Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Ağır ceza mahkemesi dosyaları

Yağma (Gasp) Suçu

Yağma, hırsızlıktan tek bir unsurla ayrılır: mal, cebir veya tehditle alınır. Bu tek unsur cezanın alt sınırını bir yıldan altı yıla, nitelikli hâlde on yıla çıkarır ve dosyayı ağır ceza mahkemesine taşır. Bu sayfa, iki suç arasındaki sınırın nerede çizildiğini anlatıyor.

m. 1495235 sayılı Kanun m. 12m. 150/1TCK m. 148
Yağma (Gasp) Suçu

Kısaca

  • Yağmanın temel şekli TCK m. 148'dedir: altı yıldan on yıla kadar hapis. Nitelikli yağmada (m. 149) ceza on yıldan onbeş yıla kadardır.
  • Hırsızlıktan tek ve belirleyici farkı cebir veya tehdittir: mal zorla teslim ettirilir ya da mağdur, alınmasına karşı koyamayacak duruma getirilir.
  • Silahla, birden fazla kişiyle birlikte, konut veya iş yerinde ya da gece vakti işlenmesi m. 149 kapsamına girer.
  • Yağma dosyalarına ağır ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m. 12).
  • Yağmada uzlaştırma yoktur; akrabalık nedeniyle cezasızlık (m. 167) da uygulanmaz. Etkin pişmanlık mümkündür ama indirim oranları hırsızlıktakinden düşüktür.

Kanuni ceza aralığı

Yağma

TCK m. 148/1
Alt sınır
6 yıl
Üst sınır
10 yıl
İlgili hâlin açıklamasını açın

Bu şerit maddenin birinci fıkrasındaki kanuni sınırları gösterir. Nitelikli hâller, indirim ve artırım sebepleri ile somut olayda uygulanacak ceza dosyaya göre değişir; aşağıdaki bölümlerde anlatılmıştır.

Suçun tanımı ve kanuni dayanağı

TCK m. 148/1'e göre yağma; bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmaktır. Ceza altı yıldan on yıla kadar hapistir.

Maddenin ikinci fıkrası, cebir veya tehditle mağduru senet imzalamaya, senedi vermeye ya da var olan bir senedi imha etmeye mecbur bırakmayı aynı cezaya bağlar — buna senet yağması denir. Üçüncü fıkra ise mağdurun herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesinin de yağmada cebir sayılacağını söyler; içeceğine ilaç katılan mağdur örnekleri bu fıkraya girer.

Tehdidin içeriği kanunda sınırlıdır

Yağmadan söz edebilmek için tehdit; hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırıya ya da malvarlığında büyük bir zarara ilişkin olmalıdır. Bunların dışında kalan bir korkutma — örneğin bir sırrı açıklamakla tehdit — yağma oluşturmaz, başka suçlara girer. Bu ayrım savunmada çoğu zaman gözden kaçar.

Farkın belirlendiği an: cebir ne zaman uygulandı

Uygulamada en çok tartışılan mesele budur. Mal alındıktan sonra yalnızca kaçmak için itip kakma ile mala ulaşmak için uygulanan güç aynı şey değildir. Cebir, malın alınmasını sağlamaya veya mağdurun karşı koymasını engellemeye yönelikse yağma; olay bittikten sonra kaçış sırasında ortaya çıkan bir itişme ise hırsızlık ve ayrıca kasten yaralama gündeme gelir. Bu, altı yıllık alt sınırla bir yıllık alt sınır arasındaki farktır ve olayın kronolojisine bakmayı gerektirir: mağdur ne zaman fark etti, direnç ne zaman gösterildi, güç ne zaman uygulandı?

Benzer biçimde, elde veya üstte taşınan eşyayı ani bir hareketle çekip almak (kapkaç) her zaman yağma değildir. Mağdurun direnci kırılmadan salt ani bir çekişle alma, TCK m. 142/2 kapsamında nitelikli hırsızlık sayılabilir. Mağdurun çantaya tutunması, yere sürüklenmesi veya darbe alması ise tabloyu yağmaya çevirir.

Ceza ve nitelikli hâller

Aşağıdaki aralıklar kanundaki soyut cezalardır. Somut ceza; nitelikli hâllerin varlığına, teşebbüs ve iştirak durumuna, etkin pişmanlığa ve mahkemenin takdirine göre belirlenir.

