Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Gözaltı

Gözaltına Alındım, Ne Yapmalıyım? İlk 24 Saat Rehberi

Bu yazı, gözaltına alınan kişinin kendi ağzından soracağı soruları sırayla cevaplıyor. Panikten çok sıra önemlidir: önce neyi söylemek zorunda olmadığınızı, sonra kimin çağrılacağını, en sonda hangi kâğıdı imzalayacağınızı bilmek gerekir. Aşağıdaki her başlık, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddesine dayanır.

9 dakika okuma Gözaltı CMK m. 147/1-eCMK m. 148/4CMK m. 90/1

Kısa cevap

Kimliğinize ilişkin soruları doğru cevaplayın; suçlamayla ilgili hiçbir şey anlatmak zorunda değilsiniz, çünkü CMK m. 147/1-e açıklamada bulunmamayı kanunî bir hak sayar. Avukat gelmeden ifade vermeyin: CMK m. 148/4, müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağını söyler. Avukat tutacak durumunuz yoksa baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Okumadığınız hiçbir tutanağı imzalamayın ve yakınlarınıza haber verilmesini isteyin.

Gözaltı ne demek, kararı kim veriyor?

Yakalama ile gözaltı aynı şey değildir. Yakalama, fiilen özgürlüğünüzden alıkonulduğunuz andır. CMK m. 90/1 suçüstü hâllerinde herkesin geçici olarak yakalama yapabileceğini, m. 90/2 ise kolluk görevlilerinin tutuklama kararı ya da yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, savcıya veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı yoksa yakalama yetkisi bulunduğunu düzenler.

Gözaltı ise bir sonraki aşamadır. CMK m. 91/1: yakalanan kişi Cumhuriyet savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Kararı veren makam karakol değil, Cumhuriyet savcısıdır. Kanun bunu iki şarta bağlar (m. 91/2): tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığı.

Buradan iki sonuç çıkar. Birincisi, gözaltı bir cezalandırma değildir; kimse gözaltına alındığı için suçlu sayılmaz. İkincisi, gözaltı sınırsız değildir: kanun hem süreyi hem de sizi hangi hakların koruduğunu tek tek yazmıştır. Kendinizi bir cezanın içinde değil, saatleri sayılan bir işlemin içinde görün.

Neyi söylemek zorundayım, neyi söylemek zorunda değilim?

Ayrım nettir. CMK m. 147/1-a uyarınca kimliğinize ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüsünüz: adınız, doğum tarihiniz, adresiniz. Buna karşılık aynı maddenin (e) bendi, size yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanunî bir hak olduğunun söylenmesini emreder. Yani suçlamayla ilgili tek kelime etmemek, kanunun size tanıdığı bir seçenektir.

Susmak bir suçlama kabulü değildir. Kanunun hak olarak tanıdığı bir davranış, o hakkı kullanan kişinin aleyhine bir delile dönüştürülemez. Uygulamada en çok zarar veren şey, "nasıl olsa bir açıklama yaparsam çabuk çıkarım" düşüncesiyle, dosyanın içeriğini bilmeden verilen ifadelerdir.

Bir yanlışı düzeltmek için konuşmayın

"Sadece şunu açıklayayım, yanlış anlaşılmasın" cümlesiyle başlayan konuşmalar, çoğu zaman tutanağa girer ve dosyanın geri kalanı o metnin etrafında şekillenir. Ne söylendiğinden çok, nasıl yazıldığı önemlidir. Ayrıca CMK m. 148/1 beyanın özgür iradeye dayanması gerektiğini söyler; kötü davranma, yorma, aldatma, cebir veya tehdit yasaktır. m. 148/3 uyarınca yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.

"Avukat istiyorum" dediğimde ne olur?

CMK m. 147/1-c, müdafi seçme hakkınızın bulunduğunun, onun hukukî yardımından yararlanabileceğinizin ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceğinin size bildirilmesini şart koşar. Aynı bent şunu da yazar: müdafi seçecek durumda değilseniz ve bir müdafi yardımından faydalanmak istiyorsanız, size baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Bu görevlendirmenin ücretini siz ödemezsiniz.

Bazı hâllerde istemeniz bile gerekmez. CMK m. 150/2: müdafii bulunmayan şüpheli çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsizse, istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. m. 150/3 aynı kuralı, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yapılan soruşturmalarda da uygular.

Görüşmenin şartları da kanunda yazılıdır. CMK m. 154/1: şüpheli, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; yazışmaları denetime tâbi tutulamaz. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin 21. maddesi, görüşmeden önce ve görüşme sırasında talep hâlinde size kalem ve kâğıt verileceğini, her kolluk biriminde uygun bir görüşme odası ayrılacağını söyler. CMK m. 149/3 ise bu hakkın engellenemeyeceğini ve kısıtlanamayacağını yazar.

