Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Yakalama ve teslim olma

Yakalama Kararı Çıktıysa Ne Yapmalı? Teslim Olmak

Hakkınızda bir yakalama emri olduğunu öğrendiğinizde ilk his genellikle donup kalmaktır. Ne evde beklemek ne de telefonu kapatıp ortadan kaybolmak bir plandır. Aşağıda, teslim olma sürecinin nasıl kurulduğunu, avukatın hangi noktada devreye girdiğini ve tutuklama riskinin gerçekte neye göre değerlendirildiğini anlatıyorum.

9 dakika okuma Yakalama ve teslim olma CMK m. 94/1CMK m. 100/1CMK m. 98/1

Kısa cevap

Yakalama emri kendiliğinden kalkmaz; beklemek yalnızca kaçma şüphesini besler. Doğru sıra şudur: önce dosyanın hangi savcılık veya mahkemede olduğu ve emrin hangi nedenle çıktığı tespit edilir, sonra avukat eşliğinde planlı bir teslim olma yapılır. Yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır (CMK m. 94/1). O sorguda üç sonuçtan biri doğar: serbest bırakılma, adli kontrol ya da tutuklama. Yakalama emri kişiyi hâkimin önüne getirmek içindir; tutuklama kararı ise ayrı bir karardır ve ayrı koşullara bağlıdır.

Yakalama kararı ile tutuklama kararı aynı şey mi?

Hayır ve bu ayrımı bilmek insanların çoğunu gereksiz bir paniğe girmekten kurtarıyor.

Yakalama emri bir getirme aracıdır. CMK m. 98/1 uyarınca soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından düzenlenebilir. Tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde itiraz mercii de düzenleyebilir. Yakalanmışken kolluğun elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevinden veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü için savcılar ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilir. Kovuşturma evresinde ise kaçak sanık hakkında hâkim veya mahkeme re'sen ya da savcının istemiyle karar verir. Emirde kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği, yüklenen suç ve yakalandığında nereye gönderileceği yazar (m. 98/4).

Tutuklama ise bir tedbirdir ve çok daha ağır koşullara bağlıdır. CMK m. 100/1: kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni bulunmalıdır; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan hâllerde tutuklama kararı verilemez.

Aradaki fark pratikte şu anlama gelir: yakalama emrinin varlığı, tutuklanacağınız anlamına gelmez. Emir, sizi masaya oturtmak için çıkarılmıştır. Masada ne söyleyeceğiniz ve dosyada ne olduğu, sonucu belirleyen asıl unsurdur.

Beklersem geçer mi? Zaman kimin lehine işliyor?

Kanunda, yakalama emrinin belirli bir süre geçmekle kendiliğinden ortadan kalkacağını söyleyen bir hüküm yoktur. Emir ya aranan kişinin yakalanıp yetkili merci önüne çıkarılmasıyla ya da düzenleyen makamın kararıyla sona erer. Nitekim CMK m. 90/6, emre konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle emrin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda, mahkeme, hâkim veya savcı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesinin isteneceğini söyler. Yani emri bitiren şey, sizin ortaya çıkmanızdır.

Beklemenin somut bir bedeli de var. CMK m. 100/2-a uyarınca şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa bir tutuklama nedeni var sayılabilir. Aylarca ulaşılamamış olmak, adres bırakmadan taşınmış olmak, telefonu değiştirmiş olmak dosyaya tam olarak bu başlık altında yazılır. Kısacası kaçarak korunmaya çalışılan şey, kaçma süresi uzadıkça daha çok tehlikeye girer.

Rastgele yakalanmak ile teslim olmak aynı şey değildir

Rutin bir kimlik kontrolünde, havalimanında ya da gece yarısı evde yakalanırsanız süreç sizin seçmediğiniz bir yerde ve saatte başlar. İlk ifade çoğu zaman dosya hiç görülmeden verilir. Planlı teslim olmada ise dosya önceden incelenir, hangi suçlamayla karşı karşıya olduğunuz bilinir ve savunma hazır girilir.

Teslim olmadan önce yapılması gereken tek şey

Dosyayı tespit etmek. Herkesin adına bakılabilen tek bir merkezî ekran yoktur; aramanın başlangıç noktası, emrin hangi başsavcılıktan veya hangi mahkemeden çıktığıdır. Elinizde eski bir davetiye, bir SMS, bir uzlaştırma yazısı ya da bir soruşturma numarası varsa iş çok kısalır. Bu tespitin nasıl yapıldığını ve hangi yolların aslında bir sorgulama değil fiilen teslim olma anlamına geldiğini yakalama kararı sorgulama sayfasında ayrıntılı anlattım.

