Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Duruşma ve deliller

Tanık Dinlenmesi ve Beyanların Değeri

Ceza dosyalarının kaderi çoğu zaman tanık beyanlarında düğümlenir. Kim tanıklık yapmak zorundadır, kim çekinebilir, beyanlar birbirini tutmazsa mahkeme ne yapar? Bu yazı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun tanıklıkla ilgili kurallarını sade bir dille anlatır.

10 dakika okuma Duruşma ve deliller CMK m. 46CMK m. 212/2CMK m. 217/1

Kısa cevap

Tanıklık kural olarak bir yükümlülüktür: usulüne uygun çağrılan tanık gelmek ve bildiğini doğru anlatmak zorundadır (CMK m. 43-44). Ancak şüpheli veya sanığın nişanlısı, eşi ve kanunda sayılan hısımları tanıklıktan çekinebilir (CMK m. 45); avukat, hekim, mali müşavir ve noter gibi meslek mensupları da mesleki sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler bakımından çekinebilir (CMK m. 46). Bir tanığın duruşmadaki anlatımı önceki ifadesiyle çelişirse, önceki ifade okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır (CMK m. 212/2). Tek bir beyan tek başına hüküm değildir; hâkim yalnızca duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayanabilir (CMK m. 217/1).

Tanık olarak çağrıldım, gitmek zorunda mıyım?

Evet. Tanıklık, kişisel bir tercih değil kamusal bir yükümlülüktür. CMK m. 43/1 tanıkların çağrı kâğıdı ile çağrılacağını ve çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçlarının bildirileceğini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre çağrı telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi araçlarla da yapılabilir; ancak bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz. Yani size sadece telefonla haber verilmişse, gelmemenin yaptırımları doğrudan işletilemez. Bu ayrım önemlidir ve pratikte sık karıştırılır.

Usulüne uygun çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanık için sonuç ağırlaşır. CMK m. 44/1: böyle bir tanık zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler takdir edilerek kendisine ödettirilir. Sonradan gelmemesini haklı gösterecek bir sebep bildirirse, aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Buradaki anahtar kelime mazeret. Hastalık, seyahat veya iş zorunluluğu varsa, duruşma gününden önce mahkemeye yazılı olarak bildirmek çoğu sorunu önler.

Bir de yasal bir sebep olmadan tanıklıktan veya yeminden kaçınma hâli vardır. CMK m. 60/1 bu durumda giderlere hükmedilmekle birlikte, tanıklığın gerçekleştirilmesi için dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebileceğini söyler. Kişi yükümlülüğüne uygun davranırsa derhâl serbest bırakılır ve bu karara itiraz edilebilir. Yani çekinme hakkınız varsa sorun yoktur; sorun, hakkınız olmadığı hâlde susmakta ısrar etmektir.

Tanıklık karşılıksız bir külfet de değildir: CMK m. 61 uyarınca tanığa kaybettiği zamanla orantılı bir tazminat ile yol ve konaklama giderleri ödenir.

Sanık benim yakınım; yine de tanıklık yapmak zorunda mıyım?

Hayır. Kanun burada insani bir gerçeği tanır: kimse en yakınını mahkûm ettirmek zorunda bırakılamaz. CMK m. 45/1 tanıklıktan çekinebilecek kişileri sayar: şüpheli veya sanığın nişanlısı; evlilik bağı kalmasa bile eşi; kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoyu; üçüncü derece dahil kan, ikinci derece dahil kayın hısımları; şüpheli veya sanıkla aralarında evlâtlık bağı bulunanlar. Boşanmış eş de bu listededir — bağ sona ermiş olması çekinme hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu hak kendiliğinden işlemez, hatırlatılır. CMK m. 45/3: çekinebilecek kişilere dinlenmeden önce bu hakları bildirilir ve bu kişiler dinlenirken de her zaman tanıklıktan çekinebilirler. Yani anlatmaya başladıktan sonra durup "devam etmek istemiyorum" demek mümkündür. Ayrıca CMK m. 51 uyarınca bu kişilere yemin verdirilip verdirilmeyeceği hâkimin takdirindedir; tanık yemin etmekten de çekinebilir ve bu husus kendisine bildirilir.

