Şikâyet ve uzlaştırma
Şikâyetten Vazgeçme ve Sonuçları
Karşı taraf sizi aradı, "şikâyetini geri çek" diyor. Ya da siz şikâyetçisiniz ve artık bu işin bitmesini istiyorsunuz. Şikâyetten vazgeçmek bazı suçlarda dosyayı gerçekten kapatır, bazılarında hiçbir şeyi değiştirmez. Bu yazı farkı anlatır ve en kritik noktayı en başta söyler: vazgeçme, imzalandıktan sonra geri alınamaz.
Kısa cevap
Şikâyetten vazgeçme yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda sonuç doğurur. Bu suçlarda TCK m. 73/4 uyarınca suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür; soruşturma aşamasındaysanız savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda ise vazgeçmeniz kamu davasını durdurmaz, dosya yürümeye devam eder. Vazgeçme beyanı verildikten sonra geri alınamaz; bu yüzden karar, dosya okunmadan verilmemelidir.
Şikâyetten vazgeçmek tam olarak ne demek?
Bazı suçlarda devlet, olaydan haberdar olur olmaz kendiliğinden harekete geçer. Bazı suçlarda ise soruşturmanın başlayabilmesi için zarar görenin "ben bu kişiden şikâyetçiyim" demesi gerekir. İkinci gruba takibi şikâyete bağlı suçlar denir.
Şikâyetten vazgeçme, bu iradenin geri alınmasıdır. Yani "artık bu kişinin cezalandırılmasını istemiyorum" demektir. Halk arasında "şikâyeti geri çekmek" denen şey budur.
Bu beyanın sonucu, suçun türüne göre tamamen değişir. Bu yüzden ilk yapılacak iş, dosyanızdaki suçun şikâyete bağlı olup olmadığını tespit etmektir. Bunu suçun adına bakarak değil, kanun maddesinin metnine bakarak anlarsınız.
Hangi suçlarda vazgeçme davayı düşürür?
Kural TCK m. 73/4'te yazılıdır: kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür. Mahkeme, işin esasına girmeden düşme kararı verir. Bu bir mahkûmiyet değildir; sanık hakkında bir ceza kurulmaz.
Somut bir örnek: kasten yaralama. TCK m. 86/2, yaralamanın etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde cezaya mağdurun şikâyeti üzerine hükmolunacağını söyler. Yani basit yaralamada vazgeçme sonuç doğurur. Buna karşılık aynı maddenin üçüncü fıkrası, fiilin üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, silahla ya da kamu görevi nedeniyle işlenmesi hâlinde cezanın şikâyet aranmaksızın artırılacağını düzenler. Aynı olay, aynı yara; ama nitelikli hâle girdiği anda şikâyetin bir önemi kalmaz.
Hakaret suçu da şikâyete bağlıdır; tek istisna, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâldir. Konut dokunulmazlığının ihlali, tehdidin bazı hâlleri ve akrabalar arasında işlenen bazı malvarlığı suçları da kanun metninde açıkça şikâyete bağlanmıştır.
Şikâyete bağlı olmayan suçlarda vazgeçme dosyayı kapatmaz
Uyuşturucu suçları, silah suçları, sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, kasten yaralamanın nitelikli hâlleri gibi suçlarda şikâyetiniz dosyanın açılması için gerekli değildir; geri çekilmesi de kapanması için yeterli değildir. Bu tür dosyalarda vazgeçme beyanı yalnızca mahkemenin ceza belirlerken dikkate alabileceği bir unsurdur. "Şikâyetimi geri çekersem dava düşer" cümlesine bu suçlarda güvenmeyin.
Vazgeçtim, pişman oldum. Geri alabilir miyim?
Kural olarak hayır. Şikâyetten vazgeçme, verildiği anda hukuki sonucunu doğuran bir usul işlemidir ve yerleşik uygulamada bundan dönülemez. Bu, yazının en çok pişmanlık yaratan kısmıdır.
Nedenini görmek zor değil. Vazgeçme beyanı dosyaya girdiği anda mahkeme düşme kararı verir; dosya kapanır. Ayrıca TCK m. 73/1 uyarınca şikâyet hakkı, fiili ve failin kim olduğunu bildiğiniz veya öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Vazgeçtikten bir süre sonra fikir değiştirdiğinizde çoğu zaman bu süre de tükenmiş olur.