Tek istisna dar tutulmuştur: CMK m. 154/2, sayılan belirli suç grupları bakımından gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkının, savcının istemi üzerine hâkim kararıyla yirmi dört saat süreyle kısıtlanabileceğini düzenler. Aynı cümle şunu da söyler: bu zaman zarfında ifade alınamaz. Kısıtlama varken alınmış bir ifade, dosyanın en tartışmalı belgesi hâline gelir.

İfade sırasında bana ne söylenmeli, tutanağı imzalamalı mıyım?

CMK m. 147 ifadenin nasıl alınacağını madde madde sayar: kimliğiniz saptanır, size yüklenen suç anlatılır, müdafi hakkınız bildirilir, yakalandığınız yakınlarınızdan istediğinize derhâl bildirilir, susma hakkınız söylenir, şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır ve lehinize olan hususları ileri sürme olanağı tanınır. Son bent özellikle önemlidir: lehinize kamera kaydı, konum verisi ya da tanık varsa bunların toplanmasını ifade sırasında talep edebilirsiniz.

Tutanak konusunda kanun ayrıntılıdır. m. 147/1-i, tutanakta yer alması gerekenleri sayar: işlemin yapıldığı yer ve tarih, hazır bulunanların isim ve sıfatları, yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği ve getirilmemişse nedenleri, tutanağın okunduğu ve imzaların alındığı, imzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri. Yani imzalamamak da kanunun öngördüğü bir ihtimaldir; korkulacak bir şey değildir.

Pratik kural şudur: beyanınız yanlış yazıldıysa düzeltilmesini isteyin. Düzeltilmiyorsa imzalamayın ve nedeninin tutanağa yazılmasını talep edin. Ayrıca Yönetmelik'in 6. maddesi uyarınca yakalama tutanağına hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığınız yazılır ve bu tutanağın bir sureti size verilir. Haklarınızın bildirildiğini gösteren form da imzalı olarak size verilir. Bu iki kâğıdı isteyin; saatler sonra sürenin ne zaman başladığını tartışırken elinizdeki tek belge o olabilir.

Ailem haberdar olacak mı?

Evet, ve bu bir nezaket değil zorunluluktur. CMK m. 95/1: şüpheli yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir. "Belirlediği kişi" ifadesi önemlidir; illa aile olmak zorunda değildir, güvendiğiniz bir kişiyi söyleyebilirsiniz.

Yönetmelik'in 8. maddesi bunun nasıl yapılacağını da yazar: yanınızda biri varsa onun aracılığıyla, telefon numarasını biliyorsanız telefonla, bilmiyorsanız ilgili yer kolluğu aracılığıyla, konutunuz suç yeri dışındaysa adresinizin bulunduğu yerle ilişki kurularak. Anayasa m. 19 da yakalandığınızın yakınlarınıza derhâl bildirilmesini emreder.

Bu bildirim yapılmazsa sonucu vardır: CMK m. 141/1-h uyarınca yakalanmaları yakınlarına bildirilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebilir. Bu nedenle talebinizin ve kime haber verilmesini istediğinizin tutanağa geçmesini isteyin.

Sağlık kontrolü ve ilaçlarım ne olacak?

Yönetmelik'in 9. maddesi, gözaltına alınacak olmanız veya zor kullanılarak yakalanmanız hâlinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumunuzun belirlenmesini öngörür. Aynı madde, yerinizin değiştirilmesi, sürenin uzatılması, serbest bırakılmanız veya adlî mercilere sevkiniz işlemlerinden önce de sağlık durumunuzun hekim raporuyla tespit edilmesini şart koşar.

Bu muayene formalite değildir. Bir darp, kötü muamele ya da rahatsızlık varsa hekime o anda söyleyin ve rapora yazılmasını isteyin; sonradan anlatılan şikâyetin belgesel karşılığı olmaz. Kronik bir rahatsızlığınız varsa, aynı madde isteğiniz hâlinde varsa kendi hekiminiz nezaretinde resmî hekim tarafından muayene ve tedavi edilmenizi öngörür. Rapor üç nüsha düzenlenir ve nezarethaneye giriş raporunun bir nüshası size verilir.

İki ayrıntı daha: hekimle baş başa kalmanız ve muayenenin hekim-hasta ilişkisi çerçevesinde yapılması esastır; hekim güvenlik endişesiyle kolluk gözetiminde muayene isterse bu belgelenir ve talebiniz hâlinde müdafiiniz de muayenede hazır bulunabilir. Ayrıca ifadenizi alan kolluk görevlisi ile sizi muayeneye götüren görevlinin farklı olması zorunludur.

İlk 24 saat sırayla nasıl işliyor?

Yakalama ve hakların bildirilmesi

Süre bu andan itibaren işler. CMK m. 90/4: kolluk, kaçmanızı ve zarar vermenizi önleyecek tedbirleri aldıktan sonra kanunî haklarınızı derhâl bildirir. Yönetmelik m. 6, yakalama sebebinin, susma ve müdafiden yararlanma haklarının, yakalanmaya itiraz etme hakkının ve bu hakkı nasıl kullanacağınızın yazılı olarak bildirilmesini öngörür.