Yakınlık bağı olmasa bile korunan ayrı bir durum daha var. CMK m. 48: tanık, kendisini veya 45. maddenin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir; bu da kendisine önceden bildirilir. Burada tanıklıktan tümüyle çekinme değil, belirli sorulara cevap vermeme hakkı söz konusudur.

Sık yapılan hata

Çekinme hakkı olan bir yakının, "nasılsa iyi şeyler söyleyeceğim" diye hazırlıksız tanıklık yapması. Bir kez dinlenmeye başlandığında söylenenler tutanağa geçer ve dosyada kalır. Sonradan hakkı kullanıp susmak, o ana kadar söylenenleri silmez. Kararı vermeden önce dosyanın ne söylediğini bilmek gerekir.

Mesleğim yüzünden öğrendiklerimi anlatmak zorunda mıyım?

CMK m. 46 belirli meslek mensuplarına ayrı bir çekinme hakkı tanır. Kapsam şudur: avukatlar veya stajyerleri veya yardımcılarının bu sıfatları dolayısıyla ya da yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler; hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ile diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarının bu sıfatları dolayısıyla hastaları ve yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler; mali işlerde görevlendirilmiş müşavirler ile noterlerin bu sıfatları dolayısıyla hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler.

Maddenin ikinci fıkrasında kritik bir ayrım var: avukatlar dışında kalan kişiler, ilgilinin rızasının varlığı hâlinde tanıklıktan çekinemez. Yani hasta izin verirse hekim anlatmak durumundadır; ancak müvekkil izin verse dahi avukatın çekinme hakkı devam eder. Bu, savunma hakkının çekirdeğini koruyan bir düzenlemedir.

Kanun, gerektiğinde çekinmenin dayanağının denetlenmesine de imkân verir: CMK m. 49 uyarınca hâkim veya Cumhuriyet savcısı, tanıktan çekinmesinin dayanağını oluşturan olguları bildirmesini isteyebilir. Devlet sırrı iddiasının sınırı ise CMK m. 47'de çizilmiştir: bir suç olgusuna ilişkin bilgiler Devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz.

Tanıklar nasıl dinlenir, yüzleştirme ne demek?

Dinlenme usulünün kendisi bir güvencedir. CMK m. 52/1: her tanık ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir. Amaç basit — bir tanığın diğerinin anlattığını duyup ona göre konuşmasını önlemek. Bu kurala uyulmadıysa bunun tutanağa geçirilmesini istemek gerekir.

Yüzleştirme, iki kişinin karşı karşıya getirilerek aynı anda dinlenmesidir ve soruşturma aşamasında istisnadır. CMK m. 52/2: tanıklar, kovuşturma evresine kadar ancak gecikmesinde sakınca bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde birbirleriyle ve şüpheli ile yüzleştirilebilirler. Yani soruşturmada yüzleştirme rutin bir yöntem değildir; hangi zorunluluğa dayandığı sorulabilir.

Görevin önemi anlatılır

CMK m. 53 uyarınca tanığa dinlenmeden önce gerçeği söylemesinin önemi, gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı, yemin edeceği ve izinsiz salonu terk edemeyeceği anlatılır.

Kimlik ve güvenilirlik soruları

CMK m. 58/1: tanığa önce kimlik ve adres bilgileri sorulur; gerekirse tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceği konusunda, özellikle şüpheli, sanık veya mağdur ile ilişkilerine dair sorular yöneltilir.

Kesintisiz anlatım, sonra sorular

CMK m. 59: tanığa olay hakkında bilgi verilir, hazır olan sanık gösterilir ve tanıklık ederken sözü kesilmez. Anlatım bittikten sonra konuları aydınlatmak ve tamamlamak için ayrıca soru yöneltilebilir.

Bazı hâllerde kayıt zorunludur. CMK m. 52/3, tanık dinlenirken görüntü veya seslerin kayda alınabileceğini; duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan ve tanıklığı maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunlu olan kişilerin tanıklığında ise bu kaydın zorunlu olduğunu söyler.

