaret dosyaları çoğu zaman kısa bir tartışmadan, bir mesajdan ya da bir sosyal medya yorumundan doğar.
Sayfaya git
Bu suç, çoğu kişinin sandığından çok daha geniş bir alanı kapsar.
Sayfaya git
Bir ceza dosyasının bel kemiği çoğu zaman bir aramada bulunan şeydir.
Sayfaya git
Dosyanızın konusu belliyse doğrudan ilgili suç sayfasına gidebilirsiniz. Tüm çalışma alanları
Yazışmanın tamamını, gelen tebligatı veya ifade davetini yanınıza alın. İlk görüşmede tehdidin hangi fıkraya girdiğini, uzlaştırma ihtimalini ve önümüzdeki takvimi birlikte netleştirelim.