Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Uzlaştırma

Uzlaşmayı Kabul Etmeli miyim?

Uzlaştırmacı aradı, size yedi gün süre verdi ve şimdi bir karar vermeniz gerekiyor. Bu yazı, kabul etmenin ve reddetmenin sonuçlarını şüpheli tarafı ve mağdur tarafı için ayrı ayrı, süslemeden anlatır. Kararı siz vereceksiniz; burada amaç, neyi kaybedip neyi kazandığınızı önceden görmeniz.

9 dakika okuma Uzlaştırma CMK m. 253/18CMK m. 253/19CMK m. 254/2

Kısa cevap

Tek bir doğru cevap yok; cevap hangi tarafta olduğunuza ve dosyadaki delil durumuna göre değişir. Şüpheli veya sanıksanız uzlaşma, dosyayı mahkûmiyet riski olmadan kapatan en hızlı yoldur: edimi peşin yerine getirirseniz soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı, davada düşme kararı verilir. Buna karşılık CMK m. 253/18 uyarınca uzlaştırma sonuçsuz kalırsa bir daha uzlaştırma yoluna gidilemez; yani bu kapı bir kez açılır. Mağdur veya müştekiyseniz uzlaşma zararınızı hızlı ve icra edilebilir biçimde karşılar, ama uzlaşırsanız kural olarak aynı suç nedeniyle ayrıca tazminat davası açamazsınız ve fail hakkında ceza verilmez. Uzlaşmayı kabul etmek suçu kabul etmek anlamına gelmez.

Uzlaşma teklifi geldiğinde size aslında ne soruluyor?

Uzlaştırma, belirli suçlarda taraflar anlaşırsa ceza yargılamasını sonlandıran bir usuldür. Devlet burada cezalandırmaktan vazgeçip zararın giderilmesini öne alır. Süreci savcılık bünyesindeki uzlaştırma bürosu yürütür ve büronun görevlendirdiği bir uzlaştırmacı iki tarafa da teklif götürür.

Size sorulan soru şudur: "Bu dosyanın yargılamayla değil, karşılıklı anlaşmayla bitmesini kabul ediyor musunuz?" Cevabınızı CMK m. 253/4 uyarınca teklifin yapıldığı andan itibaren yedi gün içinde bildirmeniz gerekir. Bu sürede bir şey söylemezseniz teklifi reddetmiş sayılırsınız. Sessiz kalmak da bir karardır ve olumsuz yönde işler.

Uzlaştırmacı görevlendirildikten sonra işlemleri en geç otuz gün içinde bitirir; büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir. Yani süreç aylarca sürüncemede kalmaz. Ayrıntılı işleyiş için uzlaştırma ve ceza hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Bir noktayı baştan netleştirelim: teklif yapılması veya kabul edilmesi delil toplanmasına ve koruma tedbirlerine engel değildir. Uzlaşma görüşmeleri sürerken dosya donmaz.

Ancak her suçta böyle bir teklif gelmez. CMK m. 253/1 kapsamı sayar. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçların tamamı kapsamdadır. Ayrıca şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdidin birinci fıkrası, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık gibi maddede tek tek sayılan suçlar da kapsama girer.

Kanun aynı ölçüde net biçimde dışarıda bıraktıklarını da sayar. m. 253/3 uyarınca şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. Aynı fıkra bir kural daha koyar: uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz.

Teklif gelmediyse

Dosyanız kapsamda olduğu hâlde uzlaştırma aşaması atlanmışsa bu bir usul eksikliğidir ve savunmada ileri sürülebilir. CMK m. 254, kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderileceğini söyler. Yani mahkeme aşamasında da bu yol kapanmış değildir.

Şüpheli veya sanıksanız: kabul etmenin getirisi nedir?