Nitelikli yağma — m. 149: on yıldan onbeş yıla kadar hapis

  • Silahla,
  • Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • Yol kesmek suretiyle ya da konutta, iş yerinde veya bunların eklentilerinde,
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
  • Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
  • Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
  • Gece vaktinde.

Maddenin ikinci fıkrasına göre yağma sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse, ayrıca kasten yaralama hükümleri de uygulanır.

«Silah» ne demek

TCK m. 6/1-f silahı geniş tanımlar: ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet ve — bu önemli — saldırı ya da savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler. Mutfak bıçağı, sopa veya kemer tokası bu son bende girebilir. Ancak silahın olayda gerçekten bulunduğu ve kullanıldığı ya da gösterildiği ispatlanmalıdır; failin üzerinde sonradan ele geçen bir alet, olayla bağlantısı kurulmadıkça bu bendi doğurmaz.

Cezayı düşüren hâller

  • m. 150/1 — Kişi bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanmışsa yağma hükümleri değil, yalnızca tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır. Dosyayı ağır ceza mahkemesinin görev alanından çıkarabilecek en güçlü savunmalardan biridir.
  • m. 150/2 — Malın değerinin azlığı nedeniyle ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.
  • m. 168/3 — Etkin pişmanlık: kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde cezanın yarısına kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde üçte birine kadarı indirilir. Kısmen giderme hâlinde ayrıca mağdurun rızası aranır.
  • m. 35 — Teşebbüs hâlinde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Yağmada uygulanmayan hükümler

TCK m. 167 malvarlığına karşı suçlarda akrabalık nedeniyle cezasızlık öngörür; ancak maddenin ilk cümlesi «yağma ve nitelikli yağma hariç» der. Eş, kardeş veya anne-baba zararına işlense bile bu hüküm uygulanmaz. Yağma ayrıca CMK m. 253'teki uzlaştırma kapsamına girmez.

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlar

Kavga sonrası telefon veya para alınması

Önce tartışma, sonra darp, ardından eşyanın alınması. Sorulacak soru şudur: eşya kavganın amacı mıydı, yoksa kavga bittikten sonra ortaya çıkan ikinci bir karar mı? Failin baştan mal alma kastıyla hareket etmediği ortaya konabilirse tablo kasten yaralama artı hırsızlığa dönüşebilir.

Kapkaç dosyaları

Çantanın ani bir hareketle çekilip alınması ile mağdurun yere düşürülüp sürüklenmesi hukuken farklı sonuçlar doğurur. Mağdurun adli raporu, olay yeri görüntüleri ve tanık beyanları bu ayrımı belirler.

Alacağını zorla tahsil etme

Borçlusundan parasını zorla alan kişi m. 150/1 kapsamına girebilir ve yağmadan değil tehdit ya da kasten yaralamadan sorumlu tutulur. Alacağın gerçekliği belirleyicidir: senet, dekont, mesajlaşma ve tanık.

Birden fazla kişinin olay yerinde bulunması

m. 149/1'deki «birden fazla kişi tarafından birlikte» bendi cezayı on yılın üzerine taşır. Ancak olay yerinde bulunan herkes otomatik olarak fail değildir; kimin ne yaptığı ayrı ayrı ortaya konmalıdır.

Konut veya iş yerinde işlenen yağma

m. 149/1-d, konutta, iş yerinde veya bunların eklentilerinde işlenen yağmayı nitelikli sayar. Bu dosyalarda ayrıca konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme gündeme gelir; dosya çoğu zaman birden fazla suçu birlikte taşır.

Savunmada nelere bakılır

Alt sınır altı yıl, nitelikli hâlde on yıldır. Bu nedenle savunma çoğu zaman fiilin varlığından çok nitelendirilmesi üzerine kurulur.

1. Cebir veya tehdit gerçekten var mı, ne zaman ortaya çıktı

Mağdurun kolluk, savcılık ve duruşma beyanları yan yana konur. «Elimden aldı» ile «beni itti ve aldı» arasındaki fark, dosyanın hırsızlıkta mı yağmada mı kalacağını belirler. Beyanlar arasındaki değişimin nedeni duruşmada sorulmalıdır. Ayrıca tehdidin içeriği m. 148/1'de sayılan kapsama giriyor mu, buna ayrıca bakılır.