Tanığın beyanı değişirse ne olur?

İşte dosyaların çoğunda asıl mesele burada. Kanun, beyan değişikliğini yasaklamaz; onu görünür kılar. CMK m. 212/1: tanık bir hususu hatırlayamadığını söylerse, önceki ifadesini içeren tutanağın ilgili kısmı okunarak hatırlamasına yardım edilir. CMK m. 212/2 ise doğrudan çelişkiyi düzenler: tanığın duruşmadaki ifadesiyle önceki ifadesi arasında çelişki bulunduğunda, evvelce alınmış ifadesi okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır.

Dikkat edilmesi gereken nokta şu: kanun "önceki ifade esas alınır" demiyor. "Çelişkinin giderilmesine çalışılır" diyor. Yani mahkemeden beklenen, iki anlatımdan birini otomatik olarak seçmek değil, farkın nereden geldiğini anlamaktır. Tanık neden farklı konuşuyor? Aradan uzun zaman mı geçti? İlk beyan hangi koşullarda, kim tarafından, hangi soru üzerine alınmıştı? Tanığın taraflarla ilişkisi bu arada değişti mi? Bu soruların cevabı tutanağa geçmezse, sonraki aşamalarda tartışılacak bir zemin de kalmaz.

Sanığın kendi beyanları bakımından benzer bir mekanizma CMK m. 213'te yer alır: sanığın hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir. İfade aşamalarının birbirinden farkı ve hangi ifadenin ne kadar ağırlık taşıdığı konusunda ifade ve sorgu sayfamızda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.

Son söz delillerin takdirindedir. CMK m. 217/1: hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. Serbest takdir, keyfî takdir demek değildir. Bir beyanın neden kabul veya reddedildiğinin gerekçede gösterilmesi gerekir. Duruşmanın nasıl işlediğini ve bu tartışmanın hangi aşamada yapıldığını merak ediyorsanız ağır ceza mahkemesi süreci yazımıza bakabilirsiniz.

Aleyhime tanık var, ne yapabilirim?

Panik yapmadan, usulün verdiği araçları kullanmak gerekir. Tanık beyanı bir delildir; sorgulanabilir, karşılaştırılabilir ve zayıflığı gösterilebilir bir delildir.

Birincisi, tanığın taraflarla ilişkisi. CMK m. 58/1 tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceği konusunda hâkimi aydınlatacak sorulara özellikle izin verir. Aralarında husumet, alacak-borç ilişkisi veya akrabalık varsa bu ortaya konmalıdır. İkincisi, iç tutarlılık: aynı tanığın kollukta, savcılıkta ve duruşmada söyledikleri karşılaştırılmalı, fark varsa m. 212/2 uyarınca önceki ifadenin okunması talep edilmelidir. Üçüncüsü, dış tutarlılık: beyanın kamera kaydı, HTS kaydı, mesaj içeriği veya olay yeri tespitiyle örtüşüp örtüşmediği. Dördüncüsü, beyanın kaynağı: tanık olayı bizzat mı gördü, yoksa birinden mi duydu? CMK m. 59/2 tam da bunun için, bilgilerin dayandığı durumları değerlendirebilmek amacıyla ayrıca soru yöneltilebileceğini söyler.

Bütün bu itirazların bir ortak şartı vardır: tutanağa geçmiş olmak. Duruşmada dile getirilip zapta yazdırılmayan bir çelişki, istinaf veya temyiz aşamasında yokmuş gibi değerlendirilir.

Yalan tanıklık ve tanığın korunması

Tanığa dinlenmeden önce yapılan uyarılardan biri doğrudan budur. CMK m. 53/1-b: gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı kendisine anlatılır. Bu nedenle "yardım olsun diye" verilen beyanlar, yardım etmek istenen kişiyi de tanığın kendisini de zor durumda bırakır. Hatırlamadığınız bir şeyi hatırlıyormuş gibi anlatmayın; "hatırlamıyorum" demek meşru bir cevaptır.