En somut kazanç, dosyanın mahkûmiyet olmadan kapanmasıdır. CMK m. 253/19 uyarınca soruşturma aşamasında uzlaşırsanız ve edimi peşin yerine getirirseniz hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Dava açılmaz, duruşmaya çıkmazsınız, hakkınızda bir hüküm kurulmaz.

Dava açıldıktan sonra uzlaşırsanız sonuç CMK m. 254/2'de düzenlenmiştir: edim peşin yerine getirilmişse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Düşme kararı bir mahkûmiyet değildir; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında olduğu gibi bir denetim süresi de getirmez.

İkinci kazanç zamandır. Bir ceza yargılaması yıllara yayılabilir; bu süre boyunca adli kontrol yükümlülüğü, yurt dışı yasağı veya sadece belirsizlik yükü devam eder. Uzlaşma bu takvimi haftalara indirir. Üçüncüsü ise masraftır: uzlaşma gerçekleşirse uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.

Sık sorulan bir kaygıya da cevap verelim. Uzlaşmayı kabul etmek, suçu işlediğinizi kabul ettiğiniz anlamına gelmez. CMK m. 253/20 açıktır: uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturmada, kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz. Müzakerede söyledikleriniz, uzlaşma olmazsa aleyhinize dönmez.

Şüpheli veya sanıksanız: riskler nerede?

Birinci risk parasaldır. Uzlaşma edimi çoğu zaman bir ödeme olur ve bu tutar, yargılama sonunda çıkabilecek sonuçtan daha ağır olabilir. Beraat ihtimali yüksek bir dosyada, sırf bitsin diye kabul edilen yüksek bir edim iyi bir tercih değildir. Bu yüzden karar, dosyadaki delil durumu okunmadan verilmemelidir.

İkinci risk geri dönüşsüzlüktür. CMK m. 253/18: uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. Pazarlık yapıp süreci çökertirseniz, ileride fikir değiştirmeniz genelde işe yaramaz. Kanun burada tek bir istisna tanır: teklif reddedilmiş olsa bile taraflar, en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar uzlaştıklarını gösteren bir belgeyle savcılığa başvurabilirler.

Üçüncü risk birlikte yargılanan kişilerle ilgilidir. CMK m. 255 uyarınca, aralarında iştirak ilişkisi olsun ya da olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda yalnızca uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır. Sizin uzlaşmanız diğer sanıkları kurtarmaz; onların uzlaşması da sizi kurtarmaz.

Dördüncü nokta ise çok taraflı dosyalardadır. Bir suç birden fazla kişiyi mağdur etmişse, uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için mağdurların hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. Beş mağdurdan dördüyle anlaşmak sonuç doğurmaz.

Mağdur veya müştekiyseniz: kabul etmeli misiniz?

Bu tarafta hesap tamamen farklıdır. Kazanç tarafı şudur: zararınız yargılamayı beklemeden, tarafların kendi belirlediği bir içerikle karşılanır. Edim illa para olmak zorunda da değildir; bir özür, bir onarım, bir taahhüt de olabilir. Savcı, uzlaşmanın tarafların özgür iradesine dayanıp dayanmadığını ve edimin hukuka uygun olup olmadığını denetler.

Uzlaşma ayrıca güçlü bir tahsil aracı sağlar. Karşı taraf edimini yerine getirmezse, uzlaşma raporu veya belgesi İcra ve İflas Kanunu m. 38'de yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır. Yani elinizde, ayrıca dava açmadan icraya konulabilecek bir belge olur.

Uzlaşırsanız tazminat davası hakkınız kapanır

CMK m. 253/19: uzlaşmanın sağlanması hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yüzden özellikle yaralanma dosyalarında, tedavi sürmeden ve kalıcı sonuç netleşmeden edim tutarını belirlemek risklidir.

İkinci dezavantaj beklentiyle ilgilidir. Uzlaşma sonunda fail hakkında ceza verilmez, sabıka kaydı oluşmaz. Sizin için önemli olan şey karşı tarafın cezalandırılmasıysa, uzlaşma o beklentiyi karşılamaz. Bu değerlendirmeyi kendi başınıza yapmak zorunda değilsiniz; müşteki ve mağdur vekilliği tam olarak bu aşamada devreye girer.