2. Alacak savunması ve belgelendirilmesi

m. 150/1 uygulanabilirse dosya ağır ceza mahkemesinin görev alanından çıkar. Ancak «alacağım vardı» demek yetmez: ilişkinin gerçekliğini gösteren yazılı belge, banka kaydı, mesajlaşma veya tanık gerekir. Bu delillerin toplanması için erken talepte bulunmak şart — zaman geçtikçe mesaj kayıtları silinir.

3. Silah bendinin dayanağı

Alet dosyaya girmiş mi, üzerinde inceleme yapılmış mı? Mağdur aleti gördüğünü söylüyor mu, yoksa yalnızca «bir şey olduğunu hissettim» mi diyor? Bendin uygulanabilmesi için silahın varlığının ve olayda kullanıldığının somut delille ortaya konması gerekir.

4. İştirak: kim, ne yaptı

«Birden fazla kişi» bendinde herkesin rolü ayrı belirlenmelidir. Olay yerinde bulunmakla fiile katılmak farklı şeylerdir. Kamera görüntülerinde kimin ne yaptığı kare kare değerlendirilir; müşterek fail mi, yardım eden mi, yoksa hiç dahli olmayan biri mi olduğu ayrılır.

5. Mağdur beyanı, teşhis ve kayıtlar

Teşhis işleminin nasıl yapıldığı incelenir: mağdura tek bir fotoğraf mı gösterilmiş, yoksa benzer kişilerle birlikte mi teşhis yaptırılmış? Olaydan hemen sonra verilen eşkâl tarifi şüphelinin görünümüyle uyuşuyor mu? Ayrıca olay yeri kameralarının kayıt süresi sınırlıdır ve talep geciktiğinde kayıtlar silinir; iletişim ve baz istasyonu kayıtları da şüphelinin olay saatinde nerede olduğunu gösterebilir. Bu talepler soruşturmanın ilk günlerinde yapılmalıdır.

6. Tutukluluk, yaş ve süre yönetimi

Yağma, CMK m. 100/3'te sayılan suçlardandır; yine de tutuklama için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve ölçülülük aranır. Tutukluluk soruşturmada en geç otuzar günlük sürelerle yeniden incelenir (CMK m. 108); kovuşturmada mahkeme her oturumda re'sen değerlendirir. Yalnızca «katalog suç» denilerek geçiştirilen kararlara karşı ayrıntılı itiraz yazılmalıdır. Şüpheli fiil sırasında onsekiz yaşını doldurmamışsa ceza indirilir ve dosya çocuk mahkemelerinin görev alanına girer.

Süreç nasıl işler

Soruşturma ve gözaltı

Dosya çoğunlukla ihbar veya mağdurun karakola başvurusuyla başlar. Şüpheli yakalandığında gözaltı süresi içinde ifade alınır. Müdafi ile görüşme ve susma hakkı burada da geçerlidir; anlatıma başlamadan önce dosyanın ne söylediğini bilmek gerekir.

Sulh ceza hâkimliğinde sorgu

Savcılık ifadesinden sonra dosya tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edilir. Hâkim tutuklama, adlî kontrol veya serbest bırakma kararı verir. Tutuklama kararına itiraz süresi kısadır.

İddianame ve ağır ceza mahkemesi

Savcılık iddianameyi düzenler, dosya ağır ceza mahkemesine gönderilir. Mahkeme iddianameyi kabul ettiğinde kovuşturma başlar. Etkin pişmanlıkta indirim oranının düştüğü eşik burasıdır.

Kovuşturma: duruşmalar

Ağır ceza mahkemesi heyet hâlinde çalışır. Mağdur ve tanıklar dinlenir, kamera görüntüleri izlenir, adli rapor ve varsa kriminal inceleme sonuçları tartışılır. Savunma tanıkları ve delil talepleri yazılı sunulur.

Karar ve kanun yolu

Karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulur; dosya bölge adliye mahkemesine gider. Koşulları varsa istinaf sonrasında temyiz de mümkündür. Süreler kısadır ve kaçırıldığında karar kesinleşir.