Neden önce bu? Çünkü emrin nedeni, teslim olma stratejisini baştan değiştirir. Çağrıya gidilmediği için çıkmış bir emirle, kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında çıkmış bir emir aynı şey değildir. Birinde çoğu zaman ifade alınıp süreç devam eder; diğerinde tablo çok daha ağırdır.

Avukat eşliğinde teslim olma nasıl planlanır?

Aşağıdaki sıra, dosyaların büyük bölümünde işleyen mantıktır. Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilir; buradaki adımlar bir şablon değil, bir çerçevedir.

Dosyanın ve emrin tespiti

Hangi savcılık, hangi soruşturma numarası, hangi suçlama, emir hangi nedenle çıkmış. Vekâletname verildiğinde müdafi soruşturma dosyasını inceleyip belge örneği alabilir; bu inceleme savunmanın omurgasını kurar.

Savunmanın önceden hazırlanması

Anlatılacak olay, sunulacak belgeler, tanık bilgileri ve varsa lehe deliller önceden derlenir. Sorgu odasında hatırlanmaya çalışılan bilgi, önceden yazılmış bilgiyle aynı değeri taşımaz.

Yer ve zamanın seçilmesi

Mesai saatleri içinde, doğru adliyede ve müdafi hazırken başvurmak, sürecin akışını doğrudan etkiler. Yanlış adliyeye gitmek yalnızca zaman kaybı değildir; saatler işlemeye başladığında evrakın doğru yerde olmaması sorguyu geciktirir.

Adli kontrol talebinin hazırlanması

Tutuklama gündeme gelirse hâkimden istenecek alternatif önceden hazırlanmış olmalıdır. Sabit ikametgâh, iş ve aile bağları, sabıka durumu ve dosyaya katkı iradesi somut belgelerle gösterilir.

Sorgu ve sonrası

Müdafi sorguda hazır bulunur, tutanağı okur ve eksik kalan hususları kayda geçirtir. Tutuklama kararı çıkarsa itiraz süreci aynı gün başlar.

Teslim olduktan sonra saatler nasıl işliyor?

CMK m. 94/1 nettir: hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır. Bu süre içinde çıkarılamıyorsa, m. 94/2 uyarınca aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değilse en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sistemi kullanılarak sorgusu yapılır veya ifadesi alınır.

Az bilinen bir imkân daha var. m. 94/3 uyarınca, ifadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılması Cumhuriyet savcısı tarafından emredilebilir. Bu hüküm her yakalama emri için ancak bir kez uygulanabilir; taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye emrin düzenlendiği yer savcısı tarafından bin Türk lirası idari para cezası verilir.

İfade ve sorguda size hatırlatılması gereken haklar CMK m. 147'de sayılır: yüklenen suçun anlatılması, müdafi seçme ve onun hukuki yardımından yararlanma hakkı, yakınlarınızdan istediğinize yakalandığınızın derhâl bildirilmesi, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni bir hak olduğu ve şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz. Kimliğinize ilişkin soruları ise doğru cevaplamakla yükümlüsünüz.

Teslim olursam tutuklanır mıyım?

Bu sorunun dürüst cevabı "duruma göre değişir" değil, "şu ölçütlere göre değerlendirilir"dir. Kimse sonuç garantisi veremez, ama hâkimin bakacağı başlıklar bellidir.

Önce eşik: CMK m. 100/1 kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil arar. Basit bir şikâyet dilekçesi tek başına bu eşiği karşılamaz. Sonra bir tutuklama nedeni gerekir: kaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular; ya da delilleri yok etme, gizleme, değiştirme veyahut tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma yönünde kuvvetli şüphe oluşturan davranışlar (m. 100/2). Kanun ayrıca belirli suçlar bakımından, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeninin var sayılabileceğini düzenler (m. 100/3).

Bir de mutlak sınır var. CMK m. 100/4: sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Karar aşamasında ise CMK m. 101/2 devreye girer: tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tedbirin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı, somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Savunmanın en verimli çalıştığı yer tam olarak burasıdır: adli kontrolün neden yeterli olacağını göstermek. CMK m. 109 yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli başvurmak, konutu terk etmemek, güvence yatırmak gibi çok sayıda yükümlülük sayar. Tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği ya da baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (m. 101/3).

Tutuklama kararı çıkarsa ne yapılır?

