Blog · Silah Suçları
Bıçak ve Kesici Alet Bulundurma
Üst aramasında bir çakı çıktı ve size "6136'dan işlem yapılıyor" dendi. İlk akla gelen soru şudur: her bıçak suç mu? Hayır. Kanun bütün kesici aletleri değil, tek tek saydığı bir listeyi yasaklar. Bu yazı hangi aletin listede olduğunu, meslek ve mutat kullanım savunmasının nasıl kurulduğunu ve suç olmayan hâllerde karşınıza çıkabilecek idari para cezasını anlatır.
Kısa cevap
Her bıçak suç değildir. 6136 sayılı Kanun yalnızca m. 4'te tek tek sayılan aletleri kapsar: kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ve salt saldırı ile savunmada kullanılmak üzere yapılmış benzerleri. Bunları taşımak ya da bulundurmak m. 15/1 uyarınca altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmi beş günden az olmamak üzere adli para cezası gerektirir. Buna karşılık ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım ve sporda kullanılan aletlerle bir meslek yahut sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerleri bu Kanun'a tabi değildir m. 4/3. Yani mutfak bıçağı ile sustalı çakı hukuken aynı şey değildir.
Hangi bıçaklar yasak kapsamında?
Silah ve bıçak suçları Türk Ceza Kanunu'nda değil, 1953 tarihli 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'da düzenlenir. Kanun bıçaklar bakımından kapalı bir liste kullanır. Yasak olanlar m. 4/1'de şöyle sayılır: kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletler.
Son ifade önemlidir. Liste dışında kalan bir alet ancak "salt saldırı ve savunma için özel olarak yapılmış" ise kapsama girer. Bu, aletin üretim amacına bakan teknik bir değerlendirmedir; kolluğun ya da savcılığın ilk nitelendirmesi son söz değildir. Uygulamada bu soruya kriminal inceleme veya bilirkişi raporu cevap verir. Dosyanın kaderi çoğu zaman o tek sayfalık raporda düğümlenir.
Aynı aletlerin ülkeye sokulması, ülkede üretilmesi veya bir yerden başka bir yere taşınıp yollanması ise m. 14'te düzenlenmiştir ve çok daha ağırdır: iki yıldan beş yıla kadar hapis ve iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezası. Aletlerin niteliği ya da sayıca azlığı hâlinde bu ceza yarısına kadar indirilir. Üzerinde tek bir çakı bulunan kişi ile toptan sevkiyat yapan kişi, kanunda ayrı maddelerde durur.
Mutfak bıçağı, av bıçağı, ekmek bıçağı: kapsam dışı olanlar
Kanun kendi istisnasını kendi metninde yazar. m. 4/3 uyarınca; ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım ve spor için kullanılan aletlerle bir meslek ya da sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerinin kullanılması bu Kanun hükümlerine tabi değildir.
Bu tek cümle, bıçak dosyalarının büyük kısmının cevabıdır. Mutfaktan alınmış bir ekmek bıçağı ev gerecidir. Marangozun keskisi, kasabın satırı, balıkçının bıçağı, halı ustasının falçatası bir mesleğin icrası için gereklidir. Bunlar kural olarak m. 15/1 suçunu oluşturmaz. Savunmanın ilk işi, ele geçen aletin listedeki bir alet mi yoksa istisnadaki bir alet mi olduğunu netleştirmektir.
Ayrım şu iki soruda toplanır
1. Ele geçen alet m. 4/1'de sayılanlardan biri mi, yahut salt saldırı-savunma için mi üretilmiş? 2. Değilse, hâl ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla mı taşınıyordu? İkisine de "hayır" cevabı veriliyorsa ortada 6136 suçu yoktur.
Meslek ve sanat gereği taşıma savunması nasıl kurulur?
"Ben bunu işimde kullanıyorum" cümlesi tek başına yeterli değildir. Savunma somutlaştıkça güç kazanır. Uygulamada işe yarayan sıra şudur.
1. Aletin niteliği belgelenir
Aletin fotoğrafı, ölçüsü, sabit veya katlanır oluşu, kilit mekanizması bulunup bulunmadığı tutanağa geçirilir. Sustalı olup olmadığı hukuken belirleyicidir. Gerekiyorsa kriminal inceleme veya bilirkişi raporu talep edilir.