İstanbul'da bu dosyalar nerede görülür

Görevli mahkeme: ağır ceza

5235 sayılı Kanun m. 12, yağma suçunu (m. 148) adıyla sayarak ağır ceza mahkemesinin görev alanına almıştır. Nitelikli yağma zaten on yıldan fazla hapis cezası gerektirdiği için aynı kapsamdadır. Yani yağma dosyası asliye ceza mahkemesinde görülmez.

Bunun pratik sonuçları var: mahkeme tek hâkimle değil heyetle karar verir, duruşma aralıkları genellikle daha uzundur ve zorunlu müdafilik kuralları devreye girer. Şüphelinin avukatı yoksa baro tarafından müdafi görevlendirilir.

Hangi adliye

Yetki, CMK m. 12 uyarınca suçun işlendiği yere göre belirlenir; mağdurun veya şüphelinin ikametgâhı değil, olayın yaşandığı sokak belirleyicidir.

  • Anadolu yakasının tamamı — Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Ümraniye, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli, Çekmeköy, Beykoz, Şile ve Adalar — İstanbul Anadolu Adliyesi'ne (Kartal) bağlıdır. Kadıköy'de işlenen bir yağma da Pendik'te işlenen bir yağma da aynı binada görülür.
  • Avrupa yakası beş adliyeye bölünmüştür: merkez ilçeler (Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş, Fatih, Sarıyer, Kâğıthane gibi) için İstanbul Adliyesi (Çağlayan); Bakırköy, Bahçelievler ve Bağcılar tarafı için Bakırköy Adliyesi; Beylikdüzü, Esenyurt ve Büyükçekmece tarafı için Büyükçekmece Adliyesi; Gaziosmanpaşa ve Sultangazi tarafı için Gaziosmanpaşa Adliyesi; Silivri için Silivri Adliyesi.

Her adliyede ağır ceza mahkemesi bulunmaz. İlçe adliyesinde ağır ceza mahkemesi yoksa dosya, bağlı olduğu ağır ceza merkezine gider; bu nedenle soruşturmanın yürüdüğü adliye ile davanın görüleceği adliye farklı olabilir. Duruşma gününü beklemeden bunu teyit etmek gerekir.

Çocuk şüpheliler ve pratik notlar

  • Fiil sırasında onsekiz yaşını doldurmamış şüpheliler bakımından dosya çocuklara özgü yargılama hükümlerine tabidir ve çocuk ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer. İstanbul'da çocuk ağır ceza mahkemeleri her adliyede bulunmaz; aynı olayda yetişkin ve çocuk şüpheli varsa dosyalar ayrılabilir ve iki farklı mahkemede yürüyebilir.
  • Gözaltı sonrası sevkler nöbetçi savcılık ve nöbetçi sulh ceza hâkimliğine yapılır; nöbetçi birimler gece ve hafta sonu da çalışır. Yağma dosyalarında sevk çoğu zaman aynı gün gerçekleşir.
  • Tutuklu dosyalarda müdafi görüşmesi, şüphelinin bulunduğu ceza infaz kurumunda yapılır. İstanbul'da tutuklular çoğunlukla adliyenin bulunduğu ilçeden uzaktaki kurumlara sevk edilir; ziyaret için ayrı bir randevu düzeni işler.
  • Mağdur tarafındaysanız katılma talebinizi duruşmada sözlü olarak da yapabilirsiniz; ancak zararın karşılanması ve etkin pişmanlık bakımından sürecin başında vekil aracılığıyla dosyaya girmek daha etkilidir.

İlgili sayfalar

Hırsızlık suçu

Cebir veya tehdit yoksa fiil yağma değil hırsızlıktır. İki suç arasındaki sınır ve hırsızlığın nitelikli hâlleri burada.

İncele

Kasten yaralama

Yağma dosyalarında mağdurun aldığı darbeler ayrıca değerlendirilir; adli raporun içeriği cezayı doğrudan etkiler.

İncele

Tutuklama ve itiraz

Yağma katalog suçlar arasındadır. Tutuklamaya itiraz, gecikmeye tahammülü olmayan bir işlemdir.

İncele

Mala zarar verme

Konut veya iş yerinde işlenen yağmalarda kırılan kapı, cam ve kilit için ayrıca bu suç gündeme gelir.