Süreç orada bitmez. CMK m. 101/5 uyarınca tutuklama kararına itiraz edilebilir. İtiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle yapılır (m. 268/1). Kararına itiraz edilen hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse en çok üç gün içinde yetkili mercie gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m. 268/3-b).

İtirazın yanında iki yol daha var. CMK m. 104 uyarınca soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme istenebilir. CMK m. 108 ise soruşturma evresinde, en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğinin, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından şüpheli veya müdafii dinlenerek incelenmesini öngörür. Bu incelemenin şüpheli tarafından da istenebileceğini eklemek gerekir. Tutuklama sonrası izlenecek yolu tutuklama ve itiraz sayfasında ayrıca anlattım.

Son olarak: kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan veya tutuklanan kişiler ile kanuni hakları hatırlatılmadan tutuklananlar dâhil CMK m. 141'de sayılan hâllerde maddi ve manevi zararların Devletten istenmesi mümkündür. Bu, yaşananları geri almaz; ama hukuka aykırılığın sonuçsuz kalmadığını gösterir.

Sık sorulan sorular

Yakalama kararı ile tutuklama kararı aynı şey mi?

Hayır. Yakalama emri, çağrıya gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheliyi ya da kaçak sanığı yetkili merci önüne getirmek için düzenlenen bir araçtır. Tutuklama ise ayrı bir tedbirdir ve kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin, bir tutuklama nedeninin ve ölçülülüğün birlikte bulunmasını gerektirir. Hakkınızda yakalama emri olması tutuklanacağınız anlamına gelmez.

Teslim olmadan önce avukatla görüşmek şart mı?

Kanun bunu zorunlu tutmaz, ancak sıra bakımından belirleyicidir. Teslim olmadan önce dosyanın hangi mercide olduğu ve emrin hangi nedenle çıktığı tespit edilirse savunma hazırlıklı girilir. Aksi hâlde ilk ifade, dosya hiç görülmeden ve çoğu zaman gece saatlerinde verilir; o ifade dosyanın geri kalanının etrafında şekillendiği metin hâline gelir.

Teslim olursam kesin tutuklanır mıyım?

Hayır. Hâkim önüne çıkarıldığınızda serbest bırakılma, adli kontrol veya tutuklama sonuçlarından biri doğar. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük aranır; ayrıca kararda adli kontrolün neden yetersiz kalacağının somut olgularla gösterilmesi gerekir. Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Mesai saatleri dışında yakalanırsam ne olur?

İfadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılması Cumhuriyet savcısı tarafından emredilebilir. Bu hüküm her yakalama emri için ancak bir kez uygulanabilir. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye, yakalama emrinin düzenlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından bin Türk lirası idari para cezası verilir.

Yakalama emri kendiliğinden kalkar mı, beklemek işe yarar mı?

Kanunda, yakalama emrinin belirli bir süre geçmekle kendiliğinden ortadan kalkacağını söyleyen bir hüküm yoktur. Emir, aranan kişinin yakalanıp yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmasıyla ya da düzenleyen makamın kararıyla sonuçlanır. Beklemek riski azaltmaz; kaçma veya saklanma yönündeki somut olgular tutuklama nedeni olarak değerlendirilebildiği için çoğu dosyada aleyhe bir unsur hâline gelir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Yakalama kararı sorgulama

Emrin hangi dosyadan çıktığını tespit etmenin yolları ve karakola gitmenin gerçek anlamı.

Sayfaya git

Tutuklama ve itiraz

Sorgudan tutuklama çıkarsa: tutuklama nedenleri, adli kontrol ve itiraz süreci.

Sayfaya git

Hakkımda yakalama kararı var mı?

e-Devlet'te ne görünür, ne görünmez; avukat hangi yetkiyle sorgulama yapar.

Yazıya git

Adli kontrol

Tutuklamanın alternatifi olan yükümlülükler ve bunların nasıl talep edildiği.

Sayfaya git

İfade ve sorgu

Susma hakkı, müdafi hakkı ve kolluk-savcılık-hâkim ifadesi arasındaki fark.

Sayfaya git

İfadeye gitmezsem ne olur?

Çağrıya uymamanın sonucu ve yakalama emrinin çoğu zaman nasıl doğduğu.

Yazıya git

Dosyanızı konuşalım

Teslim olma tarihi ve yeri, savunmanın hazırlığı ve adli kontrol talebi birlikte planlanır. Elinizde ne varsa onunla başlayalım; sırayı doğru kurmak sonucu değiştirir.

Hemen Ara WhatsApp