2. Meslek bağı ortaya konur
Vergi levhası, esnaf sicil kaydı, iş sözleşmesi, SGK hizmet dökümü, ustalık belgesi, işyeri fotoğrafları, iş arkadaşlarının tanıklığı. Amaç, aletin o mesleğin olağan aracı olduğunu göstermektir.
3. Taşımanın bağlamı anlatılır
Nereden nereye gidiliyordu, alet çantada mı, alet kutusunda mı, araçta mı bulunuyordu? İşten çıkış saati, güzergâh, aracın içindeki diğer iş malzemeleri. Bunlar aletin kullanım amacını görünür kılar.
4. Sırf saldırı amacı bulunmadığı gösterilir
Olayda kavga, tehdit, husumet ya da hedeflenmiş bir kişi yoksa; alet gizlenmemiş, ulaşılabilir bir yerde olağan biçimde duruyorsa saldırı amacı iddiası zayıflar.
"Mutat olarak yanımda dururdu" savunması işe yarar mı?
Mutat taşıma, dosyalarda en sık duyulan savunmadır: alet yıllardır araçta, çantada ya da işyerinde duruyordur; o gün özel bir sebeple alınmamıştır. Bu savunmanın hukuki karşılığı iki ayrı yerdedir ve karıştırılmamalıdır.
Alet m. 4/1 listesindeyse mutat taşıma tek başına kurtarıcı değildir. Sustalı çakının yıllardır torpido gözünde durması, onu kanunun listesinden çıkarmaz. Bu durumda tartışma cezanın belirlenmesine, takdiri indirime ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kayar.
Alet m. 4/3 istisnasındaysa mutat kullanım savunmanın tam merkezindedir. Çünkü bu aletlerde suç, taşımanın kendisinden değil, taşımanın amacından doğar. Aletin gündelik ve alışılmış biçimde bulundurulduğu ortaya konursa saldırı amacı iddiası dayanaksız kalır.
Bu nedenle ifade aşamasında verilen ilk cümle çok şey belirler. "Korunmak için taşıyorum" ya da "başım derde girerse diye alıyorum" gibi bir anlatım, savunmanın dayanmak istediği zemini kendi elinizle ortadan kaldırabilir. İfade öncesi bir avukatla konuşmanın en somut karşılığı budur.
Kapsam dışı bir alet de suç olabilir mi?
Olabilir. m. 15/4, m. 4/3'te yazılı serbest aletleri hâl ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar için ayrı ve daha hafif bir hüküm getirir: üç aya kadar hapis veya adli para cezası. Buradaki "veya" önemlidir; hâkim ikisi arasında seçim yapabilir.
Anahtar kelime "sırf saldırı amacı"dır. Bu, bir iç dünya meselesi olduğu için dış belirtilerle ispatlanır: aletin gizlenmiş olması, tarafların arasında önceden bir husumet bulunması, kavga ihbarı üzerine yapılan yakalama, aletin olağan kılıfından çıkarılmış hâlde bulunması, olayın saati ve yeri. Bu belirtiler yoksa savunma güçlüdür.
Bir noktayı ayırmak gerekir: alet fiilen bir kişiye karşı kullanıldıysa artık ayrı bir suç doğar ve dosya yaralama boyutuna geçer. Kesici aletle yaralamanın kendi kuralları vardır; bunu silahla yaralama yazısında ayrıca ele aldık.
Suç oluşmuyorsa hiçbir yaptırım yok mu?
Ne yazık ki bu her zaman böyle değildir. 6136 kapsamına girmeyen kesici, delici ve bereleyici aletlerin kamuya açık yerlerde maksat dışı taşınması, birçok ilde valilik ya da il idare kurulu kararlarıyla ayrıca yasaklanmıştır. Bu kararlara aykırılık suç değil kabahat sayılır ve Kabahatler Kanunu'nun emre aykırı davranış hükmü uyarınca idari para cezası uygulanabilir.
Aradaki fark pratikte büyüktür. İdari para cezası bir mahkûmiyet değildir, adli sicile işlemez ve savcılık soruşturması açılmasını gerektirmez. Buna karşılık ödenmezse kendi usulüne göre tahsil edilir. Kabahatler Kanunu uyarınca idari yaptırım kararına karşı, tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu süre kaçırıldığında karar kesinleşir; itiraz dilekçesinin gecikmesi çoğu dosyada tek başına sonucu belirler.