Pratikte en sık görülen senaryo şu: taraflar aralarında bir ödeme veya bir taahhüt konuşur, mağdur duruşmada şikâyetinden vazgeçer, dava düşer ve söz verilen şey hiç yerine getirilmez. Vazgeçmenin karşılığında elinizde icraya konulabilecek bir belge yoktur. Bu nedenle bir edim karşılığında vazgeçecekseniz, bunun yolu genelde vazgeçme değil uzlaştırmadır.
Sanık kabul etmezse, birden çok sanık varsa ne olur?
Bu, çoğu kişinin bilmediği bir ayrıntıdır. TCK m. 73/6 uyarınca kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
Yani sanık "ben bu suçu işlemedim, düşme değil beraat istiyorum" derse yargılama devam eder. Bu tercih anlamsız değildir: düşme kararı kişinin suçsuz olduğunu tespit etmez, sadece davayı sonlandırır. Adı geçen kişi için itibarı önemliyse veya dosyanın başka bir hukuk davasına etkisi olacaksa beraat hükmü daha değerlidir. Mahkeme bu nedenle vazgeçme beyanından sonra sanığa kabul edip etmediğini sorar.
Dosyada birden çok kişi varsa iki kural daha devreye girer.
Birden çok sanık: TCK m. 73/5 uyarınca iştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. Yani üç kişiden yalnızca biri için vazgeçtiğinizi söyleseniz bile sonuç hepsi için doğar. "Sadece şundan vazgeçiyorum, diğerlerinden şikâyetçiyim" demek bu suçlarda işe yaramaz.
Birden çok şikâyetçi: TCK m. 73/3, şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birinin altı aylık süreyi geçirmesi hâlinde diğerlerinin haklarının düşmeyeceğini söyler. Her hak sahibinin süresi ve iradesi kendi başına değerlendirilir.
Vazgeçmem tazminat hakkımı da bitirir mi?
Kural olarak hayır, ama burada bir tuzak vardır. TCK m. 73/7 şunu söyler: kamu davasının düşmesi, suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmiş olmasından kaynaklanmış ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
Yani duruşmada tutanağa geçirilen cümlenin kendisi belirleyicidir. "Şikâyetimden vazgeçiyorum" ile "şikâyetimden ve tüm şahsi haklarımdan vazgeçiyorum" arasında, sonradan açacağınız tazminat davası bakımından dağlar kadar fark vardır. Karşı taraf çoğu zaman ikinci cümleyi ister. Tutanağı imzalamadan önce ne yazdığını okuyun.
Karar kesinleştikten sonra vazgeçersem?
Geç kalmış olursunuz. TCK m. 73/4'ün son cümlesi nettir: hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
Bu, ceza kesinleştikten sonra tarafların anlaşmasıyla infazın durdurulamayacağı anlamına gelir. Vazgeçmenin sonuç doğurabileceği zaman aralığı, soruşturmanın başından hükmün kesinleşmesine kadar olan dönemdir. İstinaf aşamasında dosya hâlâ derdest olduğu için vazgeçme sonuç doğurabilir; kesinleşmeden sonra doğurmaz.
Şikâyetten vazgeçme mi, uzlaşma mı?
İkisi sık karıştırılır ama farklı kurumlardır. Farkları bilmek, hangi yolun sizi koruyacağını belirler.
Kapsam farkı. Vazgeçme yalnızca şikâyete bağlı suçlarda davayı düşürür. Uzlaştırma ise daha geniştir: CMK m. 253/1 uyarınca şikâyete bağlı suçların tamamı kapsamdadır, ayrıca şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama, taksirle yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi maddede tek tek sayılan suçlar da kapsama girer.
Güvence farkı. En önemli fark budur. Uzlaşmada kararlaştırılan edim yazılı belgeye bağlanır; yerine getirilmezse CMK m. 253/19 uyarınca uzlaşma raporu veya belgesi, İcra ve İflas Kanunu m. 38'de yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır ve icraya konulabilir. Şikâyetten vazgeçmede böyle bir güvence yoktur.