İncele

Sık sorulan sorular

Yağma ile hırsızlık arasındaki fark nedir?

Fark, malın hangi yolla ele geçirildiğidir. Hırsızlıkta mal, mağdurun iradesi zorlanmadan bulunduğu yerden alınır. Yağmada ise TCK m. 148 uyarınca mağdur, cebir kullanılarak veya kanunda sayılan içerikte bir tehditle malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılır. Cebrin ne zaman uygulandığı belirleyicidir: malın alınmasını sağlamaya yönelikse yağma, olay bittikten sonra sadece kaçmak için uygulanmışsa hırsızlık ve ayrıca kasten yaralama gündeme gelir.

Bu sayfadaki hukuk terimleri8 terim
müdafi
Şüpheli veya sanığı ceza sürecinde savunan avukat. Vekâletname olmadan da görüşme yapılabilir (CMK m. 154/1).
vekil
Müşteki, mağdur veya katılanı temsil eden avukat.
müşteki
Şikâyette bulunan kişi. Davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
tebliğ
Kararın veya evrakın usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirilmesi.
iddianame
Savcının kamu davası açmak için düzenlediği belge; mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar.
uzlaştırma
Kanunda sayılan suçlarda taraflar arasında anlaşma sağlanması usulü; başarılı olursa dava düşer.
etkin pişmanlık
Suçtan sonra kanunda belirtilen davranışların gösterilmesi hâlinde cezada indirim ya da ceza verilmemesi.
gerekçeli karar
Hükmün gerekçesiyle birlikte yazıldığı karar. Kanun yolu dilekçesi buna göre hazırlanır.
Yağma dosyasına hangi mahkeme bakar?

Ağır ceza mahkemesi. 5235 sayılı Kanun m. 12, yağma suçunu (TCK m. 148) adıyla sayarak ağır ceza mahkemesinin görev alanına almıştır; nitelikli yağma da on yıldan fazla hapis cezası gerektirdiği için aynı kapsamdadır. Yetkili yer ise CMK m. 12 uyarınca suçun işlendiği yerdir. Fail fiil sırasında onsekiz yaşını doldurmamışsa dosya çocuklara özgü yargılama hükümlerine tabidir.

Yağmada uzlaşma veya şikâyetten vazgeçme işe yarar mı?

Yağma, CMK m. 253'teki uzlaştırma kapsamına girmez ve şikâyete bağlı bir suç değildir; mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez. Ancak zararın giderilmesi etkin pişmanlık bakımından önem taşır: TCK m. 168/3 uyarınca kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde cezanın yarısına kadarı, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde üçte birine kadarı indirilir.

Bıçak taşımam silahla yağma sayılmam için yeterli mi?

Otomatik olarak yeterli değildir. TCK m. 6/1-f silahı geniş tanımlar ve saldırı ya da savunmada kullanılmaya elverişli nesneleri de kapsar; ancak m. 149/1-a bendinin uygulanabilmesi için aletin olayda gerçekten bulunduğunun ve kullanıldığının ya da gösterildiğinin somut delille ortaya konması gerekir. Failin üzerinde sonradan ele geçen bir alet, olayla bağlantısı kurulmadıkça bu bendi tek başına doğurmaz.

Alacağımı zorla tahsil ettim, bu da yağma mı?

Kural olarak hayır. TCK m. 150/1'e göre kişi bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanmışsa yağma hükümleri değil, yalnızca tehdit veya kasten yaralama hükümleri uygulanır. Bu savunmanın kabul edilebilmesi için alacağın gerçekliğinin ortaya konması gerekir: senet, banka kaydı, mesajlaşma veya tanık gibi deliller erken aşamada dosyaya sunulmalıdır.

Mal ele geçirilemeden yakalandım, ceza yine aynı mı?

Hayır. Fail elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamamışsa teşebbüs söz konusudur ve TCK m. 35 uyarınca verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. İndirim oranı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre belirlenir.

Dosyanızı konuşalım

İlk görüşmede dosyanın hangi maddeye girdiğini, hangi delillerin eksik olduğunu ve önünüzdeki takvimi konuşuruz. Telefonda anlatmakta zorlandığınız kısımları yazılı olarak da iletebilirsiniz.

Hemen Ara WhatsApp