Kabul etmezsem ne olur?

Reddetmek bir yaptırım doğurmaz. Dosya, uzlaştırma hiç gündeme gelmemiş gibi normal seyrine döner. Savcılık delilleri değerlendirir; yeterli şüphe görürse iddianame düzenler ve dava açılır, görmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.

Ret üç şekilde gerçekleşir: açıkça reddedersiniz, yedi gün içinde cevap vermezsiniz, ya da müzakereye katılmaktan imtina edersiniz. CMK m. 253/13 uyarınca müzakerelere katılmaktan kaçınan taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.

Reddin görünmeyen bir bedeli vardır: m. 253/18 nedeniyle aynı dosyada bir daha uzlaştırma denenemez. Ayrıca ilk teklif tarihinden uzlaştırmacının raporunu büroya verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ve şikâyet süresi işlemez; süreç sona erdiğinde saat kaldığı yerden devam eder.

Teklif elinize ulaşır

Uzlaştırmacı arar veya tebligat gönderir. Size uzlaşmanın niteliği ile kabul ve reddin hukuki sonuçları anlatılır.

Yedi günlük süre işler

Bu sürede karar bildirilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Süreyi dosyayı okumak için kullanın.

Müzakere yapılır

Görüşmeler gizlidir. Müdafi ve vekil katılabilir; söylenenler sonradan delil olarak kullanılamaz.

Rapor savcılığa gider

Anlaşma varsa neye ve ne şekilde uzlaşıldığı ayrıntılı yazılır. Savcı özgür iradeyi ve edimin hukuka uygunluğunu denetler.

Edim yerine getirilmezse ne olur?

Burası en çok yanlış bilinen kısımdır. Uzlaşma belgesini imzalamak dosyayı tek başına kapatmaz; kapatan şey edimin yerine getirilmesidir.

Soruşturma aşamasında: edim peşin yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Ödeme ileri tarihe bırakılmış, taksite bağlanmış veya süreklilik arz eden bir edim kararlaştırılmışsa, savcı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse kamu davası açılır.

Kovuşturma aşamasında: CMK m. 254/2, 2024 yılında değiştirilmiştir. Edim peşin yerine getirilirse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Edim ileri tarihe bırakılmış, taksite bağlanmış veya süreklilik arz ediyorsa mahkeme durma kararı verir; durma süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunur. Eski uygulamadaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması mekanizması bu hüküm bakımından artık geçerli değildir.

Karşı taraftaysanız elinizde iki yol birden vardır: ceza dosyası kaldığı yerden yürür ve uzlaşma belgesini icraya koyabilirsiniz.

Uzlaşma ile şikâyetten vazgeçme aynı şey mi?

Hayır, ikisi farklı kurumlardır ve sonuçları da farklıdır. Şikâyetten vazgeçme yalnızca takibi şikâyete bağlı suçlarda sonuç doğurur; TCK m. 73/4 uyarınca suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür. Uzlaştırma ise şikâyete bağlı olmayan bazı suçlarda da uygulanabilir.

İkinci fark ortak sanıklardadır. TCK m. 73/5, iştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçmenin diğerlerini de kapsadığını söyler. Uzlaşmada ise kural bunun tam tersidir: yalnızca uzlaşan kişi yararlanır.

Üçüncü fark güvencededir. Vazgeçmede size bir edim taahhüt edilmiş olsa bile bunun icra edilebilir bir karşılığı yoktur; ödeme yapılmazsa dava çoktan düşmüştür. Uzlaşmada edim yazılı belgeye bağlanır, yerine getirilmezse hem ceza süreci canlanır hem de belge icraya konulabilir. Mağdur tarafında bu fark çoğu zaman belirleyicidir.