Tanığın güvenliği de kanunda düzenlenmiştir. CMK m. 58/2 uyarınca, tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa kimliklerinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır; kimliği saklı tutulan tanık, olayları hangi sebep ve vesile ile öğrendiğini açıklamakla yükümlüdür. Üçüncü fıkra, tehlikenin başka türlü önlenemediği hâllerde tanığın hazır bulunma hakkına sahip olanlar olmadan dinlenebileceğini, bu sırada ses ve görüntülü aktarma yapılacağını ve soru sorma hakkının saklı olduğunu belirtir. Beşinci fıkra bu ağır tedbirleri sınırlar: bunlar ancak bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.

Sık sorulan sorular

Eşim sanık, tanıklık yapmak zorunda mıyım?

Hayır. CMK m. 45/1 uyarınca şüpheli veya sanığın nişanlısı ile evlilik bağı kalmasa bile eşi tanıklıktan çekinebilir. Aynı fıkra kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımları ile evlâtlık bağı bulunanları da sayar. Bu hak dinlenmeden önce size bildirilir ve m. 45/3 uyarınca dinlenirken de her zaman kullanılabilir.

Avukat, müvekkili aleyhine tanıklık yapabilir mi?

CMK m. 46/1-a uyarınca avukatlar, stajyerleri ve yardımcıları bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler bakımından tanıklıktan çekinebilir. Maddenin ikinci fıkrası, avukatlar dışında kalan meslek mensuplarının ilgilinin rızası varsa çekinemeyeceğini söyler. Yani hekim veya noter için rıza engeli kaldırırken, avukat bakımından çekinme hakkı devam eder.

Tanık duruşmada ifadesini değiştirirse ne olur?

CMK m. 212/2 uyarınca tanığın duruşmadaki ifadesiyle önceki ifadesi arasında çelişki bulunduğunda, evvelce alınmış ifadesi okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır. Kanun önceki beyanın otomatik olarak üstün tutulacağını söylemez; farkın nedeninin araştırılmasını öngörür. Hâkim sonuçta delilleri CMK m. 217/1 uyarınca, duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış olmak kaydıyla serbestçe takdir eder.

Tanıklığa gitmezsem ne olur?

Usulüne uygun çağrılıp mazeretsiz gelmeyen tanık CMK m. 44/1 uyarınca zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler kendisine ödettirilir. Sonradan haklı bir mazeret bildirilirse bu giderler kaldırılır. Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında ise CMK m. 60/1 uyarınca, hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir; kişi yükümlülüğüne uygun davranırsa derhâl serbest bırakılır.

Yüzleştirme her dosyada yapılır mı?

Hayır. CMK m. 52/1 her tanığın ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenmesini kural olarak belirler. İkinci fıkraya göre tanıklar, kovuşturma evresine kadar ancak gecikmesinde sakınca bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde birbirleriyle ve şüpheli ile yüzleştirilebilir. Soruşturma aşamasında yapılan bir yüzleştirmenin hangi zorunluluğa dayandığı sorulabilir.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

İfade ve sorgu

İfade aşamaları, haklarınız ve hangi beyanın dosyada ne kadar ağırlık taşıdığı.

Sayfaya git

Ağır ceza mahkemesi süreci

Duruşma nasıl işler, tanıklar hangi aşamada dinlenir, karar nasıl oluşur.

Yazıyı oku

Hukuka aykırı delil

Usulüne aykırı elde edilen beyan ve delillerin akıbeti ne olur?

Yazıyı oku

Susma hakkı nedir?

Açıklamada bulunmama hakkı, kapsamı ve dosyaya etkisi.

Yazıyı oku

İfade verdim, şimdi ne olacak?

Beyandan sonraki aşamalar: sevk, serbest bırakma, iddianame ihtimalleri.

Yazıyı oku

Duruşmaya gitmezsem ne olur?

Sanığın duruşmaya katılması, mazeret bildirimi ve zorla getirme.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Tanık olarak çağrıldıysanız, aleyhinize tanık dinlenecekse veya bir beyanın çelişkili olduğunu düşünüyorsanız, karar duruşma salonunda değil öncesinde verilir. Elinizdeki çağrı kâğıdını, tutanağı veya dosya numarasını birlikte değerlendirelim.

Hemen Ara WhatsApp