Elinize bir tutanak verildiyse
Size verilen kâğıdın ne olduğunu anlamadan hiçbir şey yapmayın. Belge bir idari yaptırım karar tutanağı mı, yoksa bir suç tutanağı ve ifade davetiyesi mi? İkisinin süresi, mercii ve sonucu farklıdır. Tutanağın bir nüshasını mutlaka isteyin ve üzerindeki tarihi not edin.
Ceza ne olur, bıçak geri verilir mi?
m. 15/1 hapis ile adli para cezasını birlikte öngörür; hâkimin ikisi arasında seçim yapma yetkisi yoktur. Aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması hâlinde m. 15/2 uyarınca ceza yarıdan bir katına kadar artırılır. Kanun "vahim"i tanımlamaz, takdiri hâkime bırakır. Bu, savunma için bir alandır: mahkemenin neden vahim gördüğünü somut olarak gerekçelendirmesi istenebilir.
Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelebilir CMK m. 231/5. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve varsa zararın giderilmesi aranır m. 231/6. Karar verilirse beş yıllık denetim süresi başlar m. 231/8.
Buradaki en çok yanılınan nokta şudur: kanun, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının müsadereye ilişkin hükümler hariç hüküm doğurmayacağını açıkça yazar. Yani hakkınızda bu karar verilse bile ele geçen alet size iade edilmez, müsadere edilir. Suçun konusunu oluşturan bıçak, dosyanın sonucundan bağımsız olarak elinizden çıkar.
Görevli mahkeme bakımından da bir belirsizlik yoktur: m. 15 dosyaları asliye ceza mahkemesinde görülür. Ruhsatsız ateşli silah iddiasıyla nasıl bir arada yürüdüğünü ruhsatsız silah bulundurma yazısında, sürecin bütününü ise silah suçları avukatı sayfasında bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Sustalı çakı taşımak suç mu?
Evet. Sustalı çakı, 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesinde adı geçen aletlerden biridir. Taşımak veya bulundurmak m.15/1 uyarınca altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmi beş günden az olmamak üzere adli para cezası gerektirir. Sayı veya nitelik bakımından vahim görülürse ceza yarıdan bir katına kadar artırılır. Aletin gerçekten sustalı mekanizmaya sahip olup olmadığı teknik bir tespittir ve dosyada tartışılabilir.
Arabamda mutfak bıçağı çıktı, ceza alır mıyım?
Kural olarak hayır. Mutfak bıçağı ev gereçlerindendir ve 6136 m.4/3 uyarınca bu Kanun'a tabi değildir. Ancak hâl ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşındığı ortaya konursa m.15/4 devreye girer ve üç aya kadar hapis veya adli para cezası söz konusu olabilir. Ayrıca valilik yasaklarına aykırılık nedeniyle idari para cezası kesilmesi mümkündür.
Bıçağı mesleğim gereği taşıdığımı nasıl ispatlarım?
Somut belgelerle. Vergi levhası, esnaf sicil kaydı, iş sözleşmesi, SGK hizmet dökümü, ustalık belgesi ve işyeri kayıtları mesleğinizi gösterir. Aletin o mesleğin olağan aracı olduğu, ölçüsü ve türüyle birlikte anlatılır. Taşımanın bağlamı da önemlidir: güzergâh, saat, aletin çantada veya alet kutusunda bulunması. Bu unsurlar birlikte sunulduğunda savunma somutlaşır.
Bıçak taşımaktan idari para cezası kesildi, ne yapabilirim?
İdari para cezası mahkûmiyet değildir ve adli sicile işlemez. Kabahatler Kanunu uyarınca bu karara karşı, tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Süre kaçırılırsa karar kesinleşir ve tahsil süreci işler. Başvuruda kararın dayandığı yasaklama kararının içeriği, olayın gerçekleşme biçimi ve tutanaktaki tespitler tartışılır.
Hükmün açıklanması geri bırakılırsa bıçağımı geri alır mıyım?
Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.231/5, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının müsadereye ilişkin hükümler hariç olmak üzere sanık hakkında hukuki sonuç doğurmayacağını belirtir. Müsadere bu kararın dışında tutulmuştur. Dolayısıyla suçun konusunu oluşturan alet, karar lehinize olsa dahi iade edilmez.