Ortak sanık farkı. Vazgeçmede kural yayılmadır: TCK m. 73/5 gereği biri için vazgeçme hepsini kapsar. Uzlaşmada kural tam tersidir: CMK m. 255 uyarınca birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır.
Tazminat farkı. Uzlaşırsanız, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, o suç nedeniyle tazminat davası açamazsınız. Vazgeçmede ise şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi açıkça beyan etmediyseniz tazminat yolu açık kalır.
Bir istisnaya dikkat. CMK m. 253/3 uyarınca şikâyete bağlı olsa bile hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. Yani hakaret dosyasında dosyayı kapatan tek yol şikâyetten vazgeçmedir. Süreç ayrıntıları için uzlaştırma ve ceza hukuku sayfamıza ve uzlaştırma nedir yazımıza bakabilirsiniz.
Vazgeçme nasıl ve nereye bildirilir?
Beyanın belirli bir kalıbı yoktur ama dosyaya girmesi gerekir. Aşama neredeyse muhatap da orasıdır.
Soruşturma aşamasında
Cumhuriyet başsavcılığına dilekçe verirsiniz veya ifade sırasında beyanınızı tutanağa geçirtirsiniz. Şikâyet şartı ortadan kalktığı için savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir.
Kovuşturma aşamasında
Mahkemeye dilekçe sunulur ya da duruşmada sözlü olarak beyan edilir ve tutanağa yazılır. Mahkeme sanığa kabul edip etmediğini sorar.
Beyanın kapsamını belirleyin
Yalnızca şikâyetten mi, şahsi haklardan da mı vazgeçiyorsunuz? Bu ayrım tutanağa açıkça yazılmalıdır.
Vekiliniz varsa yetkiye bakın
Şikâyetten vazgeçme özel yetki gerektiren işlemlerdendir. Vekâletnamede bu yetki yoksa avukatınızın tek başına verdiği beyan sorun yaratabilir.
Mağdur veya müşteki tarafındaysanız bu kararı acele etmeden vermenizde fayda var. Neyi kaybettiğinizi ve karşılığında ne aldığınızı dosya üzerinden görmek gerekir; müşteki ve mağdur vekilliği tam olarak bu aşamada işe yarar.
Sık sorulan sorular
Şikâyetimden vazgeçersem dava kesin düşer mi?
Sadece soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda düşer. TCK m. 73/4 uyarınca bu suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür. Şikâyete bağlı olmayan bir suçta ise dava düşmez; kamu davası yürümeye devam eder ve vazgeçme beyanınız yalnızca cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilecek bir unsur olarak kalır.
Şikâyetten vazgeçtim, geri alabilir miyim?
Kural olarak hayır. Vazgeçme, verildiği anda sonucunu doğuran bir usul işlemidir ve yerleşik uygulamada bundan dönülemez. Beyan dosyaya girdiğinde düşme kararı verilir ve dosya kapanır. Ayrıca TCK m. 73/1 uyarınca şikâyet hakkı, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır; fikir değiştirdiğinizde bu süre de çoğu zaman dolmuş olur.
Sanık vazgeçmeyi kabul etmezse yargılama devam eder mi?
Evet. TCK m. 73/6 uyarınca kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Sanık beraat kararı almak istiyorsa yargılamanın sürmesini talep edebilir. Düşme kararı kişinin suçsuz olduğunu tespit etmediği için bu tercih uygulamada zaman zaman yapılır.
Birden fazla sanık varsa sadece biri için vazgeçebilir miyim?
Hayır. TCK m. 73/5 uyarınca iştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. Beyanınızda tek bir kişiyi belirtseniz bile sonuç tüm sanıklar bakımından doğar. Bu nedenle çok sanıklı dosyalarda vazgeçme kararı bütün olarak düşünülmelidir.
Vazgeçtikten sonra tazminat davası açabilir miyim?
Şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi ayrıca açıklamadıysanız açabilirsiniz. TCK m. 73/7 uyarınca, kamu davasının düşmesi vazgeçmeden kaynaklanmış ve vazgeçme sırasında şahsi haklardan da vazgeçildiği açıkça belirtilmişse artık hukuk mahkemesinde dava açılamaz. Bu yüzden tutanağa geçen ifadenin kapsamı belirleyicidir.