Nezarethane girişi ve üst araması

Yönetmelik m. 10: kemer, kravat, ip, kesici ve delici alet gibi nesnelerden arındırılırsınız; üzerinizden çıkan eşya ve para muhafaza altına alınır, tutanak düzenlenir ve bu tutanağın bir sureti size verilir. Kadının üstü veya vücudu bir kadın görevli tarafından aranır.

Sağlık kontrolü

Nezarethaneye giriş raporu alınır. Bu rapor, sonradan gözaltı süresince ne olduğunu tartışırken bakılan ilk belgedir.

Müdafi ile görüşme

Vekâletname aranmaz, görüşme başkalarının duyamayacağı bir ortamda yapılır. İfadeden önce mutlaka görüşün; hangi soruların geleceğini ve dosyada ne olduğunu bu görüşmede konuşursunuz.

Kolluk ifadesi

İfade müdafi huzurunda alınır, kanunun saydığı bildirimler yapılır, teknik imkânlardan yararlanılarak kayıt tutulur (m. 147/1-h) ve beyan tutanağa geçirilir.

Savcılığa sevk ve sorgu

Süre dolmadan dosya savcıya gider. Savcı serbest bırakabilir, adli kontrol ya da tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edebilir. CMK m. 91/7: gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu sürelerin sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir ve sorguda müdafi de hazır bulunur.

Sürenin nasıl hesaplandığını, yol süresini ve uzatmanın hangi hâlde mümkün olduğunu ayrı bir yazıda ele aldık: Gözaltı süresi ne kadar, uzatılabilir mi?

Sık sorulan sorular

Susarsam suçlu duruma düşer miyim?

Hayır. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamak CMK m. 147/1-e uyarınca kanunî bir haktır ve ifade başında size hatırlatılması gerekir. Kanunun hak olarak tanıdığı bir davranış, o hakkı kullanan kişinin aleyhine bir delile dönüştürülemez. Kimliğinize ilişkin sorular bunun dışındadır; onları doğru cevaplamakla yükümlüsünüz.

Avukat tutacak param yok, ne olacak?

CMK m. 147/1-c uyarınca müdafi seçecek durumda olmadığınızı beyan eder ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediğinizi söylerseniz, size baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Ayrıca m. 150/2 ve 150/3, çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz kişiler ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda isteminiz aranmaksızın müdafi görevlendirilmesini öngörür.

Tutanağı imzalamazsam ne olur?

Kanun bu ihtimali zaten düzenlemiştir. CMK m. 147/1-i uyarınca tutanakta, imzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri de yer alır. Yani imzalamamak başlı başına bir suç veya kusur değildir. Beyanınız yanlış yazıldıysa önce düzeltilmesini isteyin; düzeltilmiyorsa imzalamayın ve nedeninin tutanağa yazılmasını talep edin.

Gözaltındayken kendi telefonumdan ailemi arayabilir miyim?

Kanun size doğrudan telefon etme hakkı vermez. Öngörülen şey farklıdır: CMK m. 95/1 uyarınca yakalandığınız, gözaltına alındığınız veya sürenin uzatıldığı, Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin bir yakınınıza veya belirlediğiniz bir kişiye haber verilir. Kime haber verilmesini istediğinizi açıkça söyleyin ve bunun tutanağa geçmesini isteyin.

Avukat gelmeden ifade verdim, artık geç mi?

Hayır. CMK m. 148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Ayrıca m. 148/5, aynı olayla ilgili yeniden ifade alma ihtiyacı doğduğunda bu işlemin ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabileceğini söyler. Verdiğiniz ifadeyi avukatınıza olduğu gibi anlatın; ilk iş dosyadaki bu tutanağın değerlendirilmesidir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Gözaltı avukatı

Gözaltı sürecinin tamamı: CMK m. 91, İstanbul'da hangi adliye, hangi nöbetçi hâkimlik.

Sayfaya git

İfade ve sorgu

Kolluk, savcılık ve hâkim ifadesi arasındaki fark; tutanak ve susma hakkının kullanımı.

Sayfaya git

Tutuklama ve itiraz

Sorgudan tutuklama çıkarsa: tutuklama nedenleri, adli kontrol ve itiraz yolu.

Sayfaya git

Gözaltı süresi ne kadar, uzatılabilir mi?

24 saat kuralı, 12 saatlik yol süresi, toplu suçlarda uzatma ve anayasal üst sınır.

Yazıyı oku

Gözaltına itiraz

CMK m. 91/5: kim başvurabilir, hâkim nasıl inceler, sonuç ne olabilir.

Yazıyı oku

Yakınım gözaltına alındı

Aile perspektifi: hangi karakol, görüşme mümkün mü, ilaç ve eşya ne olur.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Gözaltında saat işler. Elinizde bir yakalama tutanağı, bir haklar formu ya da sadece bir telefon olabilir. Hangi birimde olduğunuzu, sürenin ne zaman başladığını ve hangi dilekçenin verileceğini birlikte netleştirelim.

Hemen Ara WhatsApp