Karar vermeden önce neye bakmalı?

Dört soruyu sırayla cevaplayın. Birincisi: dosyada aleyhinize ne var? Delil durumu zayıfsa uzlaşmanın maliyeti gereksiz olabilir. İkincisi: edim gerçekçi mi? Ödeyemeyeceğiniz bir taksit planı, süreci sadece geciktirir ve sonunda dava açılır. Üçüncüsü: zarar netleşti mi? Mağdur tarafındaysanız tedavi veya onarım sürüyorsa erken uzlaşmak aleyhinize olur. Dördüncüsü: dosyada başka şüpheli var mı? Varsa m. 255 nedeniyle herkes kendi kararını verir.

Bu dört sorunun cevabı dosyanın içinde yazılıdır. Yedi günlük süre kısa görünse de, dosyayı incelemek ve tutarı konuşmak için yeterlidir.

Sık sorulan sorular

Uzlaşmayı kabul edersem sabıka kaydım olur mu?

Hayır. Uzlaşma sonunda soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesi kararı verilir. Bunların hiçbiri mahkûmiyet hükmü değildir, dolayısıyla adli sicile kaydedilecek bir ceza doğmaz. Uzlaşma kaydı yalnızca dosya içinde kalır.

Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap vermezsem ne olur?

CMK m. 253/4 uyarınca kendisine uzlaşma teklifinde bulunulan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır. Ayrıca müzakerelere katılmaktan imtina eden taraf da uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır. Bu durumda dosya normal soruşturma veya yargılama seyrine döner.

Ortak sanıklardan biri uzlaşırsa ben de kurtulur muyum?

Hayır. CMK m. 255 açıktır: aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır. Her sanık kendi adına karar verir ve sonuç yalnızca o kişi bakımından doğar. Bu yönüyle uzlaşma, şikâyetten vazgeçmeden ayrılır.

Uzlaştıktan sonra taksitler ödenmezse dosya yeniden açılır mı?

Evet. Soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmişse, uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmediğinde kamu davası açılır. Kovuşturmada durma kararı verilmişse, uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmediğinde mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunur. Ayrıca uzlaşma raporu veya belgesi, İcra ve İflas Kanunu m. 38'de yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayıldığı için icraya da konulabilir.

Uzlaşmayı reddettim, sonra fikrimi değiştirebilir miyim?

Kural olarak hayır: CMK m. 253/18 uyarınca uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. Tek istisna m. 253/16'dadır. Teklif reddedilmiş olsa bile taraflar, uzlaştıklarını gösteren bir belgeyle en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurup uzlaştıklarını beyan edebilirler.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Uzlaştırma ve ceza hukuku

Hizmet sayfası: kapsam, uzlaştırma bürosu süreci, edimin belirlenmesi ve uzlaşma görüşmesinde temsil.

Sayfaya git

Müşteki ve mağdur vekilliği

Mağdur tarafındaysanız: şikâyet, dosyaya katılma, edimin belirlenmesi ve zararın gerçek karşılığı.

Sayfaya git

HAGB nedir?

Uzlaşmayla karıştırılan diğer kurum: hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetim süresi.

Sayfaya git

Şikâyet edildim, süreç nasıl işler?

Dosya açıldıktan sonra hangi aşamalar var, uzlaştırma bu zincirin neresine giriyor?

Yazıyı oku

Kasten yaralama cezası

Uzlaştırmaya en sık konu olan suç: hangi hâller kapsamda, hangileri kapsam dışında?

Yazıyı oku

Karakoldan aradılar, ifadeye çağırdılar

Uzlaşma teklifi çoğu zaman ifadeden sonra gelir. İlk adımda ne yapılmalı?

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Uzlaşma kararı, dosyadaki delil durumu ve edim tutarı birlikte okunmadan verilmemeli. Yedi günlük süre içindeyseniz arayın; dosyayı birlikte değerlendirip kabul mü ret mi olduğunu netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp